• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihyayinevi/
  • https://twitter.com/tarihyayinevi
''Osmanlı'da Robot'' Yalanı / Ahmet Özgür Türen

OSMANLI'DA ROBOT YALANI

            İnternette bir hikaye dolaşıyor. Birçok kişi tarafından okunan ve gerçek sanılan bu hikaye, gazetelerde bile haber olmuş durumda.

Meşhur Hikaye

            1889′da Sultan Abdülhamid’in çağdaşı Japon İmparatoru Meji’nin yeğeni Prens Komatsu, gemiyle İstanbul’a gelir. Sarayda ağırlanan prensin ardından İstanbul’a özel elçiler gönderen Japon İmparatoru, Sultan Abdülhamid’e Japonya’nın en büyük alameti olan, Büyük Krizantem Nişanı’nın da içinde bulunduğu çeşitli hediyelerle beraber bir mektup yollar. Japon İmparatoru mektubunda Abdülhamid’ten, İslam dini, ilim ve teknolojisi hakkında bilgiler gönderilmesini rica eder. 

            Abdülhamit de, saat mekaniğini çok iyi bilen ve aynı zamanda Yeni Kapı Mevlihanesi saat sanatkarı Musa Dede’den daha önce hiç yapılmamış, eşi benzeri olmayan, teknolojik bir saat yapmasını ister. Derviş Dede diye bir dede de bir fikir ortaya atar ve "Bu bir robot olsun ve Semâzen şeklinde olsun. Her saat başı kollarını açıp semâ etsin ve gong çalsın" der. Sultan Abdülhamid Han projeyi inceledikten sonra, gong yerine robotun her saat başı ezan okumasını ister. 

            Ortaya Alamet adlı robot çıkar. Eseri görünce Abdülhamid’in “Bu bir alamettir” dediği ve isminin bu nedenle Alamet konduğu iddia edilir. Alamet, Ertuğrul Firkateyni vasıtasıyla, hediyeler ve özel nişanlar ile beraber Japon İmparatoruna gönderilir.

 

Kaynak…

            Peki bu hikaye nerede geçiyor? İnternette ve gazetelerde haber olan bu konunun kaynağı nedir? Hikayenin kaynağı, Oktan Keleş adında birisinin Sırdaş adlı tarihi romanı. Tarihi romanların ve filmlerin gerçek sanıldığı ve milletin tarih bilgisine yön verdiği ülkemizde, bu hikaye de gerçekmiş gibi yayılmış. Oktan Keleş, kitabında yer verdiği bu konuyu bir de belgeyle desteklemiş. Ancak belge sahte!

             Yazar, hikayesine kanıt olması için Osmanlıca bir gazetenin sayfasını belge diye önümüze sunuyor. Gazete sayfasında üç resim var. Bu resimleri araştırdığımızda, belge olarak sunulan bu gazetede Abdulhamid'in Alamet robotundan bahsedilmediğini anlıyoruz. Gazetede, Adolph Withman tarafından 1909 yılında tasarlanan Barbarossa robotunu ve Science and İnvention dergisinin 1924 yılına ait Mayıs sayısında yer alan radyo polis otomatının resimlerini görüyoruz. Ve buradan da anlıyoruz ki, gazete Abdulhamid dönemine bile ait değil. Cumhuriyetin ilk yıllarına ait.

 

Şaka Gibi…

            Osmanlı bir robot yapmışmış ve Japonya'ya hediye etmiş.Böylelikle Japonya, bugünkü muhteşem teknolojik gücünün temelini atmış. Ne kadar da gururlandım. Milli ve manevi duygularımız kabardı. Hem de bunu, teknolojinin o günkü kalbi(!) Nasa'nın bir önceki üssü(!) Yeni Kapı Mevlihanesi'ndeki dedelerle yapmış.           

            Osmanlı'nın, tarihin o döneminde robot yapmasından daha mantıksız olan, yaptığı robotu Japonya'ya göndermesi değil midir? Sen tarihsel bir buluş yapacaksın ve onu başka bir ülkeye mi göndereceksin?

 

Az Kalsın Film Oluyordu…

             Gazetelerdeki bu haberleri okuyan ve gerçek sanan Necati Şaşmaz da, bu olayın filmini yapacağını duyurdu. PANA Film,  film için bir tanıtım web sitesi açtı. Ve web sitesinde filmin içeriği hakkında geniş bir bilgi verdi ve 2011 baharında sinemalarda olacağının müjdesini bile verdi. Necati Şaşmaz'ın senarist ve yönetmenliğini yapacağı duyurulan bu filmin senaryosu, Alamet adlı robotun hikayesi idi. Bununla kalmadı bu iş. Şaşmaz, ‘Alamet’ için Japon yapımcı, yönetmen ve senaristlerle görüştü. Dönemin AKP Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen ve Japon sanatçı Ayumi Takano’yla da bir araya geldi.

            Sonra ne mi oldu? Hikayenin yazarı, Oktan Keleş, Pana Film ile Necati Şaşmaz’ı mahkemeye verdi, kendisinden izinsiz senaryo ve film çekimlerinin önlenmesini istedi. Anlaşıldı ki meğer hepsi hikayeymiş. Gerçek değilmiş. Ve en sonunda da film işi yattı.

 

Tarihi Romanlara Karşıyım

            Tarihi romanlar bazen gerçekten zararlı olabiliyor. Bu romanlar sayesinde günümüzde tarihe dair birçok yalan bilgi gerçek sanılıyor. Meslea Amerika'da bir ev hanımı, oturduğu yerden Osmanlı haremi ile ilgili 3 ciltlik Safiye Sultan adlı eseri yazabiliyor. Talha Uğurluel, kendisine bu kitabı yazarken arşivlere bakıp bakmadığını sorunca, ''Arşivler İngilizce olsaydı bakardım'' gibisinden komik bir cevap verebiliyor.

Gazete haberlerinden bir örnek.




Oktan Keleş'in kanıt diye gösterdiği Osmanlıca gazete.






Gazetenin sol üstündeki resim, Adolph Withman tarafından
1909 yılında tasarlanan Barbarossa robotu.





Diğer resimler, Science and İnvention dergisinin 1924 yılına ait Mayıs sayısında yer alan Radyo polis otomatı.

 

 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      8574 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın