• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihcemiyeti/
  • https://twitter.com/ttcemiyeti
  • https://www.instagram.com/tarihtarihcemiyeti/

Anasayfa

İslam hukukuna göre gayrimüslimler, egemenliklerini kabul ettikleri İslam devletiyle yaptıkları anlaşma sonucu zimmi tebaa statüsüne kavuşurlar ve bu sayede, siyasi haklar ve inançla ilgili bazı farklı uygulamalar dışında, bütün medeni ve kamu haklarında Müslümanlara eşit olurlardı.
Osmanlı Devleti'nde toplum üyelerinin, mükellefiyet ve din esaslı ayırımlara tâbi tutulduğu görülmektedir. Bu ayırımlar üzerinde ayrıntılı olarak tartışmayı burada düşünmüyorum. Ancak mükellefiyet cinsinden yapılan bir ayırım, bizim köylülere bakışımızda temel teşkil etmektedir.
Yetim konusu gerek İslam öncesinde ve gerekse İslam dönemi Türklerde, üzerinde önemle durulan bir konudur. Türklerin bu konuda diğer milletlerden çok önce örgütlenmiş olduğuna dair belgeler mevcuttur.
Ondokuzuncu yüzyılda Osmanlı çocuklarının hayatında meydana gelen Batı tesirli değişme ve gelişmeyi tam olarak tespit edebilmek için o döneme kadar çocuğun toplumdaki yerini ortaya koymak gerekir.
Onsekizinci yüzyılda Osmanlı Devleti'nde toplumun temelini aile oluşturmaktadır. Aile; anne, baba, çocuklar, bazen çocukların çocukları yani torunlardan meydana gelmektedir. Sadece eşlerden oluşan ailelere de rastlanmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu'nda kadınların ancak 1. Dünya Savaşı öncesinde önemli bir sosyo­ekonomik rol oynamaya başladığı ve beraberinde medeni hallerinde değişikliklerle karşılaşıldığı genel olarak kabul edilir.
ikinci Mehmed tarafından 1453'te fethedildiğinden beri, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti, çok büyük imar faaliyetlerinin ve sanatın Osmanlı toplumu ve yöneticileri tarafından egemen kılındığı bir bölge olmuştur. Vakıf kurumu (hayır kurumları ve dini kurumlar) 20. yüzyıla kadar, İstanbul'un ve diğer Osmanlı kentlerinin yeniden yapılanmasında ve kalkınmasında önemli bir rol oynamıştır.1
Sultan II. Abdulhamid dönemi Osmanlı donanması, üzerinde en fazla polemiğin yapıldığı, müspet ve menfi görüşlerin serd edildiği, ancak bununla birlikte yok denecek kadar da araştırmanın yapıldığı bir konu olmuştur.
Toplumsal sistemlerin başarı ölçütlerinden birisi de siyasal yapıda, ekonomik ve sosyal alana ilişkin üretilen çıktıların, o çıktıların hitap ettiği birey, sosyal gruplar veya varsa sosyal sınıflara sağladığı tatmin düzeyleridir.
Bugün Romanya sınırları içinde yer alan Dobruca'nın batısında ve kuzeyinde Tuna ile bunun kollarından Lom ve Pravdi, doğusunda Karadeniz, güneyinde Deliorman yer almaktadır.
... 177 ...
Fotoğraf Arşivi           Gazete Arşivi           Tarihçilik Üzerine MakalelerDiğer Makaleler