• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihcemiyeti/
  • https://twitter.com/ttcemiyeti
TAVSİYE KİTAP
İnönü Ne Büyük Bir Taşmış? / Prof.Dr.Kemal Arı
(-Yaşarken de, Öldükten Sonra da!)

İki eski arkadaş, bir konuda tartışırken işin ölçüsünü kaçırmışlar… 
Biri, ötekine bağırarak diyor ki:
-“Ulan senin baban çıplağın biriydi. Sen kendini ne sanıyorsun?
Öteki yanıt vermiş:
-“Ne yapsın babam, urbası vardı da giymedi mi?”
Sanki İsmet Paşa, dünyanın her yerinde demokrasi vardı da; Türkiye’de demokrasiyi talep eden bir büyük kütle bulunuyordu da; üstelik toplum ekonomisi, kültür birikimi, siyaset geleneği ve anlayışıyla demokrasiye hazırdı da; o da döneminin yerli führeri, halkın demokrasi isteklerinin önüne geçti ve her türlü zulmü yaptı…
Allah Allah…
Adam, iyi ya da kötü, hiçbir şeyi doğru yapmamış meğer… 
Saat bile günde tek kez doğruyu gösterir ya, İsmet Paşa hiç ama hiç doğru bir şey yapmamış…
Örneğin mandacıymış. Kurtuluş Savaşı’na son anda katılmış. Birinci ve İkinci İnönü savaşları yapılmamış. Büyük Taarruz’da yanlış hesapları ve Mustafa Kemal’i kandırmaları nedeniyle savaş neredeyse yenilgiyle sonuçlanacakmış. Mudanya’da Türkiye’yi savunamamış. Lozan’da ata yadigarı toprakları kaybetmiş. Sonra demokrasi dönemi başlayınca, Takrir-i Sükun’un mimarıymış. Dönemin aydınlarını ezmiş, silmiş süpürmüş. Buna rağmen, hainmiş ya, Atatürk’e bile en büyük çelmeyi ölümünden önce atmış. Sonra Atatürk ölünce, Tek Parti dönemi tabi söz konusu olan, muhalefeti ezmiş, özgürlükleri askıya almış… Daha da ötesi Hitler özentisi varmış; Türkiye’de milli şef olarak akıl almaz baskılar uygulamış. Milleti aç koymuş. Onun yüzünden aşar yeniden geri getirilmiş ve millet açken, köylünün buğdayı elinden alınıp denizlere dökülmüş. Ezanlar susmuş… Camiler kapatılmış… Her türlü dini hareket yasaklanmış. Varlık Vergisi uygulamasıyla azınlıkları bile ezmiş, geçirmiş. Derken, zorla, batının dayatmasıyla Tek Parti yönetimine son verip, çok partili hayata güç bela razı olmuş. Ama ondan sonra askerle işbirliği yapıp, Demokrat Parti’ye karşı işbirliği yapıp, darbeyi hazırlayanlardan biri olmuş. Ardından da Adnan Menderes’i idamdan kurtaracak gücü varken kurtarmamış…
Daha say sayabilirsen.
Neler, neler…
Türkiye’nin Hitleri, Tek Parti yönetiminin faşist önderi..
O’nun sağlığında da öyleydi.
Atatürk’e en yakın kişiliklerden biri ya; Atatürk’ü hedef alamayanlar, ona yükleniyorlardı. Daha Kurtuluş Savaşı günlerinde, sonranın büyük demokratları olarak bize yutturulmaya çalışan, ancak o zamanki büyük devrimci dönüşümün önünde engel olanlar, hep İsmet Paşa üzerinden Atatürk’ü yıpratma telaşı içine girmişlerdi.
Gün, geldi geçti.
Tarihin kendi içindeki kavgalar, onun sağlığında verildi.
Ancak, İsmet Paşa 1973 yılında vefat etti.
“Ebedi, aziz şefim dediği Atatürk’ün anıt mezarının karşısında, yani Anıtkabir’de, mütevazı mezarlığında bugün de ona eşlik ediyor…
Beyler!
Sizin işiniz dirilerle, ölülerle değil…
Ölüler kendini savunamaz.
İsmet Paşa sağ olsaydı, size verecek yanıtları mutlaka olurdu.
Ancak neymiş:
Adamın biri demiş ki bir yerde:
“-Ya Paşam, siz hiç Allah demiyorsunuz!”
O da dönüp kalabalığa:
“Allaha ısmarladık!” demiş.
Beş vakit namazını kılan biri olarak İsmet Paşa, dini siyasete alet edip, din tüccarlığı yapmamış.
Gözünüzü ölenlerin üzerinden çekin de, kutsal din duyguları üzerinden siyasal rant elde etmeye çalışanlara bakın!
Din, tarihte en büyük kötülüğü, dini siyasete alet edenlerden ve o kutsal duyguyu güçlerini korumak için kullanmak isteyenlerden çekti.
Ha bir şey daha diyeyim:
Ölüler kendini savunamaz dedim ya!
Bir de dini bir ahlakımız var:
Ölülerin ardından hayır dualarla ölüler yadedilir.
Bu da bizim dini ve milli geleneklerimizden…
Bu size bir şeyler anlatıyor mu?
Bilmiyorum.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1777 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın