• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihcemiyeti/
  • https://twitter.com/ttcemiyeti
TAVSİYE KİTAP
60.000'lik Tarihi Fotoğraf Arşivi
Makedonya ve Civar Bölgelerde Balkan Türkçesi / Prof. Dr. Victor A. Friedman

Türkçenin Balkan dilleri üzerindeki etkisi hakkındaki araştırmalar, Balkan dil bilimi alanıyla ilgili en öncelikli konulardan biridir (Miklosich 1884) ve Türkçenin Balkan dilleri üzerindeki etkisi hakkında pek çok çalışma olmasına karşın (bkz. Hazai ve Kappler 1999, Jas"ar-Nasteva 2001), aksi yöndeki etki üzerine yapılan çalışmalar daha azdır (Tietze 1957, Jas"ar-Nasteva 1957, Kakuk 1972, Ibrahimi 1982, Jusuf 1987, Teodosijevic' 1985, 1987, 1988, Johanson 1992, Matras 1990, 1996). Balkan Türkçesi lehçelerinin anlatımı (özellikle Bulgaristan'dan; Erimer 1970, Gülensoy 1981, Hasan 1987) genelde böylesi bir temas olgusunu ele almamıştır. Bu makalede, -uygun olan civar bölgelere atıflarla birlikte- Makedonya Cumhuriyeti'nin Türkçe lehçeleri Batı Rumeli Türkçesinin parçası olarak (Nemeth 1956; bundan sonra BRT) tasnif edilerek, temas edilen diller açısından ele alınmaktadır (BRT'nin kapsamlı bir kaynakçası için bkz. Hazai 1978: 115-22, Tryjarski 1976, 1990, aynı zamanda Asım 1976, Doerfer 1959, Eren 1968, Gülensoy 1993, Hafız 1976, Jas"ar-Nasteva 1971/72, Jusuf 1987, Pokrovskaja 1964, 1974, 1979, Schmaus 1968).

NATO'nun 1999 yılında Kosova'yı bombalamasından önce, eski Yugoslavya Türklerinin beşte dördü Makedonya'da yaşıyordu. (1994 sayımına göre Cumhuriyet'in %4'üne karşılık gelen 78.019 kişi). Bu rakam şimdi muhtemelen daha fazladır. Burada Güneydoğu Makedonya'nın 65 köyünde konuşulan Yörük lehçelerini (Nedkov 1986) konunun dışında bırakacağım. Bu lehçeler standart, Türkçeye çok yakındır ve bir bakıma Yörüklerin daha geç bir tarihte gelmiş olmalarından, dağ köylerinde bir ölçüde kendilerini soyutlamış olmalarından ve dışarıdan kimseyle evlenmemelerinden dolayı lehçeleri standart Türkçeden ciddî bir farklılık göstermez (Jas"ar-Nasteva 1986, Manevic' 1953­54). Yörük geleneği Makedonya'daki diğer Türk dili konuşanların Müslümanlaşmış ve dolayısıyla Türkleşmiş bir nüfus olduğunu ve bunun BRT'nin temas noktalarıyla ilişkilendirilebileceğini kabul eder (Palikrus"eva 1986).

Osmanlı dönemi boyunca Türkçe kentlerin, özellikle pazar yerlerinin, idarenin ve aynı zamanda bazı köylerin de diliydi. Türkçe yirminci yüzyıla kadar kentli halk arasındaki itibarını muhafaza etti. Hatta bugün bile Makedonya'da ve Kosova'da böyledir. Türkçe özellikle Batı Makedonya'da canlılığını sürdürmektedir ve onu hakim dil olmaktan çıkarıp hükmedilen dil yapan sosyo-linguistik değişime karşın, Balkan Türkçesinin ilişki alanı ortaya çıkmıştır.

Karmaşık sosyo-linguistik durum, kimin Türkçe lehçesinin Balkan Türkçesi olarak ele alınması gerektiği problemini ortaya koyar. 1994 Makedonya sayımında ana dilleri yanında 22.000'den fazla kişinin Türkçe bildiğinin belirtilmesi, Makedon dili ve İngilizceden sonra Türkçeyi en yaygın dil yapmaktadır. Kosova ve Makedonya'daki Arnavutların ve Romların çoğunluğu Müslümandır ve birçok kişi Türkçe konuşur. Aroman ve Megleno-Romen dili konuşan Makedonya Müslümanlarının hemen hemen tamamı Türkiye'ye göç etmiştir, ancak Hıristiyan Ulahlar Türklerin sayıca çok olduğu bölgelerde (Güneybatı ve Güneydoğu Makedonya'da) yoğun olarak bulunmaktadırlar. Eski kent ailelerinden gelenler genelde dinleri ya da etnik kökenleri ne olursa olsun Türkçe konuşurlar. Türk olmayanların konuştuğu şekliyle Balkan Türkçesi hiç kuşku yok ki bölgesel Türkçe'yi etkilemiştir (krş. Hazai 1963).


Nemeth'in (1956) Balkan Türkçesini Batı ve Doğu Rumeli lehçeleri olarak ayırdığı klâsik gruplandırması, kabaca doğu ve batı Bulgar lehçelerini ayıran çizgiye karşılık gelmektedir (Hazai 1961). Bundan dolayı (Yörük köyleri hariç) bütün Makedonya, -Kosova ve Arnavutluk da dahil olmak üzere- BR Türkçesi kullanmaktadır.

Aşağıdaki sıralamada Nemeth'in sekiz temel Batı Rumeli Lehçesi özelliği, Doerfer (1959) tarafından özetlendiği haliyle yer almakta ve ek olarak başka çalışmalarda öne sürülmüş iki özellik daha ifade edilmektedir (Nemeth 1961: 22, Schmaus 1968, Ibrahimi 1982):

1. Kelime sonunda yer alan ı, u, ü > i olur: kutu, subaşı, köprü > kuti, subaşi, küpri

2. -mişli geçmiş zaman eki hiç değişikliğe uğramaz: almiş, olmiş, ülmişs

3. Ekin ilk ünlüden sonraki ünlülerde ve kapalı son hecedeki i > ı olur: evimin > evımın

4. Birçok kelimede ö > o ve ü > u olur: böyle, üç > boyle, uç

5. Pes sesli uyumu olan son eklerde (e/a), iki şekilden biri genelleştirilir: yemişlar, alırse

6. Yaklaşık kırk kadar kelimede ö-> ü olur: küpri

7. Osmanlıcadaki g muhafaza edilmiştir: agaç

8. -yor'dan ziyade tedrici -y kullanılır: yapay, alaysın. (Nemeth tedrici -y'nin -yor'dan geliştiğini düşünmektedir, ancak Doerfer bunun eski Osmanlıcanın muhafaza edilmesiyle açıklanabileceği görüşündedir).

9. /k/ve/g/harflerinin karşısındaki harfler muhtemel bir dokuzuncu özellik olarak palatal (damaksı sessiz) affricatelere (f, v, s, z gibi sızıcı sesi çıkaran bir harfle başlayan ve biten kelime, ç. n.) ya da duraklara dönüşür: iki gece > ik'i g'eg'e (Makedonya) ya da içi cece (Kosova)

10. Özellikle kelime başındaki/h/ünsüzü düşer: hoca > oca. Aynı şekilde bu ses özelliği kelime ortasında ve sonunda da görülür: daha > daa, tahta > ta-ta, sabah > saba

Nemeth tasnifini takip eden değişiklikler, Goce DelCev'i (Nevrekob) Doğu ile Batı arasında bir geçiş olarak tanımlayan Hazai (1964) tarafından öne sürülmüştür. Mollova (1970) ünlü harfler arasındaki/g/'nin muhafazasının (agaç > aaç, a-ç), izini bir hat üzerinde sürer. Bu hat, Tuna üstündeki Dolni CibaYdan Samokov'a kadar uzanan, önce güneybatı yönünde Blagoevgrad'ın (Cuma-ı Bâlâ) kuzeyine ve Kocani'nin güneyine, neredeyse Stip'e doğru ilerleyen, sonra da güneybatıya dönerek Radovis'in güneyine ve tekrar güneybatıya ilerleyerek Prespa Gölü'ne doğru hareket eden bir hattır.

Ne var ki, Hazai ve Mollova, başka BR Türkçesi lehçeleri üzerine çalışmalar kaleme alırken, Jasar-Nasteva (1970), Katona (1969), Kakuk (1972), Jusuf (1987) gibi araştırmacılar henüz ortaya çıkmamıştı. Jusuf (1987: 14-16) beş Kosova grubu ayrımını yapar; Prizren-Mamus, Priştina-Janjevo,

Mitrovica-Vucitrn, Peç, Gnjilane-Novobrdo-Dobric'ane (bkz. Hafız 1985, Hasan 1987), Tryjarski (1976, 1990). Balkan Türkçesi lehçelerinin gözden geçirilmiş bir değerlendirmesine gerek olduğunu dile getirir ve farklı zamanlarda farklı araştırmaların yapılmış olmasının ek bir problem olarak ortaya çıktığını ileri sürer. Diğer araştırmalar Priştina Üniversitesi'nde yapılmış ve basılmamış tezlerden oluşmaktadır. Çevren (Kosova), Sesler, Sevinç (Macedonya) gibi dergiler lehçeler için malzeme ve tarifler içerir. Üsküp gazetesi Birlik ara sıra Üsküp, Gostivar ya da Prizren lehçelerinde mizahî yazılar yayımlar.

Nemeth'in (1961) ve onun kullandığı bir kaç çalışmanın dışında Arnavutluk Türk lehçeleri hakkında hemen hiç malzeme yoktur. Nemeth'in zikrettiği kentlere-Tirane, Kruje (Akçahisar), Korçe, Elbasan, Leş, Pogradec (Istarova) ve İşkodra-ek olarak Durres, Saranda, Fier ve Elbasan'da da Türkler yaşamaktadır (krş. Nemeth 1961: 9). Ancak bu azınlıkların resmî bir statüsü olmadığı için lehçeleri hakkında hiçbir araştırma yoktur.

Arnavutçadaki Türk fonolojisine ve az miktardaki mevcut veriye dayanarak bu lehçeler BRT grubuna girmektedir.

Muhtemel temas olgusuyla bağlantılı olarak yapılabilecek dört genelleme mevcuttur: Ünlü harfin kaynaması, tiz ünlü harfin kaynaması, öncül geniş seslinin düşmesi ya da kaynaması, palatal (damaksı) harflerin damaksıl hale gelmesi ve/h/'nin düşmesi.

Nemeth'in belirlediği ilk özellik olan bütün son tiz ünlülerin/i/'ye dönüşmesi hali, Makedonya dilinde/ü/harfinin olmaması, buna karşın /u/ ve /ı/ ünlüsüne en yakın ünlü olan "schwa"nın yalın tekil bitişlerden hariç tutulması durumuyla ilişkilendirilebilir. Arnavutçada/ü/ünlüsüne benzer sesler yokken, yapısı gereği/ü/,/u/ya vurgulu schwa harfi de belirtisiz isim sonlarında yer alamazlar. Bunun istisnası, nazal seslilerden oluşan Geg kelimelerine karşılık gelen birkaç Tosk tek hecelisidir. Bu nedenle Kuzeydoğu Anadolu'da görülen türden bir eğilim güçlenmiş olabilir (aşağıya bakınız).

Konuyla ilgili bir olgu da, i/ı zıtlığının (Nemeth'in ikinci maddesi) şartlı olarak dengelenmesidir. Kakuk (1972), Katona (1969) ve Jasar-Nasteva (1969), Nemeth'in tanımının, Batı Makedonya'daki duruma tam olarak karşılık gelmediğini ifade ederler. Kakuk (1972) kök ilk ünlüsü ve son ünlüsü için uygun olan beş muhtemel tiz dar ünlü örneği tasvir eder: tiz art damak dar, orta-dar, öncül orta-dar-hem kapalı hem de kapalı-kısa-ve tiz öncül dar, örneğin gelır/çarır ~ geler/çarer ~ geler/çarer ~ geler/çarer ~ gelir/çarir. Balkan dillerinin hiçbirinin, Epir'de, Tesalya'da ve doğu Makedonya'da konuşulan güney Ulah lehçesi dışında, fonolojik envanterinde tiz art damak dar ünlü yoktur. Arnavut, kuzey Ulah, ve çoğunluk Makedonya ve Güney Sırbistan lehçelerinin hepsinde, farklılıklar göstermekle birlikte, bir çeşit bulunur. Üsküp'teki Makedonlar ve Türklerde, schwa'dan daha tiz ve daha art damakta, [i,-]'ye yaklaşan bir ünlü vardır. Korça Tosk Arnavut lehçesindeki vurgulu "schwa"da pes, öncül, açık ve [â]'ya yaklaşan bir uygulama vardır. Dahası, orta-batı ve güneybatı uçlarında konuşulan Makedon lehçelerinde ve Debar bölgesi Makedoncasında, (ama bizzat Debar bölgesi değil), "schwa" yoktur (Friedman 1993b). Katona'ya (1969) göre tiz, art damak, dar ünlü, bazı BRT lehçelerinde yoktur, ancak Kakuk'da (1972) bunun tam aksi bir veri bulunmaktadır. Her şekilde, /ö/gibi, Türkçe /ı/, sistematik olarak, temas halinde bulunduğu diğer Balkan dilleriyle karşı karşıya kırılgan bir konumda bulunmaktadır. Kuzeydoğu Anadolu'da da durum böyledir (aşağıya bakınız).

/ö/'nün ve bazen de /ü/'nün düşmesi, Balkan dillerinin hiçbirinde (Arnavutluk'un Kuzey Geg lehçeleri hariç) /ö/ harfinin olmaması ve sadece Arnavutça ve ondan etkilenen birkaç başka dilin lehçelerinde /ü/ ünlüsünün olması gerçeği ile ilişkilendirilebilir. Farklı Balkan lehçelerinde bu seslerin nasıl ortadan kalktığına dair dikkate değer farklı şekiller vardır: Örneğin Üsküp'te öyle, şöyle > ü-le, şü-le, Ohrid ve Resen'de oyle, şule, Prizren'de dört > dert, Ohrid, Üsküp ve Gostivar'da dort, (Ago 1987, Kakuk 1972, Hazai 1959/60, Katona 1969, Jasar-Nasteva 1970, Jusuf 1987). Jas"ar-Nasteva (1969), Gostivar Türkçe ses sisteminin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili noktayı açıkça ortaya koyar. İbrahimi'nin (1982) gözlemlerine göre Makedonya Müslümanlarında sadece/u/ünlüsü varken, Türkçe konuşan Arnavutlar /ü/ ünlüsünü kullanmaktadırlar.

/h/ ünsüzünün düşmesi olayı ise yerel Slav ve Arnavut lehçelerinde de görülür. Özellikle kelime başında ve ünlüler arasında, örneğin Batı Rumeli Türkçesindeki hoca > oca, Makedon dilinde hodi (gidiyor) > odi, Arnavutçadaki huti (baykuş) > uti; BR Türkçesi'ndeki daha > daa, Makedonca snaha (gelin) > snaa. Ancak bu dillerdekinden farklı olarak BRT'nde/h/sonda ve ünsüzlerden önce/f/'ye dönüşmez. Örneğin Makedonca beh (Ben... idim) > bef, tahta > tafta, Arnavutça şoh (görüyorum) > şof, ancak BR Türkçesinde sabah > saba, tahta > ta-ta. Nemeth (1956: 21) /h/'nin düşmesinin, Türkçe konuşulan bölgenin büyük bir kısmında ortaya çıkan son derece karmaşık bir olgu olduğuna dikkat çeker. Ancak bu olgu, özellikle temas dillerinin /h/ harfini ses sistemlerinden çıkardıkları Makedonya ve Kosova'da BR Türkçesinin karakteristik özelliğidir (Kowalski 1926, Boretzky 1975: 153-4, 164-6, Zekeriya 1971: 36, 56, Eren 1968).

Ön damak ünlülerinden önceki /k/ve/g/'nin palatal hale gelmesi ve özellikle yerel BR Türkçesi ve Slav ve Arnavut lehçelerindeki söyleyiş/telâffuz benzerliği, muhtemelen temas halinde olduğu dillerden etkilendi. Ön damak ünlüsünden önceki palatal ve damaksıl arasındaki zıtlığın en büyük ölçüde dengelendiği nokta, tam olarak aynı dengelenmenin Slavca ve Arnavutçada meydana çıktığı görülür. Meselâ Kosova ve Prilep dahası, BR Türkçesi lehçelerindeki palatalların niteliği Türkçe dışındaki temas dillerindekiyle aynıdır. Ön damak ünlülerinden önceki damaksılların otomatik olarak palatal hale gelmesi, standart Türkçenin özelliklerindendir.

Ancak palatal hale gelmiş damaksılların palato-velar'a (k', g'), palatal affricatelere (ç/c, dz,) veya palatal duraklara (t, d) geçişi, aynı zamanda Kuzeydoğu Anadolu Türkçesinin de bir özelliği olarak, Balkan Yarımadasındaki (Nemeth 1961) BR Türkçesinin karakteristik özelliğidir. Hafız (1985), İbrahimi (1982), Jasar Nasteva (1969) ve Jusuf (1978), hepsi bunu BRT'nin kendisine özgü bir özelliği olarak tanımlar (krş. Asım 1976, Kakuk 1972, Katona 1969, Zajaczkowski 1968).

Ön damak geniş ünlülerin düşmesi, tiz ünlülerin (özellikle tiz art damak dar) dengelenmesi ve ön damak ünlülerinden önceki damaksılların palatal hale gelmesi (aynı zamanda ünlü uyumundaki özellikler) hepsi Kuzeydoğu Anadolu'da görülmektedir (Brendemoen 1984, 1989, 1992, 1996; Boeschoeten 1991; aynı zamanda krş. Johanson 1978/79, 1992: 227). Bu, paralel bir gelişme ya da BR Türkçesi için Kuzeydoğu Anadolu kökeninden dolayı ortak bir yenilik mirasına karşılık, her biri kendi temas ortamlarında birbirine yaklaşma meselesini ortaya koymaktadır. Nemeth (1961) BR Türkçesi lehçelerinin Kuzeydoğu Anadolu kökenli olma ihtimalini öne sürer. BR Türkçesi lehçelerinin Yörük geleneği ile iç içe geçmiş İslâmlaşmış nüfus tarafından konuşulması, paralel gelişimin benzerlikler için bir açıklama olabileceği fikrini ortaya koyar.

BR Türkçesindeki tartışmasız bir temas olgusu da, uygun temas dillerinin ve lehçelerinin tümünde görülen /s/ (ts) sesidir. Yalnızca yabancı kelimelerde değil, aynı zamanda soneklerde de yer alır. lonats 'bardak', tsapo 'keçi', dayitsa 'teyze' < dayı, okuydzltsa (=okuyucu) 'birini düğüne davet eden kadın' (Jas"ar-Nasteva 1970)./g, v, z/harflerinin seslendirilişi, örneğin yüz için yus (Jusuf 1987:73) hem Makedon hem de yerel Arnavut dilinde (Sırpçada değil) bulunmaktadır.

İbrahimi'ye (1982) göre ön damak bir ünlüden sonra gelen açık bir /l/'nin velar hale getirilmesi, bir durak ya da ünsüz harften önce geliyorsa, örneğin bülbül yerine [bü-bü-]'deki gibi, Müslüman Makedon Türkçesiyle bağlantılıdır (örneğin [bu-bu-]deki gibi). Bu, Makedon Türkçesi [bü-bül] ve Kosova Türkçesine, [bülbül], karşıt bir durumdur. Makedon ve Arnavut dillerinde, açık /l/ ile velar/l/arasında ses bakımından bir zıtlık olmasına karşın, bu zıtlığın Makedoncada son derece az bir işlevi vardır ve çoğunlukla iki ses tamamlayıcı bir düzen içindedir. (Yalnızca /l/ nadiren bir sessizden, geri sesliden önce veya kelime sonunda yer alır). Arnavutçada, ne var ki, iki ses her ortamda birbirine zıttır. Makedonya'daki BR Türkçesinde ise eğilim /l/ harfinin Türkçenin yayılma kurallarından ziyade Makedoncaya uygun olması yönündedir. Buna karşın Arnavutçanın hakim temas dili olduğu Kosova'da ise durum böyle değildir.

Jas"ar-Nasteva (1969) ve Jusuf (1988: 67-68) tarafından aktarılan bir diğer olgu, temasın bir sonucu olarak, ikililerin düşmesi (elli > eli) ve ilk harf kümesinin (spanak ve ıspanak gibi) gözardı edilmesidir.

Morfofonolojide, sesli uyumunun yokluğu temasın yol açtığı bir olgu olabilir, ancak kanıtlar muğlaktır. Temas dillerinde ünlü uyumunun yokluğu belirli bir ekin genelleştirilmesini veya öncül/geri uyumunun, dudaksı/dudaksı olmayan uyumunun bozulmasını etkilemiş olabilir. Öte yandan bu özelliklerin bazıları yenilik getiren lehçelerle temas olmamasından dolayı muhafaza edilmiş çok eski kelimeler olabilir. Tekrar söylemek gerekirse, Kuzeydoğu Anadolu ile olan benzerlik, paralel arkaizm, gelişimde paralellik veya günümüzdeki bağlantı meselesini gündeme getirmektedir (Johanson 1978/79, 1992: 223, Brendemoen 1992, Boeschoeten 1991).

Kelime değişimleri için, hitapta kullanılan -o soneki, örneğin babo ya da abo gibi (Bayram 1985), ödünç alınmış bir ek olarak ele alınabilir. Ancak örnekler belirli birkaç sözlük maddesiyle sınırlıdır ve ödünç alınmış ifadeler olarak ele alınabilir. Tedrici -y eki bir temas olgusu olmadığı gibi, BR Türkçesi lehçelerinin tamamının karakteristik bir özelliği de değildir (Jas"ar-Nasteva 1970, Kakuk 1972, Mollova 1962).

Türevsel morfoloji birkaç ödünç alma durumu göstermektedir: Özellikle dişil isimlerin Slav belirleyicileri (-ka,-itsa) ve küçültme ekleri (-çe); örneğin baldıska (baldız), dayitsa (dayı) (Jas"ar-Nasteva 1970), küçültme eki insançe (Kakuk 1972), Memetçe (Mollova 1968: 119). Arnavutça'nın bu morfolojiye bir katkısı yok gibi görünmektedir, belki de bu tür belirleyiciler daha incelikli olduğundan (­e,-e dişil belirleyicileri), fonolojik olarak yabancı olduğundan (-th küçültme eki), ya da bizzat Slavcadan (-ke/-ka küçültme eki) alınmış olduğundan böyledir.

Türkçe dışındaki Balkan dillerindeki en verimli üç Türkçe son ek mutatis mutandis, -ci ,-li, ve -lik (Friedman 1996) aynı zamanda, BR Türkçesinde, temasın bir sonucu olarak standart Türkçede olduğundan daha verimlidir: Örneğin akşamlık, Sırpçada akşamluk buna karşın standart Türkçede akşam yemeği, devletçi'ye karşılık devlet adamı (krş. Teodosijevic' 1985, 1987, 1988, aynı zamanda Mollova 1968: 118).

Morfosentatik bakımından BRT'nin en dikkat çekici temas kökü özellikleri, yönelme/kalma durumu karışması, işaret zamiri ile isimler arasındaki sayı uyumu ve tamlayan-tamlanan halinin tersine çevrilmesidir.

Makedon ve Arnavut dillerinde, 'bir yöne doğru hareket' ve 'konum' ifadelerinin anlamı, aynı edatlara yüklenmiştir. Örneğin Makedonca z"ivee/odi vo Skopje, Arnavutça banon/shkon ne Shkup 'Üsküp'te yaşıyor'/'Üsküp'e gidiyor'. Sırpça yönelme durumu ve kalma durumu örnekleri de karışıktır. Kakuk (1972) ara sıra kalma durumu için yönelme durumu örnekleri aktarmış olsa da, genellikle Örnek 1'de görüleceği gibi BRT'de genelleştirilen durum kalma durumundaki için geçerlidir:

(1) Üsçüp'te cidam (=Üsküb'e gidelim) (Jusuf 1987: 89)

Temas dillerinde, uygun edatların asıl anlamları lokatifti, ve bu durum Türkçe lokatifteki örneğin son ekinin aynı fonolojik CV yapısına sahip olduğu gerçeğiyle birleştirildi. Bu arada, ona karşılık gelen edatlar, genelleme için, durumun seçimine katkıda bulunmuş olabilir.

Makedonya ve Kosova'daki Türk okulları için hazırlanmış okul kitaplarındaki BRT'de ortaya konmuş, ancak henüz açıkça tanınmamış bir olgu da, bu çocuklar yerine bunlar çocuklar örneğindeki gibi, tamlayan konumundaki çoğul isimlere konulan çoğul son eklerin kullanımıdır (Yusuf 1971: 47). Tıpkı tamlayanın da, ismin de çoğul biçiminin morfolojik belirleyenlerini taşıdığı, aynı anlamdaki Makedonca ovie deca, Arnavutça keta femije modelinde olduğu gibi. Makedonya ve Kosova'daki Türk çocuklarına bu birleştirmenin "yanlış" olduğunun söylenmesi, bu yanlışın yapıldığını gösteriyor.

Aidiyet bildiren izafet yapısı içindeki tamlayan ile tamlananın yer değiştirmesi, standart Türkçeye uymamakla birlikte, Hint-Avrupa temas dillerini model almasıyla açıklanabilir. Familiasi adamen (Katona 1969: 165), babasi Alinin (Ibrahimi 1982) (adamın familiası, Ali'nin babası). Arnavutça familje i njeriut, babai i Aliut, Makedonca familijata na Covekot, tatko mu na Ali (Makedon ve Bulgar dilleri aynı zamanda tamlanan-tamlayan sıralamasına da olanak sağlamaktadır ki bu Slavcada pek rastlanılmayan bir durumdur: na Ali tatko mu).

Ses bilgisi morfolojisine göre temas olgusu, isim-fiiller söz konusu olduğunda belirsiz formları ortadan kaldırma eğilimi gösterir ve bitiştirmeden analitikliğe doğru bir hareket sergiler. Her iki eğilim de BRT yapılarından açıkça kopyalanmış olan Hint-Avrupa Balkan dillerinin bir karakteristiğidir. Bu eğilimler, mastar yerine dilek-istek kipini veya şart kipini kullanarak, soru ya da olumsuzluk eklerinin yerine kelime ya da ifadeler kullanarak, ve çekilmiş fiil formları ve bağlaçlarla sıfat-fiil yapılarını yer değiştirerek gerçekleştirilir.

Matras (1990, 1996) Makedon BRT'deki dilek kipinin mastar cümleciği ile yer değiştirmesinin kökenini ve önemini inceler. Bu, genelde BRT'de gerçekliği tasdik edilmiş bir olgudur (Mollova 1968, Jas"ar-Nasteva 1970, Eckmann 1962, Kakuk 1960, 1972, Nemeth 1965: 97,109). Aynı zamanda Batı Rumeli Türkçesi ve Gagavuz dilinde de görülür (Mollova 1962, Guzev 1962, Mollov ve Mollova 1966, Gajdarz"i 1973, Pokrovskaja 1964: 210, 1979). Dolaylı emir kipinin ve amaç cümleciklerinin ifade edilmesi için dilek-istek kipi veya üçüncü tekil emir kipinin kullanılması başka Türk dillerinde ve lehçelerinde de karşımıza çıkıyor (Kakuk 1960, Mollov ve Mollova 1966). Ancak Balkan Türkçesinde çok daha yaygın ve çok daha sık olarak kullanılması, Türkçe dışı Balkan dillerinin etkisini göstermesi bakımından önemlidir. Yaygın Türkçe kullanımı, da ve te kelimecikleri kullanan ve her biri kendi dillerinde dilek, istek ve şart durumlarında görev yapabilen Makedonca ve Arnavutçadaki ikincil cümleciklerden kopyalanmış görünmektedir (bkz. Friedman 1985). Gereklilik ifadesi taşıyan aşağıdaki örnekler tipik olarak BRT kullanımını yansıtır ve beraberlerinde Makedonca ve Arnavutça karşılıkları da verilmiştir.

(2) Lâzım gideyim (Zekeriya 1978:.38) Treba da odam/Duhet te shkoj

(3) O köylerde lâzım büyük agitatsiya yapılsın (Jas"ar-Nasteva 1957: 149) vo tie sela treba da se napravi golema agitatsija/ne keta fshatra duhet te behet agjitacion i madh 4 ve 5 numaralı örnekler dilek kipine örnek verirken, 6. örnek çeşitli fiil çekimlerinin arkasından gelen şart kipini gösterir. Bu çekimli fiiller standart Türkçede mastar cümleciği alırken, Makedon ve Arnavut dillerinde da/te cümleciği alır.

(4) Çocok celdi ekmek alsın (Jusuf 1987: 132) 'Çocuk ekmek almaya geldi'

(5) Başlayacam çalışam (Zekeriya 1976:.7) 'Çalışmaya başlayacağım'

(6) Başladi yalan söylesa (Kakuk 1972: 246) 'Yalan söylemeye başladı'

7 ve 8. örnekler Slavca şablonları temsil eder. 7 numaralı örnekte Türkçe soru-ihtimal ifadesi, standart Türkçedeki karşılığıyla, yani Slavca "mümkün mü?" anlamındaki moz"e li modeline dayanan olur mu cümlesiyle yer değiştirmiştir. Örnek 8'de ise da-(dilek kipi) eki ve olumsuzluk ekiyle birlikte oluşturulan Makedonca gelecek zaman olumsuzu, BR Türkçesinde ona karşılık gelen bir yapı tarafından aynen kullanılmıştır.

(7) Olor mi sizde celam (Yusuf 1977: 67)=Size gelebilir miyiz/Moz"e li kaj vas da dojdeme '

(8) Yoktur bizimle gelesin (Zekeriya 1976:10) =Bizimle gelmeyeceksin/Nema so nas da odis"

BR Türkçesinde çeşitli bağlaçların ödünç alınması ve kopyalanması edat yapılarının azalması ya da bertaraf edilmesi sonucunu doğurur. İlişkilendiren veya düzenleyen bağlaçların söz dizimsel olarak kopyalanması, aynı zamanda Matras (1996) tarafından da tartışılan bir konudur (ayrıca bkz. Johanson 1975). Özellikle 'ne' kelimesinin, Makedoncadaki s"to kelimesini model alarak, bir bağlayıcı olarak kullanımı dikkat çekicidir. Örnek 9 ve 10'da bu durum gösterilmektedir:

(9) çocoklar yemişlar pogaçay em oumay ne cetırdım (Jusuf 1987: 108).Çocuklar getirdiğim poğaçayı ve elmayı yemişler.
(10) Cetır o çitabi ne verdım sana (Sana verdiğim kitabı getir) (Yusuf 1977: 65).

Ne zaman ifadesinin Makedonca koga ve Arnavutça kur kelimeleriden olduğu gibi, hem bir bağlaç hem de soru ifadesi biçiminde kullanımı, sıfat-fiil yapılarını ortadan kaldırmaya yarar (Kakuk 1972, Nemeth 1965: 110, Mollov ve Mollova 1966):

(11) Ne zaman gittik sinemaya (Zekeriya 1976: 10-2) 'Ne zaman ki sinemaya gittik.'

Özellikle niçin kelimesi, soru ifadesi olarak kullanıldığı gibi, günlük Makedonca zos"to/zas"to, Arnavutça pse taklit edilerek, 'çünkü' anlamında da kullanılmaktadır.

(12) Sıkılmış, niçin padişadan bir ay mektup yogimiş (Kakuk 1972: 261) 'Padişahtan bir ay boyunca mektup alamadığı için endişelenmiş.'

Taklit yoluyla kullanım örneklerine ek olarak, Arnavutçadaki se (ki, için) ve Slavcadaki a (ve/fakat) gibi ödünç alınmış bağlaçların kullanımına birkaç örnek verelim (karş. Matras 1996):

(13) Bu cece celemem se çok var isım (Yusuf 1977: 67) Bu gece gelemem çünkü çok işim var'

(14) Bu adamın karisi ülmiş a çocogi ufak kalmiş 'Bu adamın karısı ölmüş ve küçük çocuğu kalmış'

Johanson (1975) ve Matras (1996) burada aynen alınarak kullanılan yapıların hakiki bir hypotaxis (adılların bağlaçlarla olan ilişkisi) temsil edip etmeyeceği sorusunu ve ödünç alınmış bağlaçları kullanmak için anlatım motivasyonları meselesini ortaya atarlar. Bu örnekler BR Türkçesi kelime türetme sistemindeki basitleştirmeleri temsil etmektedir ki bu, mastar halindeki fiillerle oluşturulmuş yapılar lehine, sıfat-fiil formlarının dışarıda bırakılmasıyla gerçekleştirilmektedir ve temas halinde olduğu Balkan diline onu daha da yaklaştırmaktadır.

BR Türkçesi kelime sıralaması da aynı zamanda temastan etkilenmiştir. Günlük standart Türkçe büyük ölçüde kelime sıralamasında yazı dilinde olduğundan daha fazla çeşitliliğe imkan tanırken, BR Türkçesi standart Türkçede belirlenmiş olan kelime sırasını belirlememiştir. Bu da (belirlenmiş kelime sırası konusunda ciddî bir özgürlük sunan) Hint-Avrupa temas dillerinin etkisiyle olmuştur. Örneğin standart Türkçe açısından Erol'dur iyi öğrenci cümlesinde dil bilgisi bakımından yanlışlık yoktur (Zekeriya 1976: 7). Belirlenmemiş BR Türkçesinde bu cümlenin İngilizce karşılığı 'Erol is a good student' olacaktır (Makedonca Erol e dobar uc"enik). Oysa standart Türkçede bu ifade daha ziyade, 'İyi öğrenci olan Erol'dur' anlamına gelmektedir. Bu nedenle BR Türkçesinde fiil, standart Türkçede olduğundan daha fazla cümlenin başında ya da başka bazı kesin olmayan konumlarda bulunur (Jusuf 1988: 132, Jas"ar-Nasteva 1970, Katona 1969, ayrıca Doğu Rumeli Türkçesi için Mollov ve Mollova 1966 ve Gagavuz dili için Doerfer 1959, Pokrovskaja 1979). Aşağıdaki örnekler Slav ve Arnavut dili etkisi altındaki BRT'nin tipik kelime sıralamasını gösterir (Başka örnekler için bkz. Teodosijevic' 1985):

(15) Babasi Ali'nin her gün gider pazara alsin alma. (Ibrahimi 1982: 53) 'Ali'nin babası her gün pazara elma almaya gider'

(16) Açan idin Ohri'de (Zekeriya ve Bugariç 1976:.14) 'Ohri'de neredeydin?'

(17) Oynadilar çoceklar bütün cün sokakta (Jusuf 1987: 132)

BRT kelime hazinesi temas dillerinden çok yoğun bir biçimde etkilenmiştir (Jas"ar-Nasteva 1957, 1970). Sosyo-lingüistik durum göz önüne alındığında bu durum normaldir. Bulgaristan'da hükümet daha da ileri giderek, yerel Türk lehçelerindeki Bulgarca kelimelerin sayısını arttırmak için 'yasak' Türkçe kelimeler ve onların 'doğru' Bulgarca karşılıklarını yayımlamıştır (bkz Rudin ve Eminov 1993). 1980'li yıllarda azınlıklarla ilgili dil politikaları genel olarak komşularına göre daha iyi durumda olan Makedonya, sınırları dahilindeki Türkçe ve Arnavutça yer isimlerinin yazılı basında kullanımına müdahale etmiş, örneğin Türkçe ve Arnavutça Manastır'a karşılık Makedonca Bitola'da ısrar etmiştir (Friedman 1993a).

Makedonay'nın BR Türkçesi lehçelerinde her temas durumuna açık olmayan ve çevrelerine oranla daha kendine özgü olan kelime olguları mevcuttur. Yeni kelimeler türetme konusunda BR Türkçesi yazılı basını bazen kraldan çok kralcı olabilmektedir. Yeni türetilmiş bir kelime Türkiye'de itibar görmezken, BR Türkçesi yazılı basınında yer bulabilmektedir. Standart Türkçede Arapçadan alınan şey kelimesine karşılık BR Türkçesinde nen kelimesinin kullanılması gibi (Teodosijevic' 1987: 187). Belli bir konuya özgü gündelik BR Türkçesinin kelime hazinesi ile ilgili bir özelliği, temas dili tarafından ödünç alınan ve daha sonra değiştirilen kelimelerin tekrar ödünç alınmasıdır. Bu nedenle Makedon ve Arnavut dillerinin "Türkçülüğü" BRT'de, yeniden ödünç alındığında, temas unsurları olur:

(18) piper = biber (Zekeriya 1976:.17, krş. Caferoğlu 1959: 250)

(19) demirliya = demirli (Bayram 1985)

BRT'nin özellikleri, dil temasındaki etkileri, işleyişi ve ideolojisi bakımından birçok ilgi çekici soru ortaya koyar. Fonolojik açıdan en dikkate değer olgu, temas dillerinde temsil edilmeyen sessiz ve seslilerin dışarıda bırakılmasıdır. Örneğin/ö/ve/h/, tiz geri dar/i,-/'nin daha merkezî bir noktaya, ya da değiştirilmiş bir konuma gitmesi ve dental affricate olan/c/'nin çıkışı. Ön damak ünlülerinden önce velar harflerin palatal hale getirilmesi ve palatal affricatelerle kaynaşması, aynı zamanda temas dillerindeki süreçle paralellikler gösterir. Tıpkı ikililerin bertaraf edilmesi ve /l/'nin ele alınışı gibi sessel süreçlerde olduğu gibi. BR Türkçesi lehçelerinin fonolojik envanteri, temas halinde oldukları Türkçe dışı lehçelerinkine oldukça benzer.

Morfonoloji açısından, sesli uyumu sistemindeki karışıklık, muhtemelen eski kelimelerin yanında, aynı zamanda temas edilen dildeki sesli uyumu noksanlığını da yansıtır (Genellikle lokatif yönünde olmak üzere). Datif ve lokatif karışıklığın, Türkçe kelime türetme şeffaflığının temasa açık olmadığı iddiasına karşı ilginç bir örnek olmasına rağmen (krş. Johanson 1992: 231), BR Türkçesindeki kelime değişimleri etkilenmeden kalmıştır. Ne var ki kelime ve türeve ilişkin olarak ele alınabilecek olan bu durum ve hitap ifadesi, bütün olarak BR Türkçesi kelime değişim sisteminin ciddî biçimde direnç gösterdiğini kanıtlıyor (Çekimli fiil cümleciğinin çekimsiz cümlecikle yer değiştirmesi de kelime değişimini etkilemektedir. Ancak şimdiye kadar sadece kelime değişiminden söz dizimine doğru bazı bilgi türlerini nakletmek için bir değişim meydana geldi). Canlı varlıklar için kullanılan dişil belirleyicilerin ödünç alınması örneğinde olduğu gibi, temas dillerinin farklılık gösterdiği yerlerde ya da küçültme belirleyicileri örneğinde olduğu gibi, özellikle dikkat çekici oldukları yerlerde, türetme sisteminin kesinlikle etkilendiği bir gerçektir. Temas edilen dillerde verimli olan doğal eklerin, ödünç alındıktan sonra verimliliklerinin abartılmış olması da dikkat çeken bir durumdur.

Standart Türkçe ve Balkan dillerinin en çarpıcı farklılıklarının göründüğü söz dizimi sahası, BR Türkçesinin güçlü uyum sağlama eğilimini göstermektedir. İsim cümlelerinde, datif ile lokatif işlevlerini karıştırma, tamlayan uyumunun şablonunu kopyalama, ve tamlanan-tamlayan kelime sırasını kullanma eğilimi vardır. Fiil cümlesinde ise eğilim, çekimli (dilek/istek ya da şart) formlarla mastarları ve analitik bağlaçlarla sıfat-fiilleri değiştirme yönündedir. Soru ve olumsuzluk formunun yerini bile bazen Slav modellere dayalı kelimeler alabilmektedir. Cümledeki kelime düzenine bakıldığında BR Türkçesinde kuvvetli bir temasın etkileri görülmektedir.

Fonolojik sistemi etkilemiş olan yabancı kelimeler ve kopyalama yoluyla kullanım (calque) dışında, kelime hazinesi ele alındığında, şimdi standartlaşma merkezlerinin uzağında ve etki altında olan, ama bir zamanlar hakim dil olan BR Türkçesinin durumuna özgü olgular mevcuttur. Yabancı bir kelimeyi ödünç alan bir dilden, o kelimenin ödünç alındığı şekliyle yeniden ödünç alınması olgusu, hakimiyet ilişkilerinde bir değişimi yansıtır. Benzer şekilde eskiden gündelik hayattan devlet idaresine kadar her alanda her çeşit Slavca ifadenin kaynağı Türkçe iken, şimdi durum tam tersine dönmüştür. Slavca (ve sayısal üstünlüğün olduğu bölgelerde Arnavutça) BR Türkçesine pek çok ödünç kelime veren bir kaynak işleri görmektedir.

Bu durum, Arnavut etkisi karşısında Slavca meselesini ve BR Türkçesinin sosyo-lingüistik konumu meselesini gündeme getirmektedir.

Özellikle Batı Makedonya'da Arnavutça ile Makedonca arasında amansız bir rekabet sürmektedir ki, bu yüzyılın başında biri çoktan kendini ispat etmiştir (Selis"c"ev 1931: 11-12). Pek çok durumda dillerden herhangi biri temas olgusunun kaynağı olabilmekte ve asıl kökü birine atfedilmesi ısrar edilmekte, ideolojik renkler olabilmektedir.

Dahası Türkçenin başka dilleri konuşanlar tarafından sık sık benimsendiği gerçeği, BR Türkçesinin yeni bir kelime hazinesi edinmiş bir Balkan dili olarak değerlendirilebileciği yönündeki sorunu gündeme getirmektedir.

Ago, A. 1987. İsveç'te çalışmakta olan Makedonya'nın Resne Bölgesinden Türk İşçi Ailerinin Konuşma Dilindeki Değişmeler. Beşinci Milletler Arası Türkoloji Kongresi: Tebliğler 1. Türk Dili, cilt 2. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. 7-15.

Akan Ellis, B. 2000. "Shadovv Geneologies: Memory and Identity among Urban Muslims in Macedonia" Ph. D. Dissertation. The American University.

Asım, M. 1976 "Prizren civarında Mamuşa Köyünde Düğün Türküleri, I. Uluslararası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, C. I. 1-7. Ankara: Ankara Üniversitesi.

Bayram, I. 1985. Sırp-Hırvat ve Arnavut Dillerinin Kosova Türk Ağızlarına Etkisi (Interview with Prof. Dr. Nimetullah Hafız). Birlik II/5. 15.

Berns"tejn, S. B. 1968 "Les langues turkes de la Peninsule des Balkans et l'union des langues balkaniques", Actes du Premier congres international des etudes balkaniques et sud-est europeens, C. VI. 73-79. Sofia: BAN.

Birlik. Tri-weekly Turkish-language newspaper published in Skopje. References have the following format: date. month. year: page.

Boeschoten, H. 1991. Aspects of Language Variation. in: Turkish Linguistics Today, ed. by Hendrik Boeschoten and Ludo Verhoeven. Leiden: Brill. 150-76.

Boretzky, N. 1975, 1976. Der türkische Einfluss auf das Albanische. I-II. Wiesbaden: Harrassowitz.

Brendemoen, B. 1984. A note on the retraction of labial front vowels in the Turkish dialet of Trabzon. Riepmocala: Esays in honor of Knut Bergsland. Oslo: Novus Forlag. 13-24.

—, 1989. Trabzon Çepni Ağzı ve Tepegöz hikâyesinin bir Çepni varyanı. Trabzon Kültür-Sanat Yıllığı 1988-89. 13-22.

—, 1996. Phonological Aspects of Greek-Turkish Language Contact in Trabzon. Conference on Turkish in Contact, Netherlands Institute for Advanced Study (NIAS), Wassenaar, 5-6 February, 1996.

, 1992. Some Remarks on the Vowel Harmony in a Religious dialect Text from Trabzon. In:

Altaic Religious Beliefs and Practices, ed. by G. Bethlenfalvy. Budapest: Hungarian Academy of Sciences. 41-57.

Burgariç, Recep. 1976. Dilimizi Öğrenelim: Sınıf IV. Skopje: Prosvetno Delo. —, 1978. Dilbilgisi: Sınıf VII Skopje: Prosvetno Delo.

Caferoğlu, A. 1959 "Die anatolische und rumelische Dialekte", Philologiae Turcicae Fundamenta, I. 239-260. Wiesbaden: Harrassowitz.

—, 1964 "Anadolu ve Rumeli Ağızları Ünlü Değişmeleri", Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten, 1-33.

Doerfer, G. 1959 "Das Gagausische", Philologiae Turcicae Fundamenta, I. 260-71. Wiesbaden: Harrassowitz.

Eckmann, J. 1962 "Kumanova (Makedonya) Türk ağzı", Nemeth Armağanı, 111-144. Ankara.

Eren, ı. 1968. "Manastır Türklerinin Bazı Hıdrelez Âdetleri", Türk kültürü, 6. 557-559.


Erimer, K. 1970 "Anadolu ve Rumeli Ağızları Üzerinde Bir Bibliografya Denemesi", Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten, 211-236.

Friedman, V. A. 1982. Balkanology and Turcology: West Rumelian Turkish in Yugoslavia as Reflected in Prescriptive Grammar. Studies in Slavic and General Linguistics, C. 2, Amsterdam: Rodopi. 1-77.

—, 1985. Balkan Romani Modality and Other Balkan Languages. Folia Slavica, 7, 3. 381-389.

—, 1986. Turkish Influence in Modern Macedonian: The Current Situation and Its General Background. Festschrift für Wolfgang Gesemann, Band 3, Beitrâge zur Slawischen Sprachwissenschaft und Kulturgeschichte (Slavische Sprachen und Literaturen Band 8), ed. by Helmut Schaller. München: Hieronymus. 85-108.

—, 1993a. Language Policy and Language Behavior in Macedonia: Background and Current Events., Language Contact, Language Conflict, ed. by Eran Fraenkel and Christina Kramer. Peter Lang: New York. 73-99.

—, 1993b. Macedonian. The Slavonic Languages. ed. by B. Comrie and G. Corbett. London: Routledge. 249-305.

—, 1996. The Turkish Lexical Element in the Languages of the Republic of Macedonia from the Ottoman Period to Independence. Zeitschrift für Balkanologie. C. 32.

Gadzleva, N. Z. 1973. Osnovny puti razvitija sintaksiceskoj struktury tjurkskix jazykov. Moscow: Nauka.

Gajdarzl, G. A. 1973 Gaguzskij sintaksis. Kişina"u: Ştiintsa.

Gülensoy, T. 1981 Anadolu ve Rumeli Ağızları Bibliografyası. (Millî Folklor Araştırma Dairesi Yayınları, No. 33). Ankara: Kültür Bakanlığı.

—, 1993. Rumeli Ağızlarının Ses Bilgisi Üzerine Bir Deneme. Kayseri: Erciyes Üniversitesi.

Guzev, V. G. 1962 "Opisanie tureckogo govora sela KrepCa tyrgovislenskogo okruga v Bolgarii", Balkansko ezikoznanie 5, 2. 57-85.

Hafız, N. 1985. Kosova Türk Ağızlarında "k > ç" ve "g > c" Ünsüz Değişmeleri. Beşinci Milletler Arası Türkoloji Kongresi: Tebliğler 1. Türk Dili, cilt 1. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. 127-29.

Hafız, T. 1976 "Prizren'de Türk Halk Türküleri ve Kaynakları", Türk Folkloru Araştırmaları Yıllığı, 116-140.

Hasan, H. 1987. Yugoslavya'da Türk Halk Edebiyatı Üzerinde Yapılan Derleme Çeviri ve Araştırmalar Üzerinde Bir Bibliografya. Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten. (1984). 315-38.

Hazai, G. 1959/60 "Beitrâge zur Kenntnis der türkischen Mundarten Mazedoniens", Rocznik orientalistyczny, 23, 2. 83-100.

—, 1961 "Contributions â l'histoire d'une limite dialectale dans les Balkans", Orbis, 10. 15-19.

—, 1963. Rumeli Ağızları Tarihinin İki Kaynağı Üzerine. Türk Dili Araştırmaları Yılığı Belleten (Türk Dil Kurumu Yayınları 234). 117-120.

—, 1964. "Mes enquetes sur les parlers turcs des Balkans", Communications et rapports du Premier congres international de dialectologie generale, C. II. 85-90. Louvain: Centre international de Dialectologie generale de l'Universite catholique de Louvain.

—, 1978 Kurze Einführung in das Studium der Türkischen Sprache. Wiesbaden: Harrassowitz.

Hazai, G. and M. Kappler. 1999. Der Einfluss des Türkischen in Sudosteuropa., Handbuch der Südosteuropa-Linguistik, ed. by Uwe Hinrichs. Wiesbaden: Harrassowitz. 649-75.

Ibrahimi, S. 1982. Ndikimi i gjuhues shqipe ne rrafshin fonologjik te turqishtes se folur ne Maqedoni dhe Kosove. Studime fililogjike 36 (19), 2. 51-61.

Jas"ar-Nasteva, O. 1957 "Vlijanieto na makedonskiot jazik vrz albanskite i turskite govori vo Makedonija", Makedonski jazik, 7, 2. 147-64.

—, 1969 "Za nekoi fonolos"ki izmeni vo govorot na turskoto naselenie vo Gostivarsko", Godis'en zbornik na Filozofskiot fakultet na Univerzitetot vo Skopje, 21. 339-44.

—, 1970 "Turskiot govor vo gostivarskiot kraj", Zbornik za Gostivar, 269-306. Gostivar: Sobranie na Ops"tinata Gostivar.

—, 1971/2 "Bilinguitât bei der türkischen Bevölkerung in der Gegend von Gostivar und dadurch bedingte phonologische Verânderungen in ihrem Dialekt", Zeitschrift für Balkanologie, 8. 54-83.

—, 1986. "Prilog kon prouCuvanjeto na Jurucite od Radovis"ko", Etnogenezata na Jurucite i nivnoto naseluvanje na Balkanot, ed. by Krum Tomovski et al. Skopje: MANU. 125-146.

—, 1992. Soziolinguistische aspekte des makedonischen und der anderen sprachen in der Republik Makedonien. Welt der Slaven 37 (NS 16) 1/2. 188-210.

—, 2001. Turskite leksic ki elementi vo Makedonskiot jazik. Skopje: Institut za makedonski jazik.

Johanson, L. 1978/79 (=1981). The indifference stage of Turkish suffix vocalism. Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten. 151-56. (rep. 1991; Linguistische beitrâge zur Gesamtturkologie.

Budapest: Akademiai Kiadö. 71-76).

—, 1975. Some remarks on Turkish "hypotaxis". Ural-Altaische Jahrbücher 47. 104-18. (rep. 1991. Linguistische beitrâge zur Gesamtturkologie. Budapest: Akademiai Kiadö. 210-24).

, 1992. Strukturelle Faktoren in Türkischen Sprachkontakten. (Sitzungsberichte der wisenschaftlichen Gesellschaft an der Johann Wolfgang Goethe-Universitât Frankfurt am Main Band XXIX, Nr. 5). 163-299. Stuttgart: Franz Steiner Verlag.

Jusuf, S. 1987. Prizrenski Turski Govor. Prishtina: Jedinstvo.

Kakuk, S. 1960 "Constructions hypotactiques dans le dialecte turc de la Bulgarie occidentale", Acta Orientalia Hungarica, 11. 249-57.

, 1972 "Le dialecte turc d'Ohrid en Macedoine", Acta Orientalia Hungarica, 26. 227-282.

Katona, L. 1969 "Le dialecte Turc de la Macedoine de l'Ouest", Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten, 57-194.

Kowalski, T. 1926 "Osmanische-Türkische Volkslieder aus Mazedonien", Wiener Zeitschrift für die Kunde des Morgenlandes, 33. 166-231.

Manevic', T 1953/4 "Prilog proucavanju govora Juruka u Makedoniji", Juz'noslovenski filolog, 20. 333-41.

Matras, Y. 1990. On the Emergence of Finite Subordination in Balkan Turkish. Proceedings of the Fifth International Conference on Turkish Linguistics, SOAS, 17-19 August, 1990.

1996. Layers of Convergent Syntax in Macedonian Turkish. Conference on Turkish in Contact, Netherlands Institute for Advanced Study (NIAS), Wassenaar, 5-6 February, 1996.

Miklosich, F. 1884. Die tu'rkischen Elemente in den su'dost-und osteuropa'ischen Sprachen, in: Denkschriften der K-Ak. d. Wiss. in Wien, Phil. -Hist. K1. 34, 35, 38.

Mollov, R. and M. Mollova 1966 "Parlers turcs des Rhodopes de l'Ouest au point de vue slavistique", Balkansko Ezikoznanie, 11, 1. 121-36.

Mollova, M. 1962. "Le futur dans un parler turc de Bulgarie", Balkansko ezikoznanie, 5, 2. 87­97.

, 1968 "Parler turc de Florina", Balkansko ezikoznanie, 13, 1. 95-127.

, 1970 "CoTncidences des zones linguistiques bulgares et turques dans les Balkans", Actesdu 10e congres international des linguistes (28 août-2 septembre, 1967), 217-221. Bucharest: Romanian Academy of Sciences.

Nedkov, V. 1986. JuruCkite naselbi i naselenie vo istocna Makedonija., Etnogenezata na Jurucite i nivnoto naseluvanje na Balkanot, ed. by Krum Tomovski et al. Skopje: MANU. 75-88.

Nemeth, J. 1956 Zur Einteilung der türkischen Mundarten Bulgariens. Sofia: BAN.

, 1961 "Traces of the Turkish Language in Albania", Acta Orientalia Hungarica, 13. 9-29.

, 1965 Die Türken von Vidin. Budapest: Akademiai Kiadö.

Nova Makedonija. Daily Macedonian-language newspaper published in Skopje. References have the following format: date. month. year: page.

Palikrus"eva, G. 1986. 'Etnografskite osobenosti na makedonskite Juruci. in: Etnogenezata na Jurucite i nivnoto naseluvanje na Balkanot, ed. by Krum Tomovski et al. Skopje: MANU. 69-74.

Pokrovskaja, L. A. 1964. Grammatika gagauzskogo jazyka. Moscow: Nauka.

, 1974. Otraz"enie fonetic"eskix i grammatic"eskix sxoz"denij balkanskix jazykov v tureckix i gagauzskix dialektax. Doklady i soobsvcvenija sovetskix delegatov III Mez'dunarodnyj s"ezd po izuceniju stran Jugo-Vostoc'noj Evropy. Moscow: Nauka.

, 1979 "Nekotorye osobennosti sintaksisa gagauzskogo jazyka i balkansko-tureckix govorov", Problemy sintaksisa jazykov balkanskogo areala, 199-225. Leningrad: Nauka.


Rudin, C. and A. Eminov. 1993. "Bulgarian Nationalism and Turkish Language in Bulgaria." Language Contact-Language Conflict, ed. by Eran Fraenkel and Christina Kramer. New York: Peter Lang. 43-71.

Schaller, H. 1975. Die Balkansprachen. Heidelberg: Harrassowitz.

Schmaus, A. 1968. "Türkische k' ~ g', ç ~ c in den Balkansprachen", Slavistische Studien zum VI internazionalen Slavistenkongress in Prag, 170-82. Munich: Trofenik.

Selis"cvev, A. M. 1931. Slavjanskoe Naselenie v Albanii. Sofia: Makedonski naucen institut.

Teodosijevic', M. 1985. Yugoslavya'da Konuşulan Türkçenin Sadeleştirilmesi ve Eş Anlamlı Kelimelerin Yanlış Kullanılması. Beşinci Milletler Arası Türkoloji Kongresi: Tebliğler 1. Türk Dili, Cilt 1. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. 261-65.

, 1987. Yugoslavya Türklerinin Basın Dili Üzerine Lengüistik Bir Araştırma. Türk Dili Araştırmaları Yıllığı, Belleten. (1984). 167-213.

, 1988. Jezik s"tampe Turske narodnosti u Jugoslavii (List "Tan"). Prilozi za orientalnu filologiju 37 (1987). 91-118.

Tietze, Andreas 1957 "Slavische Lehnwörter in der Türkischen Volkssprache", Oriens 10. 1-47.

Tryjarski, Edward. 1976. Some Problems of Research on the Rumelian dialects. Studi Preottomani e Ottomani. Naples: Instituto Universitario Orientale. 219-24.

Tryjarski, Edward. 1990. Balkan dialects. Handbuch der Türkischen Sprachwissenschaft,

ed. by Gy. Hazai. Wiesbaden: Harrassowitz. 414-453.

Yusuf, Süreyya. 1971. Dilimiz: Sınıf V Skopje: Prosvetno Delo.

, 1977. Prizren Türkçesinin Tümce Yapısı. Çevren 5, 13/61-68.

Zajasczkowski, W. 1968 "Türkische Sprachproben aus Mazedonien", Folia Orientalia, 9. 19-51. Zekeriya, Necati. 1971. Yaprak: Sınıf II Skopje: Prosvetno Delo.

, 1976. Dilimizi Sevelim: Sınıf III Skopje: Prosvetno Delo.

, 1978. Dilbilgisi: Sınıf VI Skopje: Prosvetno Delo.

Zekeriya, Necati and Recep Bugariç. 1976. Dilbilgisi: Sınıf VIII Skopje: Prosvetno Delo.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
3398 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın