• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihcemiyeti/
  • https://twitter.com/ttcemiyeti
YAZAR TOPLULUĞU
TAVSİYE KİTAP
Albert Einstein ve Mustafa Kemal Atatürk / Prof.Dr.Kemal Arı

(-"Sizin Hizmetkarınız, Albert Einstein!")

1935 yılı Ekim ayında, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı’na bir mektup geldi...
Mektup 30 Eylül 1935 ta kaleme alınmıştı.
Kaleme alan kişi; Beşiktaş’ın ünlü diş doktorlarından Sami Günberg’ti...
O, kısa bir süre önce Paris’te kendi uzmanlık alanıyla ilgili bilimsel bir toplantıya katılmıştı. Bu sırada, Musevi Bilim Örgütü (OSE) adıyla dünyaca ünlü bir sivil toplum oluşumun Paris ve Londra üyelerinin önde gelen isimleri kendisini ziyarete gelmişlerdi. 
Bunlar, dünyaca ünlü doktorlar ve onların yardımcılarından oluşuyorlardı... Hemen tümü Musevi kökenliydiler. 
Almanya’da Hitler iktidara gelip, antisemitist bir duruşla, öfkesini Museviler’e yönelttikten bir süre sonra bu kişiler önce işsiz kalmışlar ve Almanya'dan ayrılmak zorunda kalmışlardı.
Hemen tümü tıp biliminin değişik alanlarında dünyaca ünlü hekimlerdi.
Onlar, Günberg’ten önemli bir ricada bulundular:
Bundan sonra mesleklerini Atatürk'ün Türkiye'sinde sürdürmek istiyorlardı.
Acaba Günberg, bu konuda kendilerine aracı olabilirler miydi?
Günberg şaşkınlıklar içindeydi:
Bir süre sonra şaşkınlığını attı.
Onlara izlemeleri gereken yolu anlattı.
Bu doktorlar, önce Türk Büyükelçiliğine başvurarak, bu isteklerini yazılı olarak büyükelçilik aracılığıyla dile getirmeliydiler.
Kendisi ise; elinden geldiği ölçüde bu sürecin olumlu sonuçlanması için aracı olmak için çaba harcayacaktı.
Bu sohbetten sonra; gelen Musevi konukları yanlarında getirdikleri bir mektubu ona uzattılar:
Bu mektup, ünlü Fizikçi Profesör Albert Einstein’e aitti.
Günberg; kendisine emanet edilen mektubu aldı ve Türkiye'ye geldi...
Beşiktaş'taki muayenehanesine gittiğinde; kendi yazdığı mektubuna Albert Einstein'ın kaleminden çıkmış zarf içindeki mektubu da ekleyerek Ankara'ya, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık'ına gönderdi.
Başbakan, Atatürk'ün yakın silah arkadaşı, İkinci Adam, İsmet İnönü'ydü.
Çevirisi yapılan mektup, Atatürk'e hitaben yazılmıştı.
Einstein, Atatürk'e şunları yazıyordu:

Ekselansları,
OSE Dünya Birliği'nin şeref başkanı olarak, Almanya'dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye'de devam etmelerine müsaade vermenizi rica ediyorum. Onlar sizin izin vermeniz durumunda başvuruda bulunmak istiyorlar. Bu kişiler, Almanya’da yürürlükte olan yasalar için mesleklerini yapamıyorlar. Oysa bunlar geniş deneyim, bilgi ve yüksek bilimsel yeterliliğe sahip kişilerdir. Yeni bir ülkede yaşamaları durumunda, son derece yararlı hizmetlerde bulunacaklarını da kanıtlayacaklardır. Bu konuda pek çok sayıda bilim adamı bizlere başvurmuş; onlardan ancak 40 kişi seçilmiştir. Bu bilim adamları, hükümetiniz istekleri doğrultusunda kurumlarınızın her hangi birinde bir yıl boyunca karşılıksız çalışmayı da kabul etmektedirler. Sizin hizmetkarınız olmaktan gurur duyacak olan; Prof. Albert Einstein”

Sonra ne mi oldu?
Türkiye, iki yıl önce büyük bir üniversite reformu yapmış ve eski üniversite kurumlarını bütünüyle tasfiye ederek, çağdaş bir üniversite yapılanmasını gerçekleştirmekteydi.
Atatürk, Türk üniversitelerinin kapılarını işsiz kalmış ve ülkelerinin dışına çıkmaya başlamış Musevi bilim adamlarına açtı. 
Bu insanlar, Türkiye üniversitelerindeki kadrolara yerleştirildiler. 
Kendilerine ücret bağlandı.
Onlar da yeni ve çağdaş bölümler açılmasına öncülük ederek, bilgi deneyim ve yöntemlerini genç Türk beyinlerine aktardılar.
Atatürk, bir yandan dünyaca ünlü bilim insanlarının Nazi kıyımından kurtulmasını sağlamış; öte yandan kendi ülkesinin ve genel anlamda bilimin gelişmesine katkıda bulunmuştu...
Avrupa'nın yüzü, o tarihlerde kendi topraklarında yaşanan kanlı kıyımlar nedeniyle kararırken; Türkiye'nin yüzü, bu insani duruşuyla aydınlık içindeydi.
Albert Einstein ’in bile; "hizmetkarı" olmakla övünç duyacak kadar iltifat ettiği Atatürk’e bugün olur olmaz zavallıların akıl almaz saldırıları anlaşılacak gibi değildir.
Öyle ya!
Atatürk'e övgüler düzen Einstein bir yanda, Atatürk'e her gün söven "salya sümük" arsızlar öte yanda...

Kemal Arı

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1757 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın