• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihdergisi/
  • https://twitter.com/tarihtarihdergi
Yayınlarımız

Anasayfa

Osmanlı Cihan Devleti'nin XVII. yüzyıl siyâsî, iktisâdî ve kültürel tarihi, devletin içte ve dışta türlü gailelerle boğuştuğu son derecede ilgi çekici, önemli bir tarih kesitini işâret eder
Buaraştırmada Anadolu mutfaklarında kullanılan bakır kapların form ve fonksiyon özellikleri üzerinde durulmakta, 18.-20. yüzyıla ait örneklere yer verilmektedir.
Blindiği gibi kumaş, deri, keçe üzerine çeşitli iğnelerle iplikler kullanarak yapılan süslemeler olarak tanımlanan işlemelerin engin bir geçmişi ve seçkin örnekleri bulunmaktadır.
Elsanatları bir ulusun kültürel kişiliğinin en canlı ve anlamlı belgeleridir. Birçok uygarlığın beşiği olan Anadolu'ya Türklerin yerleşiminden sonra, bu uygarlıkların kültürleri yeni bir sentez içinde varlıklarını sürdürmüşlerdir denilebilir. İşte bu nedenle Türk el sanatlarının kökleri çok eskilere gitmekte ve sosyo-kültürel açıdan önem taşımaktadır
Bir beylik olarak 1299'da tarih sahnesine çıkan Osmanlılar, ilerleyen dönemlerde siyasi ve kültürel açıdan hızlı bir gelişme göstermiştir. Osmanlı imparatorluğu köklü bir geleneğin taşıyıcısı olarak Selçuklulardan devraldığı kültür mirasıyla birlikte, Anadolu'da karşılaştığı çeşitli uygarlıklardan gelen etkileri de kendi benliğinde erittikten sonra kullanmıştır.
Anadolu'da Osmanlı döneminden önce de dokumacılık vardı. Anadolu dokumacılığının Osmanlı öncesi önemli bir merkezi hakkında bilgi veren bir kaynak Faslı seyyah İbni Batuta'nın (1304-1369) Seyahatnamesi'dir. Sözünü ettiği bu önemli merkez Denizli'dir.
İki veya daha çok iplik grubunun, çeşitli şekillerde, birbiri arasından, altından, üstünden geçirilerek meydana getirilen ürüne dokuma, dokumanın en basit şekline bez veya bezayağı dokuma denir
Gündelik hayatın vazgeçilmez eşyalarından olan ve Osmanlı dönemi belgelerinde Farsça evani olarak adlandırılan pişmiş topraktan üretilen günlük kullanım kapları, yani seramik, yerleşik hayata geçen insanoğlunun yaşamındaki en önemli gelişmelerden birisini teşkil etmektedir
Çini, Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya taşıdıkları önemli bir mimarlık süslemesi olmuştur. Anadolu Selçukluları çiniyi yapılarda hem iç hem de dış süslemede başarı ile kullanmışlar, yarattıkları seçkin eserlerle bu alanda ileri bir düzeyde olduklarını göstermişlerdir.
u çalışmada 16 ve 17. yüzyıllarda Suriye'nin Şam şehrinde yapıldığı kabul edilen çinilerin teknik ve estetik özellikleri; Şam'daki mimari yapılarla, müze ve koleksiyonlardaki örneklere dayanarak açıklanacaktır.1
... 13 ...
 TARİH TARİH KÜTÜPHANESİ
Eski Gazete ArşivleriSalnameler ve NevsallerOsmanlıca Matbu EserlerFotoğraf ArşiviT.B.M.M. Tutanakları
Eski Dergi ArşivleriSözlüklerEnstitü ArşivleriTarih Tarih TvDiğer Dökümanlar