• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihcemiyeti/
  • https://twitter.com/ttcemiyeti
TAVSİYE KİTAP
60.000'lik Tarihi Fotoğraf Arşivi
İsviçre'de Türkler / Prof. Dr. Fahri Kayadibi

Türklerin İsviçre'ye gelişi İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa'ya yabancı iş gücü kazandırma politikalarının gelişimi neticesinde olmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında serbest ticarete paralel olarak insanların sınırlar ötesi hareketinin liberalizasyonu için işçilerin serbest göç reçetesi birkaç uluslararası kuruluş tarafından benimsendi.1 Müteakiben Uluslararası Çalışma Teşkilâtı (İLO), I949 yılında istihdam için şu göç kararını yayınladı:

İnsan gücünün uluslararası dağılımını ve özellikle de insan gücünün, insan gücü fazlası olan ülkelerden kıt olduğu ülkelere doğru hareketini kolaylaştırmak üye ülkelerin genel politikası olmalıdır.2

OEEC (şimdi OECD) Konseyi 1953'te ve Avrupa Ekonomik Toplulukları da 1957'de bu yaklaşımı benimsedi. İşçi kıtlığı çeken ve göçmen kabul eden ülkeler yurtdışından işçi davet ettiler. Göçmen gönderen ülkeler de genel olarak yurtdışına işçi ihracının kendileri için yarar sağlayacağı görüşündeydiler.3

Türkiye'den dışarıya düzenli işçi göçü 30 Ekim 1961'de Türkiye ile Federal Alman Cumhuriyeti arasında yapılan bir anlaşma ile başladı. Daha sonraları çeşitli Avrupa ülkeleriyle yapılan işgücü anlaşmalarıyla Türk işçi göçü giderek çoğalmıştır.4

Avrupa'da işçilerimizin uzun süre kalmaya başlaması aile birleştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Özellikle parçalanmış ailelerin birleştirilmesini kolaylaştırıcı politika ve uygulamaların yürürlüğe girmesinden sonra5 yurtdışında kalmak tercih edilmiş ve göçün niteliği değişerek işçi göçü yerini ailelerin göçüne terk etmiştir.6

1960'lardan itibaren ekonomik gelişmeye paralel olarak İsviçre'de yabancı işçi sayısı ve bağlı olarak Türk işçi sayısı da hızla artmıştır. Fakat İsviçre ile Türkiye arasında işgücü antlaşması olmadığından Türkler İsviçre'ye daha fazla kendi özel imkânlarıyla gitmişlerdir. Artışı önlemek amacıyla İsviçre Hükümeti 1963 yılında ilk defa yabancıların sayısını kontenjana bağlayan ve sınırlayan tedbirler ortaya koymuştur.7 İsviçre Federal Hükümeti "Yabancılar ve Mülteciler Politikası" konusunda İsviçre millî benliğini koruyucu, yabancıların sayısını sınırlayıcı yeni tedbirlerini sürekli almıştır.8

Fakat bu sınırlayıcı tedbirler yanında aile birleştirmesi, eğitim ve iltica gibi yollarla İsviçre'ye giriş devam etmektedir.

İsviçre'de Bulunan Türklerin Sayısal Durumları

31.08.2001 tarihi itibariyle İsviçre'de 42.590 erkek, 37.031'i kadın olmak üzere toplam 79.621 Türk bulunmaktadır. Bunlardan 34.200'ü çalışmakta ve 2.764 kişisi işsizdir.

Bunların 15.698 kişisi yıllık, 63.923'ü devamlı oturum hakkına sahiptir. Çalışanların toplam sayısı ise 34.200'dür. Bunların 8115 kişisi yıllık oturum, 25.982'si devamlı oturum hakkına sahiptirler. 2 kişisi sezon işçisi, 101 kişisi de komşu ülkelerde oturduğu halde İsviçre'ye gelip çalışarak dönen sınır işçisidir.9

İsviçre'deki Türklerin Kantollara Göre Dağılımları

İsviçre'de bulunan Türklerin genel nüfusu ve çalışanların kantonlara göre dağılımları şöyledir:

Kantonlar Genel Nüfus Çalışan Nüfus

Zürich 16227 7722
Bern 5799 2394
Luzern 1454 687
Uri 355 121
Schwyz 1243 498
Obwalden 172 82
Nidwalden 53 30
Glarus 862 372
Zug 1339 629
Fribourg 1541 654
Solothurn 5707 2215
Basel-Stadt 8107 3860
Basel-Landschaft 6139 2486
Schaffhausen 1160 388
Appenzell A. Rh. 511 257
Appenzell I. Rh 77 31
St. Gallen 6417 2704
Graubünden 564 226
Aargau 10508 4151
Thurgau 3500 1567
Tessin 1527 698
Vaud 3106 1132
Valais583 965
Neuchatel 79621201 383
Geneve1520 185
Jura 626 86
Toplam 34200

Tabloyu incelediğimizde Türk nüfusunun en fazla bulunduğu Kantonun Zürich kantonu olduğunu görürüz. Bunu Aargau kantonu takip etmektedir. Her kantonda çalışan nüfus oranının genel nüfusa paralellik gösterdiğini izlemekteyiz.

Çalışan Türklerin İsviçre'de İşkollarına Göre Dağılımı

İsviçre'de bulunan Türkler hemen bütün işkollarında çalışmaktadırlar. Bunların 31 Ağustos 2000 tarihi itibariyle işkollarına göre dağılımları şöyledir: 10

Çalışanların Sayısı İşkolları

Tarım ve Hayvancılık 103 
Bahçe İşleri139
Ormancılık32
Madencilik2011
BesinMaddeleri, 45
Hayvan Yemi 61
Kolalı İçecekler 1041
Tütün Endüstrisi469
Tekstil474
Elbise, Çamaşır, Ayakkabı544 556 36
Ağaç İşleri101
Kâğıtçılık856
Grafik Sanatları606
Dericilik275
Kauçuk
Plastik Sanayii3324
Kimya Sanayii1
Taş ve Toprak
Metal Endüstrîsi
28Balıkçılık, Avcılık
Makine, Motorlu Taşıtlar, El Aletleri4025
Saat 283
Diğer Endüstrî ve El Sanatları 393
İnşaat 1278
Elektrik, Gaz, Su 39
Ticaret 4466
Bankacılık 309
Sigortacılık 154
Emlakçılık 68
Temsilcilik 1857
Ulaşım 1912
Gastronomi 3766
Sağlık, Vücut Bakımı 1730

Öğretim, Bilim 309
Hayır Kurumları 350
Kültür Eğlence 141
Dini Konular 43
Ev Ekonomisi 65
Temizlik 1446
Diğer İşkolları 57
Ana İşkollarında Toplam Sayılar
Tarım 271
Endüstrî ve El Sanatları 16449
Hizmet Sektörü 17124
Genel Toplam 33844

İsviçre'de çalışan vatandaşlarımızın bütün iş kollarında çalıştıklarını görmekteyiz. Ancak 4446 kişi ile en fazla ticaret iş kolunda çalışmaktadırlar.

Oturum Durumları

İsviçre'de yaşayan toplam 79621 Türkün 15698 kişisi yıllık oturum hakkına, 63923 kişisi de devamlı oturma hakkına sahiptirler.11 Türklerin büyük çoğunluğunun devamlı oturma hakkına sahip olduklarını görmekteyiz. Devamlı oturma hakkı İsviçre'de uzun bir müddet kalan ve İsviçre yasalarına uyarak belli şartları yerine getiren yabancılara verilmektedir. Daimi oturma hakkını elde eden yabancılar İsviçre vatandaşlarının sahip olduğu birçok haklara sahip olmaktadırlar. Bu bakımdan Türklerin çoğunluğunun bu hakka sahip olmaları kendileri için büyük bir avantajdır.

İsviçre'de kiralama veya satın alma yoluyla uygun bir eve sahip olamayan yabancı aile fertlerini yanına getiremez. Aile nüfusuna uygun bir evin olması şarttır. İsviçre'ye gelen yabancıların ev kiralama hakları mevcuttur. Fakat vatandaşlarımızın kiralamada bazen güçlük çektikleri müşahade edilmiştir. Büyük firmalar işçilerine uygun ücretlerle kiralık ev vermektedirler. Evlere oturma, ev değiştirme durumu ikamet kontrol makamına (Einwohnerkontrolle) bildirilir.

Daimi ikamet sahibi olan yabancılar satın alma yoluyla mülk edinebilir. Diğer yabancılar kotaya veya izne tabidirler. 1961 yılından beri yabancılara gayri menkul satışı izne bağlıdır.12 Daimi oturum sahibi olan Türkler satın alma yoluyla mülk edinebilirler. Diğerleri izin alabildiği takdirde gayri menkul satın alabilirler.

İsviçre'deki Türklerin Genel Durumları (Sorunlar-Çözümler)

Kırk yılı aşkın bir zaman içerisinde İsviçre'ye çalışmak için giden Türklerin çalışma, sosyal güvenlik, ikamet, eğitim, kültürel ve dinî sorunları olmuştur. Bu sorunlar zamanında tedbirler alınmadığından bazen altından kalkılmaz boyutlara ulaşmıştır.

Çalışma

İlk zamanlar İsviçre'ye vizesiz seyahat edilebilirken 1982 yılında kaçak işçi girişini önlemek amacıyla vize konmuştur. Daimi oturum hakkı için diğer Avrupa ülkeleri vatandaşlarından İsviçre'de 5 yıllık ikamet şartı arandığı halde Türk vatandaşları için 10 yıllık ikamet şartı aranmaktadır. Daimi ikamet sahibine işe alınmada öncelik tanındığından Türk vatandaşları bu öncelik hakkına diğer Avrupa ülkeleri vatandaşlarından beş yıl geç kavuşmaktadır. Bu ayrıcalık burada yaşayan Türkler için bir haksızlık olarak görülmektedir.

İş anlaşması, çalışma şartları, ücretler, izinler, toplu sözleşmeler ile düzenlenmektedir. Toplu iş sözleşmeleri tarafların teklifleri üzerine Federal Hükümet tarafından İsviçre'nin tümünde geçerli kılınmaktadır. Sendikalar, işletme personel temsilcilikleri ve iş mahkemeleri iş anlaşmazlıklarını çözüme bağlamaktadırlar. İş mahkemeleri İsviçre Borçlar Kanunu'nun 343. maddesi gereği işçi-işveren anlaşmazlıklarını esasa bağlar.13

İsviçre Anayasası'na göre grev yoktur. Ülkenin iç ve dış çıkarları, genel düzen ve huzuru korumak ve ekonomiyi sarsmamak için greve izin vermemiştir. İş ve ücret anlaşmazlıkları işveren ile işçi, işçi kuruluşları ile anlaşarak veya iş mahkemelerinde çözümlenir. Grev olmayınca lokavt da olmamaktadır.14

İsviçre'nin Avrupa Birliği'ne ön hazırlık için Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ve Avrupa Ekonomik Bölgesi'ne (EWR) dahil olması iyi meslek sahibi olmamış Türkleri ileride işsiz kalma sıkıntısına maruz bırakabilir. Avrupa'da serbest dolaşım hakkı ve işsiz kalmamak için İsviçre'deki Türklerin gelecek kuşaklarını devamlı iyi meslek sahibi yapmaları şarttır.

İsviçre'de yabancıların "Üç Daire Sistemi" adı altında üç kategoride (I. Grup Avrupa Birliği'ne Dahil Ülkeler; II. Grup Amerika, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda; diğer ülkeler ise III. Grup) mütalaa edilmektedir.15 Türklerin II. Gruba dahil olmaları ileride Türk işçilerini iş bulma yönünden olumsuz
etkileyebilir.

31 Ağustos 2001 Tarihi itibariyle İsviçre'de toplam 3.594.631 kişi çalışmaktadır. Bunların 802.394'ü (%22) yabancıdır. Yabancıların içinde Türklerin sayısı 34. 200' dür (%4.2). İsviçre'de işsizlerin sayısı 68.298'dir (%1.9). Genel işsiz toplamı içinde yabancı işçilerin sayısı 30.491'dir (%3,8).16 Yabancı işsiz işçiler arasında işsiz Türklerin sayısı 2.764 (%7,5) kişidir. Görüldüğü üzere yabancıların işsiz oranı %3,8 iken bu oran Türklerde %7,5'tir. Bu diğer yabancılara göre Türkler için dezavantajdır.

Bütün işçiler işsizlik sigortasına tabi olduğundan, işsizlik halinde Türkler de diğer işsizler gibi işsizlik sigortasından işsizlik parası almaktadırlar. Yalnız işsizlik parası ödenmesi için son iki yıl içerisinde en az altı ay sigorta primlerinin ödenmesi şarttır. İşsizlik parasının miktarı ise sigorta primi kesimine esas olan aylığın %80'i oranındadır. İşsizlik parası haftada 5 gün üzerinden hesap edilir ve aylık olarak ödenir. İşsizlik parası bütün kantonlarda ödenmektedir.17

İsviçre'de işyeri ve meslek değiştirme, ilgili makamlardan izin almak şartıyla mümkündür. Kantonlar arası işyeri değiştirmede bulunduğu yerin yerel makamlarına başvurarak izin alınması gereklidir. İşe her giriş izne tabidir. Her iş ve meslek değiştirme için yeni izin gereklidir.18

Sosyal Güvenlik

Sosyal güvenlik yönünden Türk işçilerinin durumu İsviçre yerli halkı ile aynıdır. İşsizlik, sağlık, kaza, yaşlılık, dul ve yetimlik, sakatlık sigortaları şemsiyesi altında olmaları kendilerini sosyal güvence emniyeti içine almaktadır. Normal emeklilik yanında pansiyon kasa gibi kendilerine servet birikimi sağlayan imkânlar da vardır. Ayrıca Türkiye-İsviçre arasında 1 Mayıs 1969 tarihinde imzalanarak, 1 Ocak 1972'den itibaren yürürlükte olan sosyal güvenlik anlaşması ile Türkiye yönünden de ken dilerine yurtdışı hizmet borçlanması, emeklilik için prim transferi kolaylığı ve borçlanma ile Türkiye'den de emeklilik hakkının doğması avantajları sağlanmıştır.

1992 yılından itibaren İsviçre, Türk vatandaşlarına belli şartlar çerçevesinde çifte vatandaşlık hakkı tanımıştır. Bu ise kendilerine her iki ülke vatandaşlık haklarını kullanma fırsatlarını vermiştir.19

Eğitim

İsviçre'deki Türklerin en önemli sorunu çocuklarının eğitimidir. İsviçre'de Türk anne-babalarla yapılan bir ankette "Yurtdışında en önemli sorununuz hangisidir?" sorusuna ankete katılanların %59'u "çocuklarımızın eğitim sorunu" cevabını vermişlerdir. İsviçre Eğitim Sistemi içinde lisan, çevre, öğretmenler ve müfredat programları bakımından Türk çocukları bocalamakta ve okulda yeterince başarılı olamamaktadır. Okul sistemlerinin değişik oluşu ve lisan noksanlığı ara sınıflardan İsviçre'ye gelenleri zorlamaktadır.20

İsviçre'de meslek eğitimi yapılırken en çok sıkıntı çekilen konulardan birisi pratik yapacak işyeri bulma zorluğudur. Çünkü pratik meslekî uygulama yapacak iş yerleri sınırlıdır. Mecburî eğitimden sonra meslek okullarına devam ederken İsviçreli gençlerin %60'ı pratik yapacak işyerini bulabildikleri halde Türk gençlerinin ancak %9'u bu imkândan yararlanabilmektedir. Geriye kalanı yardımcı işçi olabilmektedirler.21

Ailelerin lisan ve bilgi yetersizliği, yeterli rehberlik yapamayışları, çalışmaları neticesi çocuklarıyla ilgilenemeyişleri başarısızlığa neden diğer önemli sebeplerdir.

Çocukların okul başarısızlıklarının en önemli sebeplerinden birisi de ailelerin çocuklarını para kazanma amacıyla okullarından kopararak yardımcı işçi sıfatıyla çalışmaya zorlamalarıdır. Türkiye'ye dönme fikirleri de çocukları okullarından soğutmaktadır.

Yabancı bir dünyada yaşayan çocukları desteklemek gereklidir.22 Bunun için İsviçre ilgili makamları ve çevreleri yabancı çocuklara yabancılıklarını hissettirmeyecek şekilde yardımcı olmalıdır. Ayrıca ilgili Türk makamlarından da gerekli destek verilmelidir.

Yetişkinlerin eğitimi çocukların eğitimi kadar önemlidir. Yetişkinlerin eğitimi, çocuklarının eğitimine yardımcı olma açısından ve iyi bir meslek sahibi olarak iş yerini koruma ve iş bulma açısından son derece önemlidir. İsviçre'de Türk işçilerinin barınması iyi meslek sahibi olarak aranan vasıflı işçi adayı olmakla mümkündür. Aksi takdirde işçi alımında tercihler diğer Avrupa ülkeleri vatandaşlarına yönelmiş olacaktır.

Kadınların izolasyondan kurtulmaları, ruhsal sıkıntılardan arınmaları ve çevreye intibak etmeleri için eğitilerek kendilerine uygun meslek edinmeleri şarttır.

İsviçre Meslek Eğitim Kanunu'nun 41. maddesi yetişkinlerin çalışırken bir okula devam etmesi suretiyle veya sınavlar vermesi yoluyla meslek okullarını bitirmelerine imkân vermektedir.23 Yalnız edineceği mesleğin eğitiminin en az bir buçuk misli o meslek kolunda çalışması lazımdır.24 İsviçre'de bulunan Türkler, kendilerini mesleklerinde yükseltmek için bu fırsattan yararlanabilirler.

1980 yılında yapılan bir istatistiğe göre 1744 Türkün hiçbir eğitimi bulunmamaktadır. Bunların 550'si (%31,5) erkek, 1194'ü (%68,5) kadındır.25 Yetişkinlerin eğitimi İsviçre okul ve toplumuna uyum için çok önemlidir.26 Bu konuda İsviçre ilgili makamlarının ve toplumunun da gereken her fedakârlığı yapması beklenmektedir.

Kültür

İsviçre'deki Türklerin en önemli sorunlarından birisi de kültürel meselelerdir. Türkiye'den İsviçre'ye giden ilk nesil kendi kültürlerini doğup-büyüdükleri ülkelerinde aldıklarından millî kültürlerini muhafazada pek güçlük çekmemişlerdir. İkinci ve üçüncü nesil ise yabancı bir çevrede doğup büyüdüğünden ve oradaki okullarda okuduğundan kendi millî kimliklerini tam teşekkül ettirememişlerdir. Esasen çeşitli kökenlerden gelen yabancıların kültürel problemlerinin halli için İsviçre ilgili makamları da çare aramaktadırlar. Sayısız problemlerinin çözümü için okul sistemlerinde bir dizi reform yapılması önerilmektedir.27

Türkler kendi doğup büyüdükleri öz kültürlerinden koparak yabancı bir kültür içerisinde sıkıntılar çekmişler ve kendi kültürlerini muhafaza için mücadeleler vermişlerdir. Yabancı bir kültür içerisinde yalnızlık ve yabancılık duygularıyla yaşayan vatandaşlarımız, bir de işyerleri ellerinden alınacağı endişesini yaşayan yerli halkın soğuk davranışlarına maruz kalmaktadırlar. Buna diğer faktörler de eklenince yabancı düşmanlığı gibi bir tehlike ortaya çıkmaktadır.

Zürich kantonunda çalışan Türklere uygulanan bir ankette: "Sizce okulda ve çevrede çocuğunuza yabancı düşmanlığı yapılıyor mu?" sorusuna %12'si evet, %88'i hayır cevabını vermiştir.28

Yabancı düşmanlığının kökeninde yatan sebep sadece ırkçılık olmayıp bilakis ekonomik, sosyal ve ekolojik sebeplerdir. Irkçı aşırı hareketler ve yabancı düşmanlığı için İsviçre Federal Meclisi çok yönlü tedbirler almaktadır.29

Günümüzde işçi kabul eden ülkenin sosyal yapısında yabancı işçiden etnik azınlığa geçiş gibi bir sosyal olgu kendiliğinden oluşmuştur.30 Kendi aralarında geto oluşturarak kültürel ve dini birlikler şemsiyesi altına girmişlerdir. Artık Türkiye'ye dönmeme niyetleriyle kendilerine uygun sosyal kuruluşlar kurarak kültür adacıkları oluşturmaktadırlar. Yani göçücü değil, kalıcı olmuşlardır. İsviçre'ye önce göçmen işçi olarak gelmişler, sonra kalmaları uzayınca ailelerini de yanlarına alarak etnik bir azınlık görünümüne girmişlerdir.

Türk vatandaşları yabancı bir kültür içinde kendi kültürlerini korumak, gelecek nesillere kültürlerini aktarmak için bir takım kültürel faaliyetler yapmaktadırlar. Bunun için kültürel ve eğitici dernekler kurmuşlar, bu dernekleri federasyonlar çatısı altında toplamışlardır. Okul aile birlikleri, spor kulüpleri oluşturmuşlardır. Bu dernekler arasında kamplaşmalar olmasına rağmen bu halleriyle kültürel dayanışmanın, yardımlaşmanın en güzel örneklerini sergilemişlerdir.

Türk çocuklarının kendi kültürlerini alabilmeleri için Türkiye'den öğretmenler gönderilmektedir. Fakat bu fırsat iyi değerlendirilememektedir. Zürich kantonunda 1990-1991 öğretim yılında mecburi eğitim çağındaki 2310 Türk öğrenciden sadece 1140'ı (%49) Türk dili ve kültür derslerine devam ettiği, büyük şehir konumunda olan Zürich kentinde 570 öğrenciden sadece 150'sinin (%26)31 bu derslere devam ettiğini düşünürsek Türklerin kendi çocuklarının milli kültürü muhafaza etmek fırsatlarını iyi değerlendirmedikleri ortaya çıkmaktadır.

İsviçre'deki Türklerin kendi kültürlerini muhafaza etmek ve Türk kültürünü tanıtmak amacıyla Zürich'te büyük bir Türk Kültür Merkezi kurmak çok önemlidir. Burada kütüphane, sergi salonları, eğitim birimleri, mescit gibi bölümler olabilir. Bu merkezde her türlü kültürel faaliyet olabilir.32

Din

İsviçre'de yaşayan Türklerin dini sorunları vardır. Dilleri, dinleri ve gelenekleri başka olan bir yabancı topluluğa uyum kolay değildir. Ezan seslerini yıllarca dinlemiş ve bu sesler içinde büyümüş olan bir kimsenin birden bu seslerden uzaklaşması ve hiç duymadığı kilise çan seslerine alışması biraz zordur. Üstelik 1960'lı yıllarda İsviçre'ye ilk giden Türkler için Türkiye'deki gibi Cuma ve bayram namazı kılacak mescitler bile yoktu. İlk zamanlar kiralık salonlarda Cuma ve bayram namazları kılarlarken 1970'li yıllarda kendileri mescitler açmaya başlamışlardır.

Günümüzde Türkler tarafından açılan mescitlerin sayısı 50'yi geçmiştir. Bu mescitlere 1984'ten itibaren din görevlileri gönderilmeye başlanmıştır. İlk önce 1984 yılında Zürich Başkonsolosluğu nezdinde Din Hizmetleri Ataşeliği açılmıştır. İsteyen derneklerin mescitlerine Diyanet İşleri Başkanlığı'nca din görevlileri gönderilmiştir. Mescitler toplanma, tanışma, dayanışma, ibadet etme, kütüphane, irşat, konferans, yetişkinlerin ve çocukların din eğitimi için kullanılmaktadır.

1987 yılında Türk İşçilerinin dini-kültürel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla İsviçre-Türk Diyanet Vakfı kurulmuş ve dini dernekler bu vakıf çatısı altında toplanmaya başlanmıştır. Bu vakıf bünyesinde bir cenaze nakil fonu kurularak İsviçre'de ölen Türklerin cenazelerinin bu yolla Türkiye'ye nakli sağlanmaktadır.

İsviçre'de yaşayan Türkler ile yapılan bir ankette ankete katılanların %65'i çocuklarının İsviçre'de aldıkları din eğitiminin yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. %35'i de yeterli olduğunu belirtmişlerdir.33

Türkiye'den gönderilen din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri ile din görevlileri tarafından Türk çocuklarına din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri verilmektedir.

İltica

1970'li yıllardan sonra İsviçre Türkiye'den işçi alma yolunu kapatınca bu ülkeye iltica yoluyla gidilerek işçi olma yolu gündeme gelmiştir. Nitekim 1970 yılında İsviçre'ye iltica hiç yokken 1988 yılına kadar mülteci sayısı 9.673'e yükselmiştir. 1992 yılında iltica için başvuranların sayısı 1.827'dir. İsviçre'ye ilticaların politik amaçlı değil ekonomik olduğu bir gerçektir.34

Sorunlara Çözüm Teklifleri

İsviçre'deki Türklerin sorunlarına çözüm olarak kısaca şu hususlar zikredilebilir:

⦁ İsviçre tarafından Türkler için dil ve meslek eğitim merkezleri açılabilir.

⦁ Türk kültürünü muhafaza etmek, nesillere aktarabilmek ve yabancılara tanıtabilmek için Zürich'te çok yönlü bir Türk kültür merkezi açılabilir.

⦁ Mesleki eğitimin yapılabilmesi için Türkçe eğitim veren meslek eğitim merkezleri açılabilir.

⦁ Vatandaşlarımızın sosyal güvenlik, meslek eğitimi, kültür faaliyetleri, dini ihtiyaçları için çok yönlü bir danışma birimi kurulabilir.

⦁ Çocukların eğitim verimini yükseltmek için Türkçe-Almanca eğitim yapan okullar açılabilir.

⦁ Bir Türk üniversitesi kurulabilir.

⦁ Türkçe eğitim merkezleri açılabilir. Burada kendi ana dillerini unutan nesillere Türkçelerini geliştirme kursları da açılabilir.35

⦁ İşçilerimizin yurtiçinde yapacakları yatırımları organize ederek üretime katkıda bulunmaları sağlanabilir.

⦁ Çocukları için Türkiye'de yüksek öğrenim kontenjanı artırılarak buradaki üniversitelerden mezun olanlar tekrar İsviçre'de öğretmen olarak görevlendirilebilir. 36

⦁ Türkiye tarafından yeterli öğretmen ve din görevlisi gönderilmelidir. Fakat bu görevliler o ülkenin dilini iyi bilmeli ve görev sahasını ilgilendiren konularda iyi eğitilmelidirler.

1 Martin L. Philip, Bitmeyen Öykü: Batı Avrupa'ya Türk İşçi Göçü, Ankara 1992, s. 14.
2 İLO'nun İstihdam İçin Göç Tavsiye Kararı, No: 86, Paragraf: 4/1, 1949.
3 Martin L. Philip, a.g.e., s. 14.
4 T. C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Yurtdışı İşçi
Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Yurtdışında Çalışan ve Yurda Dönen Vatandaşlarımıza Sunulan Hizmetler, Ankara 1991, s. 2.
5 A. Kudat, International Labour Migration, Berlin 1974, s. 26.
6 A. S. Gitmez, Yurtdışına İşçi Göçü ve Geri Dönüşler, İstanbul 1983, s. 29.
7 T. C, Zürich Başkoonsolosluğu Çalışma ve Sosyal Güvenliği Ataşeliği, İsviçre'deki Türk Vatandaşları İçin El Kitabı s. 5.
8 Mauron Thierry, Nationale Konferanz (EKA), Auslaenderpolitik, Bern 1991, s. 7-14.
9 Bundesamt Für Auslaenderfragen, Zentrales Auslaenderregister, 31 Ağustos 2001 Tarihi İtibariyle Türklerin Sayısal Durumu.
10 Bundesamt Für Auslaenderfragen Zentrales Auslaenderregister, 31 Ağustos 2000 Tarihi İtibariyle İstatistikler.
11 Bundesamt Für Auslaenderfragen, Zentrales Auslaenderregister, 31 Ağustos 2001 Tarihi İtibariyle İstatistikleri.
12 Rene Riedo, Auslaender in der Gemeinde, Bern 1989, s. 135-137.
13 Rene Riedo, a.g.e., s. 11.
14 Rene Riedo, a.g.e., s. 227.
15 Bericht des Bundesrates zur Auslaender und Flüchtslingspolitik, Bern, 15. 05. 1991.
16 Bundesamt für Auslaenderfragen, Zentrales Auslaenderregister, Bern 31 Ağustos 201 İstatistikleri.
17 Rene Riedo, Ryter Bernhard, Auslaender in der Gemeinde, Bern 1989, s. 12-16.
18 Yabancı Sorunları Federal Dairesi (BFA), İsviçre'de Çalışan Yabancılar İçin Bilgi Rehberi, Bern 1984, s. 18.
19 Fahri Kayadibi, İsviçre'de Türk İşçilerinin Sosyal Sorunları Üzerine Bir İnceleme (Basılmamış Doktora Tezi, Çoğaltılmış Nüsha), İ. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 1994, s. 216-218.
20 Kayadibi, a.g.e., s. 218.
21 Eidgenössiche Kommission für Auslaenderprobleme (EKA), Protokol der Sitzung der ad-hoe-Arbeitsgruppe "Türken" vom 20/21 Marz 1987 in Boldern Mannedorf, Protokoll Nr. 44, Beilage 1, s. 4.
22 Dainela Molinari, Sibilla Schuh, "Auslaenderpadagogik", Padaggische Abteilung der Erziehungdirektion des Kantons Zürich, Zürich 1990, s. 31.
23 Kayadibi, a.g.e., s. 220.
24 Bovera Arnoldo, Karl Aeschbach, "Berufsbegleitende Weterbildung und Art. 41 BBG. ", Tagungsbericht, Information Nr. 18, Bern 1989, s. 17.
25 Bundesamt für Statistik, Volkszahlung, Bern 1980; Geniş bilgi için Bkz. Fahri Kayadibi, İsviçre Eğitim Sistemi İçinde Türk Çocuklarının Eğitim Sorunları ve Çözüm Yolları (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi) İ. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, İst. 1991.
26 Walter Kurman, "Auslaenderbildung als Hilfe zur Integration in die Schweizerische Schule und Geselschaft", Erwachsenebildung für Auslaender (EKA), Bern 1986, s. 25.
27 Ezio Compacnoni, "Erziehung im Spannungsfeld von Pedagajik und Politik", Interkültüreller Unterricht, Berne et Lucerne 1987, s. 37.
28 Fahri Kayadibi, İsviçre'de Türk İşçilerinin Sosyal Sorunları Üzerine Bir İnceleme, (Doktora Tezi Çoğaltılmış nüsha), İ. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 1994, s. 142.
29 Bundesrat, Extremismus in der Schweiz, Bericht des Bundestrates Zum Extremismus in der Schweiz, (92. 033), Bern vom 16 Marz 1992.
30 Mustafa E. Erkal, İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, Ankara 1990, s. 74.
31 Erziehungsdrektion des Kantons Zürich, Kurse in Heimatlicher Sprache und Kultur, Kurse in Heimatlicher Sprache und Kultur, Zürich 1991, s. 4.
32 Fahri Kayadibi, a.g.e., s. 220.
33 Fahri Kayadibi, a.g.e., s. 175.
34 Kayadibi, a.g.e., s. 187-207.
35 Kayadibi, a.g.e., s. 222.
36 Geniş bilgi için bkz.: Fahri Kayadibi, İsviçre'de Türk İşçilerinin Sosyal Sorunları Üzerine Bir İnceleme, Basılmamış Doktora Tezi, İ. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 1994.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
7995 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın