• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihyayinevi/
  • https://twitter.com/tarihyayinevi
Özgür Tarih Dergisi
Osmanlı'da Suçsuz Yere 800 Kişinin Katledilmesi / Ahmet Özgür Türen

Osmanlı'da da, her devlette olduğu gibi haksız uygulamalara şahit oluyoruz. Bunlardan biri de, hiçbir suçu yokken idam edilen 800 seyyar satıcı olayı. Dönemin tarihçileri, sarayın resmi tarihçisi olduğu için, bu gibi olayları yazdıkları görülmez. Ancak şimdi bahsedeceğimiz olay öyle bir dereceye ulaşmış ki, resmi tarihçiler bile bu gerçeği yazmak ve kabul etmek zorunda kalmıştır.

            Kanuni devri…Osmanlı'nın en şaşalı yılları. Gücünün zirvesinde olan Osmanlı, aynı zamanda ciddi bir yozlaşma yaşıyor. Suç oranları artmış.        

            Asayişin sağlanmasında sıkıntıların olduğu bu dönemde, Şubat 1528'de Sultan Selim Camisi yakınlarında bir zenginin evine hırsız girer. Bu hırsız sadece evdeki eşyaları çalmakla yetinmez, ev halkını da öldürür. Bu olayı haber alan Kanuni, konunun araştırılmasını ve suçluların yakalanmasını emreder. Ancak tüm arama faaliyetlerine rağmen failler bulunamaz.(1)(2) İşte dananın kuyruğu da burada kopar.

            Suçlular yakalanamaz ancak konu bu şekilde kapanmaz. Bunu yapanlara mutlaka bir gözdağı verilmesi gerektiği düşünülür. Padişahın danışmanları şöyle der:

            ''Sultanım, bu çeşit kötülükleri ancak gündüzleri yoğurt, sebze gibi şeyler satmak bahanesiyle mahalle ve sokak aralarında dolaşan işsiz güçsüz kafirler yapar'' (3)

            Peçevi İbrahim Efendi ise eserinde şöyle der:

            ''Her ne kadar bu işi yapanlar arandı ise de kanunlara göre kesin delillerle bir kimseyi sorumlu tutabilecek derecede kuvvetli bir ipucu ele geçirmek mümkün olmadı. Sonunda, ırgatlıkla çarşı ve sokaklarda dolaşan işsiz güçsüz Arnavut takımından kimselerin bu işi yaptıklarına ihtimal verildi.''(4)

            Anlayacağınız, fatura seyyar satıcılara çıkıyor. Tarihçi Sinan Çuluk'un deyimiyle, ''İstanbul'da misli görülmemiş bir devlet terörü'' uygulanıyor. Adaletli olmasından dolayı nam salan Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle beraber bu satıcıların yakalanması sağlanıyor ve yakalanan 800 kadar masum seyyar satıcının asılarak veya boynu vurularak öldürülmesi ile ''adalet'' yerini buluyor.

            800 masum insanın yaşamına son verildiği bu olayı bir de Solakzade Tarihi'nden okuyalım:

            ''Gerçi şeriat dolayısıyla katledilmelerini icab eden halleri yoktu. Ancak nizam-ı alem ve işlerin intizamı ve insanlığın düzeni için bu gibi siyasete ruhsat vermek caiz görüldü. Bu kıyas üzre, haksız yere nice günahsızın kanına girildi. Çarşılarda, halkın geçtiği yerlerde, yollarda boyunları vuruldu.''(5)

            Son zamanlarda, Osmanlı padişahları üzerinden yapılan bazı algı yönetimleri var. Hatasız evliya profili…Bir de şu an, adaletiyle ün salan ve koyduğu yasalar nedeniyle Kanuni adını alan o padişahın üzücü bir icraatını okuyorsunuz.

            Artık ne desek boş. İyisiyle kötüsüyle bizim tarihimiz.

           

Dipnotlar:

1.Solakzade Mehmet Çelebi,Solakzade Tarihi,Haz;Vahid Çabuk,Kültür Bak. Yay.,2. Cilt,s.160

2.Mehmet Mazhar Fevzi,Haber-i Sahih,Latürki ve Şark Matbaası,İstanbul,1873,5. Cilt,s.74,75

3.Müneccimbaşı Ahmet Dede,Müneccimbaşı Tarihi,Çev;İsmail Erünsal,Tercüman Yay.,İstanbul,2. Cilt,s.529

4. Peçevi İbrahim Efendi,Peçevi Tarihi,Haz;Bekir Sıtkı Saykal,Kültür Bak.Yay.,Mersin,1992,1. Cilt,s.97

5. Solakzade Mehmet Çelebi,age,s.160



       

Haber-i Sahih'ten

934 senesi mümkün mertebe âsudelikle geçmiş, yani dâhili ve hârici muharebat vuku bulmamış ise de zîrde söylenecek vukuat bu senenin safha-i eyyamında kanlı bir gadr lekesi bırakmıştır. O da şudur:

Mah-ı Cumadessani’de İstanbul’da Sultan Selim Mahallesi’nde bir haneye geceleyin hırsız duhul edip içindeki zükur ve inas hane halkı idam ve eşya-yı mevcude sirkat olunmuş olduğundan, bu facianın mütecasirleri bulunmak içün İstanbul’da ne kadar ırgad, ekmekçi, mumcu, aşçı, odun yarıcı makulesi var ise hükûmetçe toplatıldı. Eğerçi içlerinde şer’ ve kanuna uyar surette fail-i fezahat tebeyyün ettirilememiş ise de toplanılan eşhasın içinde hallerinden şüphe olunan 800 kadar insan çarşılarda sokaklarda ve cemiyet yerlerinde salb olunmağla halka ibret-i müessire gösterildi.


    

Solakzade Tarihi'nden

(Nesir) ve dahi sene-i mezbûre Cumadelahiresinin üçüncü gecesi nefs-i İstanbul'da merhum Sultan Selim Han-ı mağfiret-nişân hazretlerinin cami-i şerifleri kurbunda bir haneyi haramiler basıp zükûr ve inâsdan her kim var ise katl eylediler. Taraf-ı saltanattan bu makule fesada müeddi olanlar kimler idüğü bilinmedi. Her ne kadar ki teftiş ve tefahhus buyruldu, bu müşkülün halli mümkün olmadı ve ne mertebe ki dikkat kılındı bin endişe ser-menzil-i maksuda yol bulmadı. Ahirülemr zann-ı galib ile bunun gibi fi'li irtikab edenler ve odun yarıcılık şeklinde devr-i ebvâb edenler ve hiç kâr-ı kesb bilmeyip ırgatlık suretinde gezenler olmak ihtimalini verdiler ve bu kıyas üzere nahak yere nice bî-günahın kanına girdiler. Yani kapılara tenbih olunup sekiz yüzden ziyade haramzade namında levent ve evbaşın çarşılarda ve memerr-i nas olan yollarda boyunları uruldu. Eğerçi bi-hasebüşşer' katilleri icab eder halleri yoğidi. Feemma nizam-ı alem ve intizam-ı ahval-i Benî-Adem içün bu güne siyasete ruhsat caiz görüldü. Ve kefili olmayanların çoğu şehirden sürüldü.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      14244 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın