• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihcemiyeti/
  • https://twitter.com/ttcemiyeti
Sahalar (Yakutlar) ve Saha Türkçesi / Doç. Dr. Fatih Kirişçioğlu

Kavim Adı

Sahalara "Yakut" kavim adını Tunguzlar vermişlerdir. Kendileri ise, "saxa" adını kullanmışlardır. Eski efsanelerinde bu isim "uraanxay saxa" olarak geçmektedir.1 Bu ise Sahaların Tuvalarla aynı boya mensup olduğunu göstermektedir.2 "Saxa" adının komşuları Tunguzlarda "Yako" olarak, Buryatlarda -t çokluk eki ilavesiyle "yakut" şeklinde kullanıldığı bellidir. Böhtlingk, saha kelimesinin Tunguzcada kullanılan "yako" ve "yoko" kelimeleriyle aynı olduğunu,3 Radloff, Buryatlarda "yaka", "yoka" kelimelerinin bulunduğunu ve "yakit" kelimesinin ön isim olarak kullanıldığını,4 Kafesoğlu ise, "yaka" ve "saha" kelimelerinin aynı kelimeler olduğunu5 belirtmiştir. Gerçekte Türkçe yaka "kenar, kıyı" kelimesinin y- > s- ve -k -> -x- ses değişiklikleri sonucunda "saxa" şekline geçtiği bellidir.

Ruslar, Sahaların komşularından duydukları Yakut kavim adını kullanarak yaygınlaştırmışlardır. Bu adı Sahalar kullanmamışlar, hatta bilim ve siyaset adamı Ksenofontov 1924 yılında Yakut adı için "Saha", Yakutistan adı için "Saha Sire" (Saha Yeri) kelimelerini teklif ettiyse de baskılar sonucunda kabul edilmemiştir. Uzun yıllar baskı altında kalmalarına rağmen Sahalar 1990 yılında kısmen bağımsızlık kazanınca devletlerinin adını Saha Cumhuriyeti olarak değiştirmişler, "Yakutya" adını da parentez içinde vermeye başlamışlardır. Yakutistan adını da "Saha Sire (Saha Yeri) olarak değiştirmişlerdir.6

Kökenleri

Sahaların yaşadığı bölgelerde en eski insan izleri Yukarı Paleolite Devrine (İ. Ö. 20-10 bininci yıllar) ait olup, Sahaların yazılı edebiyatları 19. yy. başından itibaren şekillenmeye başladığı için hipotezler ve tarihî destanlar dışında sağlam kaynaklara ulaşmak zordur. Bu yüzden Sahaların kökenleri daima tartışma konusu olmuştur.

Öncelikle "saha" kavim adına bakarak Sahaların tarihî Saka kavimleriyle alakası olduğu öne sürülmüş,7 sonra da Sahaların güneyden kuzeye göç ettiklerini belirtmek için şimdi Minusinsk bölgesinde yaşayan Sagay Türkleri Sahaların ataları olarak gösterilmiştir.8 Bu görüşler Poppe ve Caferoğlu tarafından reddedilmiş, daha sonra İnan da bu fikrinden vazgeçmiştir.9 İnan ve Hayit Sahaların ana Türk kitlesinden tarihten önceki zamanlarda ayrıldığını ve Çin kaynaklarında Guligan olarak geçen kavmin Tunguzlarla karışmasından meydana geldiklerini tahmin etmektedirler.10 Orhun Âbideleri'nde Üç-Kurıkan olarak zikredilen11 Guliganların Baykal gölünün çervesinde, Selenga ırmağının aşağı kıyılarında Angara ve Lena nehirlerinin yukarı bölgelerinde yaşadıkları tespit edilmiştir.12 Ögel, antropoloji âlimlerine de dayanarak bu Kurıkanların Sahaların ataları olmadığını, sadece Altay ve Sayan dağlarından Yakutistana kadar Türkçe konuşan kavimler arasında münasebet kuran ortadaki bir Türk kavmi olduğunu belirtmiştir.13 Kafesoğlu'nun İ. Ö.700'lerden itibaren Minusinsk havalisinde Androva kültüründen farklı olarak bir "Karasuk" kültürünün doğduğunu ve Güney Sibirya'yı, Baykal bölgesini, Moğolistan'ı ve Yedi-Su havzasını tesirine alan bu kültürün Çin ile Rusya arasında teması sağlayan kavimler kitlesine âit olduğunu hatta, bu coğrafî ayrılığın lehçelerin doğmasına yol açtığını belirtmesi,14 dil tarihî açısından da dikkat çekici bir noktadır.

Sahaların menşei konusunda en yaygın görüşlerden biri Reşidüddin'in Camiü't-tevârih'te zikrettiği Uryankıtların Sahaların ataları olduğudur.15 Bu da Sahaların kendilerine "Uraanxay Saxa" demeleriyle alakalıdır. Caferoğlu, Moğolistan'ın batısında oturan Türk halklarına "Uranhay" denildiğini ve Tuvalardan bahsederken Yenisey ırmağının kollarından Kem nehri havzasının vaktiyle Uranhay Ovası adıyla tanındığını belirtmiştir.16 İnan, Tuba (Tuva) Türklerinin Uranhay adıyla anılmalarını komşuları Moğolların isimlendirmelerine bağlar.17 Poppe de, Sahalarla Tuvaların aynı soya mensup olduklarını yazar.18 Sahaların, Tuvaların ve Telengitlerin Uranhaylar diye anılmaları muhtemelen yer ismiyle alakalıdır. Aslında bu bölgede "uryankıt" adıyla iki kavim yaşadığı, bunlardan birinin Moğol asıllı, diğerinin Türk asıllı olduğu kaynaklarda19 belirtilmiştir. Bugün Uraanxay adını Vilyuy ırmağı kıyısında Tunguzlarla karışmış olan Sahalar taşımaktadır. Ayrıca Mançurya'da Uranhay adılı bir Tunguz boyu vardır. Antropoloji âlimleri de, Sahaları Moğollardan ayırarak Orta-Asya ve Sibirya Kırgız-Kazak grubuna dahil etmişlerdir.20 Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalarla Sahaların etnik menşeinde 5 dönem olduğu ileri sürülmüştür. Bu dönemler: 1 - Eski Türk Dönemi, 2- Kurıkan Dönemi, 3- Moğol Dönemi, 4- Eski Saha Dönemi, 5- Geç Saha Dönemi'dir.21 Bugün sahalar hakkındaki en sağlam bilgi onların yurtları konusundadır. Buna göre, Baykal Gölü ve civarı, İrkutsk havalisi ve Yenisey boyları bunların yurtları olmuştur.

Tarihleri

Sahaların Rus istilasından önceki tarihleri hakkında az sayıda yazılı kaynaktan sağlıklı bilgi edinmek mümkün olmamaktadır. Sahalar, güneyde Baykal gölü civarında Lena ve Vilyuy nehirlerinin aşağı kısımlarında eski kavim hayatlarını devam ettirirlerken bugüne kadar tespit edilemeyen büyük bir tarihî hadise sonucunda yurtlarından göçerek kuzeye doğru hareket etmişlerdir. Türkologların tetkiklerine göre bugünkü vatanlarına 13-14. asırlarda gelmişlerdir.22 Bu bölgede 16. asrın sonlarına kadar kendi günlük hayatları ile meşgulken Sibirya'da yayılmakta olan Rusların Ob ve Yenisey nehri civarına kadar geldiklerinden habersizdirler. Sahalar o zamana kadar Kangalas, Megin, Borogon, Betun, ve Baturus boylarının teşkil ettiği bir toyonluk sistemi içinde yaşıyorlardı. Her boyun damgası, bayrağı, askerî parolası ve mukaddes saydıkları bir kuşu vardı. Hakanları Uluu Toyon da Kangalas boyunun beyi Tığın Toyon idi. Ruslar, 1552'de Kazan Hanlığı'nı işgal ettikten sonra, 1577'de Sibir Hanlığı'na girdiler ve 1598'de Sibir Hanlığı'nı yıktılar. Rus ordusu Ob nehri etrafında 1594'te Surgut, 1596'da Narım, 1602'de Ket ve 1604'te Tom (Tomsk) gibi istihkâmları kurduktan sonra Vah Elaguy, Tım Sım ve Kati nehirleri yoluyla Yenisey'e ulaştılar. Ruslar, Sahaların varlığını kendilerine esir düşen Evenkilerden öğrenmişlerdir.23

1620 yılında Pende isimli tüccar kırk kadar Rus askeri ile birlikte Yeniseydeki Turuhan istihkâmından Yakutsk şehrine geldi. Saha destanlarında Pende ile Sahaların ulu toyonu (büyük reisi) Tığın Toyon arasında geçen görüşmelerden bahsedilir. Ruslar 1630 yılında Lena nehri kıyısında bir koruma kalesi inşa etmeleri üzerine Sahalar bu kaleyi ortadan kaldırdılar. Bunun üzerine Ruslar İvan Galkin komutasında askerî birlik gönderdilerse de başarılı olamadılar. Ruslar 1632'de İ. Galkin'in yerine Peter Betekov komutasında yeni bir askerî birlik gönderdi. Bu birlikler, çok zor şartlar altında ve büyük bir direnişe rağmen Yakutsk'da bir kışla kurmayı başardılar. Buna rağmen Sahalar uzun yıllar boyunca kendilerinden kat be kat kuvvetli ve ateşli silahlarla teçhiz edilmiş Ruslarla savaşmışlardır. Rusların Yakutistan'ı tamamen işgali 18. asrın sonuna kadar sürmüştür. Bu uzun mücadeleyi 1634'te Mamix, 1636'da Nümügü Kangalas, 1680'de Baltuga ve Timir, 1681-1682'de de Cennix adlı Saha kahramanları yürütmüşlerdir. Ruslar 1638'de Yakut Askerî İdaresini kurdular ve aynı yıl Yakutistan'ı Rusya'nın bir vilayeti olarak ilan ettiler. Başlangıçta idarî taksimat eski con (kabile) ve aymax (oymak) teşkilatı göz önünde tutularak kuruldu. Eski toyonlar yeni idarenin alt basamağında vazife aldılar.

1670'den itibaren Rus Sömürgeci siyaseti tarafından Sahaların toyonlarına şayet Hıristiyanlığı kabul ederlerse Rus idaresinde memur olabilecekleri bildirilmiş, toyonluk idare ve hukuku yasak edilmiştir. Buna rağmen Sahalar din ve törelerini hiçbir zaman bırakmamışlardır. 1681'de Sahalardan yalnız 26 kişi Hıristiyanlığı kabul etmişti. Rus Çarı I. Petro, 1720'de bir emirle Hıristiyan olan Sahalara 6 yıl vergi muafiyeti tanımıştır. Ayrıca bununla kalmayarak Sahaların din adamları olan oyun ve udağan'lar (erkek ve kadın şaman) sistematik bir şekilde katledilmişlerdir. İlk defa 1731'de İrkutsk şehrinde Hıristiyan Dinî İdaresi kurulmuştur. Sahaları Hıristiyanlaştırmak için 1764'te "99 Din Propagandası" adlı bir müessese kurulmuştur. 1862'de Yakutistanda 40 kilisede 267 papaz çalışıyordu. 1917'de ise 333 kilisede ve 1500 papaz çalışıyordu.1858'de Sahacayı iyi bilen papaz Dmitriy Hitrov, Hıristiyanlık hakkında kitaplar neşretti ve 1859'da Yakutsk şehrindeki kiliselerde Saha Türkçesiyle ibadet yapılmaya başlandı. Sahaların çoğunluğu bu baskılar neticesinde 19. asrın sonunda şeklen Hıristiyanlığı kabul etmelerine rağmen eski din âdetlerinden vazgeçmemişlerdir.24

Rusyadaki 1905 İhtilali Sahalara biraz hürriyet ve millî kültür alanında çalışma imkanı verince 1906 Ocak ayı başlarında "Yakut Millî Birliği "kuruldu. Saha aydınları, Rus Hükümeti'ne bir deklarasyon vererek, toprak ıslahatı, yeni idare yapısı ve vergiler konusunda Petersburg'un iç işlerine karışmamasını ve Yakutistan'ın muhtar bir eyalet olarak idare edilmesini istediler ve halkı mütemadiyen bu konular etrafında şuurlandırdılar. Bu gelişmeler sonucunda Sahalar 27 Nisan 1906'da ayaklandılar fakat, hepsi tutuklanarak en ağır cezalara çarptırıldılar. Ekim 1917 Komünist İhtilali'nden sonra, Yakutistan'a Rusya Hükümet Komiseri tayin edildi. Nikiferov başkanlığındaki Saha aydınları "Yakut Millî Komitesi"'ni kurdular. Ekim 1917'deki Bolşevik İhtilali'nden sonra Rusya'nın Yakutistan Komiseri ve Yakut Millî Komitesi, Rus Sovyet yönetimini tanımayınca 1 Temmuz 1918'de İrkutsk şehri kızıl ordu birliklerince işgal edildi. Bu işgal karşısında İhtilalden hemen sonra Saxa Omuk (Saha Milleti) ve Saxa Aymax (Saha Kavmi) adlı millî teşkilatlarını kuran saha milliyetçileri 1918 Şubatında Yakutistan Hükümeti'ni ilân ettiler. Bunun üzerine 30 Mart 1919'dan itibaren kızıl ordu birlikleri Yakutistan'da ilerlemeye başlayıp Sahalara karşı büyük bir katliam yaparak 1921 yılına kadar ülkeyi tamamen işgal ettiler.

Sovyet Hükümeti millî teşkilatları 5 Ağustos 1920'de yasaklamasına rağmen bu teşkilatlar gizli ve açık olarak faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Sovyet Rusya Cumhuriyeti Milliyetler Komiserliği, Aralık 1920'de Yakutistan'a muhtariyet tanınması meselesini "Yakut Vilayeti (komünist) Parti Komitesi tarafından verilen karara bağlıdır" şeklinde bir hükme bağlayınca 1921 Şubat'ında Milliyetler Komiserliği'nde Yakut Şubesi kuruldu. Milliyetler Komiserliği dış etkileri de göz önüne alarak 16 Şubat 1922'de muhtariyet kararı verdi. 27 Nisan 1922'de Yakut Avtanom Sovyet Sosyalist Respublikası (YASSR) resmen kuruldu. 21 Ocak 1923'te bu Sovyet Muhtar Cumhuriyeti'nin hükümeti teşkil ettirildi. Devlet Başkanlığı vazifesine Sahalardan Platon Alekseyeviç Oyunskiy, başbakan olarak da yine Sahalardan I. N. Barahov seçildiler. Sovyetler Birliği'ndeki son yapılanmalar neticesinde 27 Eylül 1990 tarihinde "Yakut-Saha Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Devlet Egemenlik Deklarasyonu" ilan edilmiş, 20 Aralık 1991'de de doğrudan başkanlık seçimi olmuştur. Cumhuriyetin adı önce "Yakut-Saha Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti", sonra 27 Aralık 1991'de "Saha Cumhuriyeti" oldu ve "Yakutya" kelimesi de parantez içinde verilmeye başlandı. Mevcut sistem bir başkanlık sistemi olup, 200 kişiden müteşekkil İl Tümen adlı bir de parlamento vardır. Hükümet cumhurbaşkanı, yardımcıları ve cumhurbaşkanının atadığı 14 bakandan oluşmaktadır. 2001 yılında cumhurbaşkanı Nikolay Nikolayeviç'in görev süresi dolmuş olup yapılan seçimlerde hiçbir aday çoğunluğu sağlayamamıştır.

Sosyal ve Ekonomik Yapı

Yakutistan'ın yüzölçümü 3.062.100 kilometrekare olup, batıdan doğuya 2300 km, kuzeyden güneye 2000 km.'dir. Bu topraklar eski Sovyetler Birliği'nin %14'ünü, Rusya Cumhuriyeti'nin %18'ini teşkil etmektedir. Ülkenin kuzeyinde Laptev denizi ve Kutup Denizi'ne doğru Novosibirsk adası, batıda Krasnoyarsk (Kızılyar), güneyde Çita ve Amur eyaletleri, güneydoğuda Habarovsk vilayeti ve doğuda Magadansk vilayeti yer almaktadır. YASSR. , 32 rayona (idarî bölgeye) ayrılmıştır. 7 şehri, 36 kasabası vardır.

İdare merkezi Lena nehri üzerindeki 74.000 nüfuslu (1979) Yakutsk şehridir. Yakutsk'un Moskova'ya uzaklığı 8.468 km.'dir. Diğer şehirleri Aldan, Olekminsk, Sredne-Kolumsk, Tommot, Verkhoyansk ve Vilyuysk'tur. Yakutistan'ın 1979'daki nüfusu 851.840'dır. Bu nüfusun 313.917'si Sahadır.

Yakutistanda bulunan Sahaların oranı gün geçtikçe Rus ve Ukraynalılara nazaran azalmaktadır. 1970 yılında 285.749 Sahaya karşılık, 334.561 Rus ve Ukraynalı varken, 1979 sayımında 851.840 kişinin 313.917'si Sahadır. Yani, Sahaların oranı %37'lere düşmüştür. 1991 yılındaki gelişmeler sonucunda Rus ve Ukraynalıların bir kısmı ülkeyi terk ettiyse de bugün etnik yapı kesin bir şekilde bilinmemektedir. 1989 nüfus sayımına göre Sahaların sayısı 382.255 kişi olmuştur. Bugün ise nüfusun 1,5 milyon olduğu, Sahaların nüfusunun ise 500.000 kişi olduğu tahmin edilmektedir.25 Nüfus yoğunluğu 1979 yılında 0.3'tür.26

Yıllara Göre Yakutistan'daki Etnik Dağılım ve Yüzdeleri

1926 1959 1970 1979
Toplam Nüfus285.471 487.343 664.123 851.840
Sahalar235.926226.053285.749 313.917 (%82.6) (%46.4) (%43.0) (%36.9) Tatarlar1.671 5.172 7.679 10.980
(%0.6) (%1.1) (%1.2) (%1.3)

Ruslar30.156 215.328 314.308 429.588
(%10.6) (%44.2) (%47.3) (%50.4)
Ukraynalılar13812.182 20.253 46.326
(%0.0) (%2.5) (%3.0) (%5.4)
Diğer (Evenki, vb. )17.58028.608 36.134 51.029
(%6.2) (%5.8) (%5.4) (%6.0)

Yakutistanda 1970'deki toplam nüfusun 374.533'ü şehir ve kasabada, 289.590'ı ilçe ve köylerde yaşamaktadır. Bu dağılıma göre Sahaların %14.9'u (55.700) şehirde, %79.4'ü (230.049) ilçe ve köylerde yaşamaktadır.

Bir göller ve nehirler memleketi olan Yakutistanda en büyük nehir Lena'dır (Yalyuyane). Lena nehrinin uzunluğu 4270 km olup, 2745 km'si Yakutistan topraklarındadır. Lena nehri Laptev Denizi'ne dökülmektedir. Diğer önemli nehirleri arasında Kirenge, Yana, Vitim, İndigirke, Olyakma, Aldan, Vilyuy, Anabar, Koluma ve Olenek sayılabilir. Yakutistandaki 450.000'den fazla nehir ve ırmakların uzunluğu 1.500.000 km'yi geçmektedir. Ülkede 670.000 civarında irili ufaklı göl ve gölcükler de bulunmaktadır. Yakutistanda yüksek dağlar azdır. Güneyde Aldan-Yayla dağları (650-1000 m.), bu dağların batı tarafında Olyakma ve Çara dağlarının batı kısımları (1500-2900 m) kısmen yüksek sayılabilir. Lena ve Aldan nehirlerinin arasında Verhoyan, Sungar-Hayata ve Çers (3147 m) gibi yüksek dağ tepeleri vardır. Doğuda ve Batıda Sibir dağları vardır. Yakutistan ikliminin kendine has özellikleri vardır. 7-9 ay devam eden kış mevsiminde, ısı kuzey-doğu bölgesinde -70 santigrat dereceye kadar düşer. Yakutistan'da ilkbahar ve sonbahar kısa sürer. Yaz mevsimi 2-2, 5 ay sürmekte olup, ortalama yaz sıcaklığı 20 santigrat derecedir.

Bir ormanlar memleketi olan Yakutistan'da 1.380.000 kilometrekare arazi ormanlarla kaplıdır. Ekonomi de avcılık ve balıkçılık üzerinedir. 1977'de 80 sovhoz (devlet ekonomik teşekkülü) ve bir kolhoz faaliyet göstermektedir. Ülkede tarıma elverişli alan azdır (104.300 hk). Bunun büyük bir bölümünde tahıl (buğday, arpa, çavdar) ekime yapılır. Geri kalanı da sebze ve patates ekimiyle otlaklar için ayrılmıştır. Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, bilhassa ren geyiği ve at yetiştiriciliği yaygındır. Yakutistan yer altı madenleri yönünden zengin bir ülkedir. Aldan, İndigirka ve Koluma'da bol miktarda altın çıkarılır. Vilyuysk ve Olenek'de elmas madenleri bulunmaktadır. Buna rağmen ülkede altın ve elmas işçiliği çok yetersizdir.1960 yılından sonra ülkede pek çok maden ocağı açılmıştır. Bunların arasında uranyum, kömür, bakır, kalay, volfram, molibden, kurşun, çinko gibi maden ocakları bulunmaktadır. Yakutistan'da çok zengin uranyum ve kömür rezervinin bulunduğu tahmin edilmektedir. Doğalgaz da ülkenin zengin gelir kaynakları arasındadır. Bilindiği üzere eski Sovyetler Birliği'nin ekonomik uygulamaları gereğince bütün ekonomik kaynaklar Moskova'ya aktarılıyordu. Üretilen millî gelir bakımından Yakut Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti sanayi üretiminde %4, seri mal üretiminde %35, inverstimanda %4 ve millî gelirden %1 pay alıyordu. Saha Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra, ülkenin ekonomik kaynaklarının kullanılmasında -yeterli olmasa bile- Sahaların lehine sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Buna göre yer altı kaynaklarının aranması ve işletilmesi Saha Cumhuriyeti'nin iznine bağlanmış, üretilen kıymetli madenlerin %10'u cumhuriyete kalmış, kazanılan dövizin %20'si cumhuriyet bütçesine, %25'i maden sanayiine aktarılmıştır. Cumhuriyet'in altın ve elmastan çıkarılan pay %25'e kadar yükselmiştir. Bunun sonucu olarak bugün doğrudan dış ekonomik ilişkilerle bağlantılı 268 şirket ve 15 ortak işletme kurulmuş, altyapı ve yatırım faaliyetleri hızlanmıştır.27

Edebiyat

Yakutistan'ın 1632'de Ruslar tarafından işgaline kadar Sahaların yazılı edebiyatları yoktu. Bunun yanında çok zengin bir folklor malzemesine sahiptiler. Bu tarihî halk edebiyatı malzemesinin başında olonxo adı verilen manzum destanlar gelir. Bu destanlar hep kahramanlarının adlarıyla anılırlar ve olonxohut adı verilen özel anlatıcıları vardır. Tarihî geleneğe bağlı tipleri, hadiselerin ayrıntılı bir biçimde anlatılması, zengin mecazlar ve benzetmelerle süslenmesi, mısralarındaki ilk hece aliterasyonu vb. gibi hususlar bakımından aynı devrede ve aynı tarzda oluştuğu anlaşılan bu destanlar bir zincir meydana getirirler. Bir anlamda Sahaların tarihleri de olan bu olonxolar iki, üç bin mısradan başlayıp yirmi bin mısraya kadar ulaşabilirler. Bu güne kadar metinleri temin edilebilen önemli olonxolar şunlardır: Er Soğotox, Ürün Uolan, Nurgun Bootur, Kulun Kulustuur, Bahımnı Baatır, Erbextey Bergen, Mülcü Böğö, Sün Caahın28

Diğer halk edebiyatı türleri: bılırgı sehen "efsane", kepseen "hikâye", üge, ostuoruya "masal", algıs "ilahî", ırıa "türkü", xohoon "koşuk", kırııstar "beddualar", bilgeler "inanışlar", ös xohoonnoro "atasözleri", taabırınnar "bilmeceler" dır.29 Bu kadar zengin bir folklor malzemesinden yazılı edebiyata geçiş ancak 1819-20 yıllarında Rus alfabesi esasında bir alfabeye geçince mümkün olmuştur. Ruslar bu alfabeyi Hıristiyanlığı yaymak ve folklor malzemelerini derlemek için kullanmışlardır. XX. asrın başlarında 1905 İhtilali'nin rahatlığıyla Saxa Soyuha "Sahaların birliği" adlı derneğin kurulması ve Saxa Oloğo "Saha Hayatı" (1908-1909), Saxa Doyduta "Saha Ülkesi "(1907-1908), Saxa Sanata Sahaların Sesi" (1912-1913) adlı dergilerle, Rusça-Sahaca Yakutskiy Kray adlı gazetenin neşredilmesiyle, Sahaca edebiyat dili olarak yaygınlaşmaya başlamıştır.30

Sahaların ilk yazılı eseri bazı araştırmacılara göre A. Y. Uvarovskay (1800-1862) tarafından 1848 yılında kaleme alınan Axtıılar "Hatıralar" isimli eserdir. Fakat, Sahalar ilk klasik yazarları olarak A. E. Kulakovskiy (1877-1926), A. İ. Sofranov (1886-1935), N. D. Neustroyev (1894-1926)'i edebiyat tarihleri ve antolojilerine almışlardır ve Kulakovskiy'in 1900 yılında kaleme aldığı Bayanay Algıha "(Orman Ruhu) Bayanay'ın Duası" adlı şiiri ilk edebî eser sayarlar. Kulakovskiy'in Oyun Tüle "Şamanın Rüyası", Saxa Caxtalların Metiriettere "Saha Kadınlarının Portreleri" şiirleri ile 1912 yılında bir toplantıda okuduğu Yakutskay İntelligentsii "Saha Aydınlarına" adlı tebliği çok beğenilmiş, fakat tebliği yasaklanarak 1992 yılında basılabilmiştir. Kulakovskiy, 1925 yılında Bakû'da yapılan I. Türkoloji Kurultayı'na delege olarak katılmış, dönüşte uğradığı Moskova'da bilinmeyen bir sebepten hastalanarak 1926'da ölmüştür. Sofranov'un İye Doydu "Anayurt" şiire ile Cadanı Çakıp "Zavallı Yakup" adlı piyesi bugüne kadar etkisini sürdürmüştür. Yazar, 1928 yılında yaptığı bir konuşmadan dolayı haksız yere 5 yıl sürgüne gönderilmiştir. Sürgünden ancak 934'te Yakutistan'a dönebilen yazar, hastalanarak 1935'te vefat etmiştir. Neustroyev ise, Sahaların ilk komedi yazarıdır ve tiyatro sanatının kurucularından kabul edilir. Onun Dikaya Jizn "Vahşi Hayat", Timir Con Oğoloro "Demir Milletin Çocukları", Kuhağan Tıın "Kötü Ruh", Tieteybit "Aceleci" gibi eserleri bugüne kadar gelmiştir. Eserleri 1930'dan itibaren yasaklanmış ancak 1956'dan sonra kısmen yayınlanabilmiştir.31

Yakutistan Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin 1922 yılında kurulmasıyla ülkede önemli değişiklikler meydana gelmiş, Sovyet ideolojisi yeni ekonomi ve kültür politikalarını yaymak için edebiyatı resmî bir çerçeveye almıştır. Bu konuda P. A. Oyunskiy, S. A. Novgorodov, N. D. Neustroyev, A. A. İvanov gibi bazı Saha aydınları rejimi desteklerken V. Leontev, P. V. Ksenofontov gibi bazı aydınlar da rejime muhalif olmuşlardır. Saha Sovyet Hükümeti'nin ilk devlet başkanı da olan P. A. Oyunskiy, önce Saha Sovyet Edebiyatı'nın kurucusu olarak gösterilirken 1937'de milliyetçilikle suçlanmış, 1939'da da hapishanede ölmüştür. Yazar, Könül Irıata "Hürriyet Türküsü" adlı şiirinde ve Kıhıl Oyuun "Kızıl Şaman" adlı manzum tiyatro eserinde folklorik malzemeyi çok iyi bir şekilde kullanmıştır. Ayrıca çocukluğundaki destan bilgisinden faydalanarak kaleme aldığı 36 bin mısralık Culuruyar Nurgun Bootur "Engel Tanımaz Nurgun Bootur" adlı 9 kısımlık kahramanlık destanı bugün Sahaların gururu sayılmaktadır. Uzun yıllar anılması yasak olan yazarın külliyatı 1958-1969 yıllarında Sahaca olarak 7 cilt halinde basılmıştır.32

Oyunskiyle başlayan Saha Sovyet Edebiyatı 1920'li yıllarda P. N. Çernix-Yakutskiy, Aleksey Andreyeviç İvanov-Künde, Arxip Gergieviç Kudrin-Abağıınıskay, Nikolay Egoroviç Mordinov-Amma Aççıgıyı, Stepan Afanaseviç Savvin -Kün Ciribine, Gerasim Dimitrieviç Byastinov, Mixail Nikolaeviç Timofeev-Tereşkin gibi yazarlar tarafından temsil edilmiştir. 1930'lu yılların yazarları ise daha ziyade ideolojik, sanat açısından zayıf ve şekilci yazarlardır. Bunların arasında Borogonskay, Beriyak ve Çağılgan sayılabilir. Döneme damgasını vuran yazarlar Semen Stepanoviç Yakovlev-Erilik Eristiin ve Stepan Pavloviç Efromov'dur. II. Dünya Savaşı sırasında P. Yakovleviç-Tulaahınan, V. A. Protodyakov-V. Kulantay ve D. S. Fedorov-Taas gibi yazarlar sivrilmişlerdir. Savaş sonrasında S. R. Kulaçikov-Elleyada, D. K. Sivtsev Suorun Omollon, B. Xabırııs ve İ. Ertyukov önemli eserler vermişlerdir.33

Ülkede son zamanlarda kültür alanında önemli gelişmeler olmuştur. Bugün iki üniversite, yedi yüz ortaokul, on sekiz teknik okul bulunmakta olup, eğitim Rusça ve Sahaca yapılmaktadır. Ayrıca Cumhuriyette 588 kütüphane, 690 halkevi, 18 sinema, 4 tiyatro, 8 büyük müze vardır. Buna ilave olarak millî yazarların evleri de müze haline getirilmektedir. Ülkede bugüne kadar 700.000 civarında Sahaca kitap basılmıştır. Rusça ve Sahaca olmak üzere 3 dergi, 28 gazete yayımlanmaktadır. Radyo ve Televizyonda Rusçanın yanı sıra Sahaca yayın yapılmaktadır.

Saha Türkçesi

Saha Türkçesi, bünyesinde bulundurduğu Moğolca ve Tunguzca unsurlardan dolayı Türk dili ailesi içinde özel bir yer teşkil etmektedir. R. R. Arat, Yakut (Saha) Türkçesinin Türk dilinin Ana Türkçe döneminde Çuvaşça ile birlikte ayrıldığını kabul etmektedir.34 T. Banguoğlu ise; Huncanın Batı Hun Lehçesi'nden bugünkü Çuvaşça'nın, Kuzey Hun Lehçesi'nden bugünkü Yakutçanın (Sahaca), Doğu Hun Lehçesi'nden de Türk ve Tatar dilleri topluluğunun çıktığını söyler.35 N. Poppe, Sahaca'nın Türk dili ailesinin Kuzey grubuna girdiğini belirtir ve muhtemelen 14. yüzyılda Türk dilinin bir grubundan -şimdiki Tuva Türkçesi'ne dayanan bir koldan- ayrıldığını belirtir.36 J. Benzing, Sahacayı Dolganca ile birlikte Kuzey Sibirya grubuna dahil etmiştir.37 Menges, Sahaca'yı Kuzeydoğu, Doğu Sibirya veya Yakut grubu olarak ele almış ve bu gruba Dolgan Sahaca tesirindeki Nganasan (Tavgy) -Samoyed lehçelerini de dahil etmiştir. Menges'e göre Tuva grubu Abakan-Hakas grubuyla Saha grubu arasında geçiş özellikleri göstermektedir. Ramstedt ve Ligeti Sahacayı Çuvaşça gibi ayrı bir Türk lehçesi olarak ele almışlardır.38

Saha Türkçesinin Türk lehçe ve şiveleri içindeki yerini en sağlam olarak Poppe ve Arat tespit etmişlerdir. Poppe'ye göre diğer bütün Türk lehçeleri gibi Sahaca da bir (z) ve (s) dilidir. Yani, Sahaca, Çuvaşça'nın ve Moğolca ile öbür Altay dillerinin (r) ve (l)'ye sahip olduğu kelimelerde, (z) ve (s) seslerinden gelişmiş seslere sahiptir. Meselâ: Sahaca: Toğus "dokuz", Eski Türkçe: Tokuz, Çuvaşça: tıhhır; Sahaca kııs "kız", Çuvaşça: Hir. Arat ise, t ~ d ve s ~ y ses denkliklerine dayanarak Sahaca'yı lehçe grupları içinde t- grubu olarak ele almıştır. Tasnif şemasında da bir Ana Türkçe veya Eski Türkçe devresinden bir S- grubu çıkararak buna Eski Yakutça adını vermiş ve buradan da bir alt bölüm olarak t- grubunu çıkarmış ve bunun içinde Yakutça'yı vermiştir.39 Saha Türkçesi, diğer Türk lehçe ve şiveleri ile karşılaştırıldığında bünyesinde pek çok arkaik unsuru taşıdığı ve ses değişikliklerinin diğer Türk lehçe ve şivelerine göre daha çok olduğu görülür.40 Sahacanın ünlüler açısından en belirgin özelliği, bünyesinde uzun ünlüler (aa, ee, ıı, ii, oo, öö, uu, üü), ikiz ünlüler dediğimiz ıa, ie, uo, üö ünlülerini barındırmasıdır. Saha Türkçesi'ndeki sesler aşağıdaki örneklerde-bazı kelimelerde fontlar yeterli olmadığından transkripsiyon işareti eksikliğiyle - karşılaştırmalı olarak verilmiştir.

Eski Türkçe Uğradığı Değişmeler

ET. a>Sah. a (ET. )'deki


ET. a>Sah. ı

Ünlülerin Saha Türkçesi (Sah. )'nde


at>at "at" adak >atax "ayak" tart- >tart- "çekmek" yat->sıt- "yatmak" ay>ıy "ay" at- >ıt- "atmak"

ET. a>Sah. o ET. e>Sah. e

art->ort- "artmak" er>er "erkek"


keç- >kes-"geçmek"ET. >> Sah. i>ki>ikki >l>il

ET. i>Sah. e"iki" til>tel-"yabancı"

"dilimlemek"

>şit->ihit- "işitmek"

ET. ö>Sah. ö ET. o>Sah. o

öl->öl-söz>ös "ölmek" "söz"

ortu>orto "orta" tod->tot- "doymak"

kör->kör- "görmek" ok>ox "ok"
ET. ö>Sah. o ET. ı>Sah. ı
tök->tox "dökmek" bıç->bıs- "biçmek"
bıdık>bıtık "bıyık"
kızıl>kıhıl "kırmızı"
ET. i>Sah. i ET. i>Sah. ü
bil->bil- "bilmek" it->üt- "itmek"
kişi>kihi "kişi" yit->süt- "kaybolmak"
iç->is- "içmek" ET. u>Sah. u ET. ü>Sah. ü
uluE>uluu "büyük" tüş->tüs- "düşmek"
uçuk>uhuk "uçuk" kül->kül- "gülmek"
uzun>uhun "uzun"

Saha Türkçesi'nde Ana Türkçe'nin (AT) uzun ünlülerine dayanan uzun ünlü ve ikiz ünlüler vardır.

AT. aa>Sah. aa AT. >>, ee>Sah. ie
kaan>xaan "kan" k>>çe>kiehe "gece"
aaç>aas "aç" b>>r->bier- "vermek"
taaş>taas "taş" y>>- >sie- "yemek"
AT. ıı>Sah. ii AT. ii>Sah. ii
ııd->ııt- "göndermek" biir>biir "bir"
tııd->tııt- "engel olmak" tiiş>tiis "diş"
kıız>kııs "kız" kiir->kiir- "irmek"
AT. oo>Sah. uo AT. öö>Sah. üö
bool->buol- "olmak" söök->üöx "sövmek"
yool>suol "yol" töört>tüört "dört"
yook>suox "yok" öögren->üören- "öğrenmek"
AT. uu>Sah. uu AT. ü>Sah. üü
suun->uun- "sunmak" küüd->küüt- "beklemek"
buuz>buus "buz" süüt >üüt "süt"
suub >uu "su" küüç>küüs "güç"

Saha Türkçesi'nde aslî uzun ünlülerin dışında ses olaylarına dayanan ikiz ünlüler ve uzun ünlüler de mevcuttur.

aE, ab>ıa
taE>tıa "orman" yaE>sıa
aEı>ıa
baEır>bıar saEız>ıas
aEu>uo
aEuz>uosax "ilk süt"
aEız>uos "dudak"
oE, ob>uo
toburEak>tuorax "toprak" oEul>uol "oğul" boEuz>buos "boğaz"
uE, ub>uu
uruE>uruu "nesil" sub>uu "su"
ıE>ıı
sarıE>aru "yağ" kıdıE>kıtu "kıyı"
eg>ie
tegir->tier- "çevirmek" yegen>sien "yeğen"
eg>ii, iy
beg>bii
teg->tiy- "değmek"
ög>üö
tögen>tüön "döven"
üg>üü
yügen>ügün>üün "dizgin"

tüg>tüü "tüy"
ig>ii
elig>ilii "el"
tirilig>tirlig>tillii "canlı"

Saha Türkçesinde kalınlık-incelik uyumu tamdır. Düzlük-yuvarlaklık uyumu bulunmakla beraber bu uyum Türkiye Türkçesinden farklıdır. Saha Türkçesi'nde ünsüz uyumundan bahsedilemez. Sadece arka dil ünsüzlerinin geniş veya dar ünlülere bağımlılığından bahsedilebilir. Saha Türkçesindeki ünsüzlerin Eski Türkçeye göre durumları şu şekilde gösterilebilir:

k-
a ve o ünlüleri önünde x ile, ı ve u ünlüleri önünde ise k ile gösterilir. kaaz>xaas koş->xos-kıız>kııs kulEaak>kulEaax -k

a, o, ıa, uo, x ile; ı veya u, k ile temsil edilir: adak>atax ok>oh yook>suox
suk->uk- "sokmak"-k

i ve ü, k ile; e, ie, ö veya üö, x ile temsil edilir.
tik->tik-
yük- >sük- "toplamak, derlemek"
d>t
Eski Türkçedeki d sesi Saha Türkçesinde t ile gösterilmiştir.

adak>atax "ayak" ked->ket- "giymek" kuduruk>kuturuk "kuyruk" tod->tot- "doymak" 

s->h->0

Başkurtçada olduğu gibi kelime başı s'leri h'ye dönmüş, sonra da kaybolmuştur. sen>en suub>uu semiz>emis

-ç, -ş, -z>-s
aaç>aas "aç" kış>kıs "kış" küz>küs "güz"
-s->-h-
kııs>kııha "onun kızı"
-s->-t-
susat->uutat-
isig>itii "sıcak"
ç-, y->s-
yol>col>çol>suol çak->sax-

Kelime sonu ç'leri, -ş ve -s ile birleşmiştir ve -s ile temsil edilir. Bu ses, iki ünlü arasında kalınca -h- olur:

küç>küs küs +e>kühe "onun gücü" baş>bas bas + ı>bahı "başı"

1 Abdülkadir İnan, "Yakut (Saha) Türkleri, Makaleler ve İncelemeler, Ankara 1968, s. 20.

2 Nicolaus Poppe, "Das Jakutische", Phiologiga Turcica Fundamenta (PhTF) c. I Wiesbaden 1959, s. 671.

3 Indiana 1964, s. XXXIV.

4 1908, s. 53.


Ankara 1976, s. 1279.


Ahmed Caferoğlu, Türk Kavimleri, İstanbul 1988, s. 2. Otto Böhtlingk, Über Die Sprache Der Jakuten (2. Baskı),


Wilheim Radloff, Die Jakutische Sprache, St. Petersburg

İbrahim Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, İstanbul 1983, s. 51. U. A. Vinokurova, Bihigi Saxalar, Yakutsk 1992, s. 77. İnan , a.g.m., s. 20.
Shirin Akiner, Islamic Peoples of the Soviet Union, London


Poppe, a.g.m., s. 671 Caferoğlu, a.g.m., s. 2-3.
Abdulkadir İnan, "Sibirya Türkleri", Türk Dünyası El Kitabı,


Baymirza Hayit, "Yakut (Saka) ların Menşei Meselesi",

Sovyetler Birliği'ndeki Türklüğün ve İslamın Bazı Meseleleri, İstanbul 1987, s. 44.

 Talât Tekin, Orhun Yazıtları, Ankara 1988, s. 8, 38.

Karl H. Menges, "Jakutisch und Tungusisch", Central Asiatic Journal, vol. I Wiesbaden 1978, s. 247.

Ankara 1984, s. 202.

İncelemeler, Ankara 1968, s. 29.

Bahaeddin Ögel, İslâmiyetten Önce Türk Kültür Tarihi, Kafesoğlu, a.g.e., s. 50-51. Radloff, a.g.e., s. 57. Caferoğlu, a.g.e., s. 4, 5.

Abdülkadir İnan, "Tuba (Urenha) Türkleri", Makaleler ve Nicolaus Poppe (çeviren İlhan Çenelli), "Yakut Dili" Türk Dili

Araştırmaları Yıllığı (TDAY), Ankara Ekim 1985, s. 102.

 İnan, a.g.m., s. 20, 21.

Radloff, a.g.e., s. 54.

Karl H. Menges, "The South-Siberian Turkic Languages I., Central Asiatic Journal, Cilt. I, Wiesbaden 1955, s. 109-113.

Sahaların gerek kökenleri gerekse tarih ve kültürleri için aşağıdaki kaynaklara müracaat edilmelidir.

G. V. Ksenefontov, Uraangxay Saxalar, Yakutsk 1994 (1. baskı İrkutsk 1937).

A. P. Okladnikov, Yakutia/Before its incorporation into the Russian State, Montreal-London 1970.

V. L. Seroşevskiy, Yakutı-Opıt Etnografiçeskogo Issledovaniya, Yakutsk 1993 (1. baskı Saint Petersburg 1896).

22 İnan "Yakut (Saxa) Türkleri", s. 24.

Hayit, a.g.m., s. 45.

Menges, "Jakutisch und Tungusisch", s. 247. Radloff, a.g.e., s. 54.

23 Hayit, a.g.m., s. 47.

Fatih Kirişçioğlu, "Yakut Türkçesi'nde Fiil", G. Ü. Sos. Bil. Enst., Ankara 1992, Basılmamış Doktora Tezi. Bu ve bundan sonraki kısımlar için s. XX ve devamı.

24 Akiner, a.g.e., s. 391.

M. F. Kirişçioğlu, "Sahalar (Yakutlar)", Yeni Türkiye-Türk Dünyası Özel Sayısı, sayı 16, Ankara 1997, s. 1560.

25 Yan Vasilyev, "Saha (Yakutistan) Cumhuriyeti "Emel'imiz Kırım, Ankara 2001, sayı 35, s. 40.

26 "Sovyet Nüfusunun Etnik Kompozisyonu", Türk Yurtları, Ankara 1990, sayı 2, s. 31.

John R. Kruger, Yakut Manual, Indiana, 1962, s. 312-313. Nadir Devlet, Çağdaş Türk Dünyası, İstanbul 1989, s. 206.

27 Vasilyev, a.g.e., s. 43 vd.

Kirişçioğlu, "Sahalar (Yakutlar)", s. 1559, 1560.

28 Fatih Kirişçioğlu, "Er-Soğotox Efsanesi'ndeki Motifler "BİR Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, Prof. Dr. Kemal Eraslan Özel Sayısı, İstanbul 1998, sayı 9-10, s. 433, 434.

29 Daha fazala bilgi ve örnek metin için bkz: Yuriy Vasilyev -Fatih Kirişçioğlu-Gülsüm Killi, Saha (Yakut) Halk Edebiyatı Örnekleri, Ankara 1996.
30 Stanislav Kaluzinski, "Die Jakutische Literatur" PhTF. c. 2, Wiesbaden 1965, s. 886.

31 Yuriy Vasilyev "Yakutların Üç Klasiği", Türk Dünyası Anayurttan Atayurda, 2 (1), Ankara 1993 s. 39-42.

29 Yuriy Vasilyev, Fatih Kirişçioğlu "Saha Edebiyatının Öncülerinden Nikolay Neustroyev Doğumunun 100. Yılında Anıldı", Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi, sayı 1, 1996/Bahar, Ankara 1996, s. 272-276.

32 Yuriy Vasilyev, "Ünlü Yakut Yazarı Platon Oyunskiy", Türk Dili, sayı 502, Ankara 1993, s. 442-445.

33 Daha fazla bilgi için bkz.: P. V. Maksimova, Yakutskaya Literatura, Yakutsk 1994.

Samir Kazımoğlu, "Saha (Yakut) Türklerinin Edebiyatı", Türk Toplulukları Edebiyatı, c. II, Ankara 1997, s. 26-43.

Fatih Kirişçioğlu "Saha (Yakut) Türkleri Edebiyatı", Türk Dünyası El Kitabı (Türkiye Dışı Türk Edebiyatları), c. IV, Ankara 1998, s. 501-512.

34 Reşit Rahmeti Arat, Ahmet Temir, "Türk Şivelerinin Tasnifi", Türk Dünyası El Kitabı, Ankara 1976, s. 319-320

35 Tahsin Banguoğlu, Türk Grameri, Ankara 1959, s. 14-15.

36 Nicolaus Peppe, "Das jakutische", s. 671.

37 Johannes. Benzing, "Türk Dillerinin Sınıflandırılması "(PhTF. 'dan çeviren Mehmet Akalın) Tarihî Türk Şiveleri, Ankara 1979, s. 6-7.

38 Karl H. Menges, "Türk Dillerinin Sınıflandırılması", Tarihî Türk Şiveleri, Ankara 1979, s. 10.

Arat-Temir, a.g.m., s. 316.

39 Daha fazla bilgi için bkz: Kirişçioğlu, Yakut Türkçesi'nde Fiil, s. XXVIII-XXXI.

40 Saha Türkçesi'nin grameri için bkz:.

Fatih Kirişçioğlu, Saha (Yakut) Türkçesi Grameri, Ankara
1999.

Otto Böhtlingk, Über die Sprache der Jakuten, St.
Petersburg, 1851.

John Kruger, Yakut Manual, Indiana 1962.

L. N. Haritanov, Saha Tılın Grammatikata -Morfologiya,
Yakutsk 1951.

E. İ. Ubryatova, E. İ. Haritanov, L. N. Petrov, N. E. Slepstov, Grammatika Sovremennogo Yakutskogo Literaturnogo Yazıkı-Fonetika i Morfologiya, Moskva 1982.

Wilheim Radloff, Die Jakutische Sprache, St. Petersburg

  
3743 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın