• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihcemiyeti/
  • https://twitter.com/ttcemiyeti
Lozan'da Yer Altı Kaynakları Meselesi / Ahmet Özgür Türen

Lozan Anlaşması neticesinde artık yer altı kaynaklarını çıkaramadığımızı söyleyenlere çevrenizde denk geliyor olabilirsiniz. 143 maddelik Lozan Anlaşmasının hiçbir maddesinde -ima yoluyla bile- böyle bir madde, protokol veya açıklama bulunmamaktadır.

            Okumadan ve araştırmadan kulaktan dolma bilgilere inananlara bunu söylediğinizde, Lozan'da gizli maddeler olduğunu ve bunların o gizli maddelerde geçtiği cevabını alabilirsiniz. O yüzden bakalım Lozan'dan sonra yer altı kaynaklarını çıkarabildik mi? Ve şimdi durum nedir?

            24 Mart 1926 yılında çıkarılan 792 sayılı Petrol Kanunu ile "TC sınırları içinde bütün petrol dâhil tüm madenlerin işletilmesi devlete aittir" denilmiştir. Böylelikle Osmanlı zamanında yabancıların güç sahibi olduğu madenlerin yönetimi millileşmiştir.O tarihten itibaren Türkiye'nin dört bir tarafında petrol arama işlemlerine başlanmış ve çeşitli uzmanlar görevlendirilmiştir.[1]

            20 Mayıs 1933'te ise bu görev, 2189 sayılı yasa ile kurulan Altın ve Petrol Arama ve İşletme İdaresi'ne devredilmiştir. 1934 yılında Mardin'in Midyat ilçesinde petrol arama amacı ile ilk kuyu açılmıştır. 20 Haziran 1935 tarihinde 2084 sayılı kanun ile de MTA yani Maden Teknik Arama Enstitüsü kurulmuştur.[2]

            1940'da Raman'da, 1947 yılında ise Garzan'da petrol bulunmuştur. 1954 yılına kadar yurdun türlü bölgelerinde 28'i Struktur sondajı, 55'i büyük arama sondajı olmak üzere, irili ufaklı 83 petrol sondaj kuyusu açılmış bulunmaktadır. Bu büyük sondajların 26 adedinin Raman'da, 8 adedinin Garzan'da, geriye kalan 21 adedi de diğer sahalarda olduğunu belirtmeliyiz.[3]

            Sadece petrol değil, aynı zamanda diğer madenlerimizi de işleyebiliyorduk. MTA kurulduğu 1935 yılı itibari ile dört koldan çalışmalarını sürdürmüştür. Örneğin bu dönemlerde ülkemizin linyit üretimi 150 bin ton civarındadır. 1939 yılında üretime geçen Karabük Demir Çelik Fabrikaları hammadde ihtiyacını karşılamak ihtiyacı ile demir aramalarına başlamış ve Divriği'de demir yatağını işletmeye açmıştır.[4]

            Mesela 1945 yılında madenlerden çıkarmış olduklarımıza bakalım: Linyit 730 bin ton, Krom 145 bin ton, Demir 125 bin ton,Bakır 10 bin ton, Kükürt 4 bin ton.[5]

           

 

Peki Bor'un durumu nedir?

            Atatürk'ün kurduğu Etibank, 1960 yılında Bor üretimine başlamış ve kısa bir süre içinde yıllık 97,5 bin tona ulaşmıştır. 1964 yılında ise Bandırma Boraks ve Asit Borik Fabrikalarının temelini atan hükümet, 1978 yılında 2172 sayılı yasa ile tüm bor sahalarını Etibank'a devretmiş ve Bor madenlerini kamulaştırmıştır.[6]

            Cumhuriyet kadroları maden alanında millileşmeye önem vermişler ve bunu da sahada uygulatmışlardır.

            Ancak Demokrat Parti döneminde 15 Mayıs 1951 tarihinde Celal Bayar'a sunulan Barker Raporu dışa bağımlılığın ilk adımıdır. Bu rapor ile Türkiye'nin bir tarım ülkesi olarak kalması istenmiştir.[7] Gelişmiş ülkelerin tahıl deposu ve onların hammaddesini karşılayan bir ülke olmamızı hayal eden Batılı devletler, Demokrat Parti yönetimine bu doğrultuda yeni yasalar çıkartmıştır.

            1951'de çıkarılan 5821 sayılı Sermaye Yatırımlarını Teşvik Kanunu, 1954 yılında çıkarılan 6309 sayılı Maden Kanunu ile birlikte özel girişimlerin önü açılmış ve madencilik alanında o zamana kadar yalnız devlet tarafından işletilebilen bazı madenleri özel girişimler de işletme hakkına sahip olmuştur. Bu tarihler, yabancı şirketlerin de madenlerimizin işletiminde yer almaya başlayacağı tarihlerdir.

            Yine 80'lerdeki ve 90'lardaki ekonomide liberalleşme politikası da madenlerimizin özelleştirilmesini son seviyeye çıkarmıştır.

            Şimdi şunu sormak gerekir. Lozan'dan dolayı yeraltı madenlerimizi çıkaramadığımızı iddia edenler acaba bu konuları ne kadar araştırmışlardır? Ve ne acıdır ki bu yalanları yayanlar, madenlerimizi yabancılara peşkeş çekenlerin siyasi akrabasıdır.


[1] Sinan Meydan,Panzehir,İnkılap Yayınevi,İstanbul,2015,s.512

[2] Kemal Lokman,Türkiye Petrol Sondajları,MTA Dergisi,Cilt:61,1963,s.62

[3]Agm.s.62

[4] Sinan Meydan,age.,s.514

[5] Umumi Maden Durumu Madenciliğimizin 1946 Yılı İlk Altı Aylık Bilançosu,MTA Dergisi,Cilt:36,s.194

[6]Hikmek Sami Türk,Devletçe İşletilecek Madenler Hakkında Kanun Üzerine Açıklamalar,Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi,Cilt:36,Sayı:1-4,1979,s.96

[7]Barker Komisyon Raporu,Türkiye İktisadi Kalkınması,Washington Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankası Yayını,1951,s.50-51

  
4458 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın