• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihcemiyeti/
  • https://twitter.com/ttcemiyeti
  • https://www.instagram.com/tarihtarihcemiyeti/
İmparatorluklar Şehri İstanbul 1830 / J.J.F.Poujoulat, J. F. Michaud

İstanbul’u tüm yönleriyle, tarihsel süreç içerisinde geçirdiği değişimlerle birlikte öğrenmek istiyorsanız, yüzyıllar önce yazılmış kitaplara mutlaka başvurmak zorundasınız.

Çünkü ne kadar değişse, ne kadar yozlaşsa da geçmişin izini tamamen silmek mümkün değildir.

İmparatorluklar Şehri - İstanbul 1830, bu bağlamda okunacak kitaplar arasında sayılmalıdır.

Dr. Erkan Serçe, çevirinin başında kitap ve yazarları hakkında bilgi veriyor. Tarihçi J.F. Michaud ve J.J.F. Poujoluat, iki ay İstanbul’da kalmış ve o günlerin gözlemlerini kitaplaştırmışlardır. İkilinin eksen mahalleri Pera’dır.

O yılların İstanbul’unun nerelerini anlatıyor kitap?

Pera, Üsküdar, Tarabya, Büyükdere, Sultanahmet, Dev Dağı, Hünkâr Çayırı ve Hisarlar...

Pazarlarda neler var?

İstanbul’daki Farklı Milletler yazısının ilk paragrafı, çeşitlilik tanımı açısından önemli:

“İzmir’de dört halkın bir araya gelip birbirine karışması nasıl en çarpıcı şeylerin başında geliyorsa, burada, başkentte bu olay çok daha çarpıcı ve renkli.”

İstanbul halkının kozmopolit yapısını incelerken, onların tarih içindeki durumlarını saptamaya çalışıyor.

Rumların, Ermenilerin toplumdaki durumlarını, ticaretle ilişkilerini, nasıllarını düşünüp düşünmedikleri inceleniyor.

İki toplumun başka başka yerlerde oturmalarına karşılık, Yahudilerin en çok iki yerde, Karaköy ve Balat’ta yoğunlaştıklarını ortaya koyuyorlar. Aynı şekilde o dönemde, Yahudilerle Rumların birbirlerini sevmediklerine de değiniyor.

Yeniçerilerin Son Günü, bilinen bilgileri tekrarlamaktan öteye geçmese de psikolojik yorumlarıyla fark yaratıyor.

İstanbul Hapishaneleri, o yılların zindancılarıyla yapılan konuşmayla bize aktarılıyor.

Bakın zindancı ne diyor; “Kaderlerinden şikayetçi olabilirler ama bizim muamelemizden şikâyetçi değiller.”

İstanbul Kütüphaneleri, bir yabancının Türkçe kitapların yanı sıra yabancı yayınların eksikliğinden söz etmesi dikkati çekiyor. Elbette dönem üzerinden bakmak gerek, ancak kütüphanesizliğin bugün bile devam ediyor olmazı trajik değil de nedir! Diğer bir durum da, kütüphanelere caminin içinden geçildiğinden bunun Hıristiyanlar için bir zorluk olduğunu belirtiyor!

İnsanıyla, siyasetiyle, kültürüyle ilgi çekici bir İstanbul notları toplamı.

Doğan Hızlan

  
26 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın