• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/tarihtarihyayinevi/
  • https://twitter.com/tarihyayinevi
Özgür Tarih Dergisi
Millî Mücadele'de Kâzım Karabekir Paşa / Yrd. Doç. Dr. Muhammet Erat

Kâzım Karabekir, Osmanlı'nın son döneminde ve Millî Mücadele yıllarında çok önemli askerî görevlerde bulunmuş ve üstlendiği görevleri başarmış seçkin bir komutandır.

I. Dünya Savaşı sırasında birçok cephede bulunan Kâzım Karabekir Paşa, 1918 sonlarında Tebriz'de, Nahçıvan'da bulunmakta idi. 30 Ekim'de Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından sonra Doğu Cephesi'nden ayrılarak, Gümrü, Kars ve Trabzon üzerinden 28 Kasım 1918'de İstanbul'a geldi.

Kâzım Karabekir Paşa vapurla İstanbul Boğazı'na girdiğinde, Boğaz'ın iki yakasındaki tabyalarda İngiliz ve Fransız bayraklarının dalgalandığını görmüş ve büyük acı duymuştur. Ayrıca Büyükdere hizasına gelince, Türk bayrağının yerine İngiliz bayrağının çekilme töreninde ızdırap içinde kıvranan bir Türk subayının hali onu çok etkilemiştir. Bu manzara O'na "Ömrümde bu kadar acı duymamıştım" dedirtecek kadar, ruh ve düşünce dünyasını derinden etkileyecek ve Millî Mücadele'nin sonuna, ülkenin düşman askerinden kurtulmasına kadar, kendisine hedef kabul ettiği, prensip edindiği şu parolayı dile getirecektir: "Tek dağ başı mezar oluncaya kadar uğraşmalı!".1

Kâzım Karabekir daha Meşrutiyet'ten önce, Osmanlı Devleti içindeki Türk olmayan milletlerin bağımsızlıklarını ilan etmeye başlayarak, bu yönde faaliyetlerde bulunmaları esnasında şu düşünceye sahipti: Anadolu'ya çekilmek ve Türklerden müteşekkil bir devlet kurmak, sadece Türklerin yaşadığı bir devlete sahip olmak ve bunun için mücadele etmek. Karabekir'e göre, böyle bir durumda yapılacak tek bir şey vardı:

Anadolu'ya, Anadolu'nun tabii coğrafyasına, Türklerin çoğunlukta yaşadıkları coğrafyaya çekilmek ve orada istiklalini muhafaza etmek.

Karabekir, bu düşüncelerle olsa gerek, Kafkas Cephesi'nden çekilirken, yerli halkın Ermeni ve Gürcüler karşısında savunmasız kalmaması için silah, cephane ve asker bakımından elinden gelen yardımı yapmaktan geri kalmadı. Trabzon'a gelirken, Batum'da çalışır durumda bulunan birçok topu, geminin arkasındaki bir römork vasıtasıyla Trabzon'a getirtti. Bu toplar, ileride yapılacak olan Millî Mücadele'de gerekecekti. Böylelikle işgal güçlerine karşı yapılacak bir mücadelede kullanılacak malzemeleri muhafaza altına almaya çalışıyordu.

Kâzım Karabekir Paşa, İstanbul'a geldikten sonra hemen ikili görüşmelere başladı. Birçok resmi zevatla ve yakın arkadaşları ile ülkenin içinde bulunduğu durumu görüştü, çözüm yollarını tartıştı. Bu görüşmelerinde, komutanları İstanbul'a çağırmanın doğru olmadığını, Anadolu'ya göndermek gerektiğini, İstanbul'da kalmakla bir şey yapılamayacağını ve kendisinin de doğuya tayin edilmesi gerektiğini dile getirdi.2

Bu arada Tekirdağ'daki 14. Kolordu'ya tayin edilmiştir. Doğuya atanmayı beklerken Trakya'ya atanan Kâzım Karabekir,3 2 Ocak 1919'da görev yeri olan Tekirdağ'a gitti. Karabekir bu görevde iken kolordusunun Trakya'dan Anadolu'ya nakli için bazı girişimlerde bulundu. Diğer taraftan, Tekirdağ'da bulunurken mütareke hükümlerinin aksine silahların İtilaf kuvvetlerine teslim edilmemesi için elinden gelen çabayı gösterdi.4

15. Kolordu Komutanlığına Tayin Edilmesi ve Erzurum'daki Faaliyetleri

Kâzım Karabekir, nihayet Kasım ayı sonundan itibaren yaptığı teşebbüslerinin neticesinde istediğini elde etmiş ve 2 Mart 1919 tarihinde resmen, Erzurum'da bulunan 15. Kolordu Komutanlığı'na tayin edilmiştir.5

15. Kolordu Komutanlığı'na atanan Karabekir, 11 Nisan'da Mustafa Kemal Paşa'yı ziyarete gitti.6 Karabekir, bu görüşmede Erzurum'a hareket edeceğini, kendisinin de hiç zaman kaybetmeden Anadolu'ya, ordunun başına gelmesi gerektiğini, milletin kurtuluş anahtarının Doğu olduğunu, orada her şeyin mümkün, ordunun kuvvetli olduğunu ve her şeyden önemlisi halkın da yardım edeceğini ifade etti. Karabekir, "Ordu ve halk bu fikir etrafında toplanacaktır. Doğuda milli hükümet esaslarını kurduktan sonra, siz Batıya teveccüh edersiniz. Doğu vazifesini ben üstlenirim. Eğer gelmeyecekseniz hareketimi ona göre tanzim edeyim" diyerek Mustafa Kemal Paşa'dan kesin bir cevap almak istedi. Mustafa Kemal Paşa da bunun üzerine, "İyi olayım, size mülâki olmaya çalışırım" vaadini verdi.7

Karabekir, 13 Nisan sabahı Trabzon'a doğru hareket etti.8 Zonguldak, Sinop ve Giresun'a9 uğrayarak 19 Nisan 1919 tarihinde Trabzon'a ulaştı.10

Kâzım Karabekir, Trabzon'a vardığında Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti üyeleriyle temasa geçerek onlara her konuda yardımcı olacağını ve ümitsizliğe kapılmamaları gerektiğini ifade etti.11

30 Nisan'da Trabzon'dan ayrılarak Gümüşhane ve Bayburt üzerinden 3 Mayıs'ta Erzurum'a geldi.12 Halk ve askerler, Karabekir'in gelmesini büyük bir sevinçle karşıladı.

Kâzım Karabekir, ilk gün 15. Kolordu Komutanlığı'na vekâlet eden 9. Fırka Komutanı Rüştü Bey ile görüşmüştür. Rüştü Bey'e, İngilizlere değil bir komutanın, bir tek silahın, hatta bir karış toprağın bile verilmeyeceğini, aksine Elviye-i Selâse'yi tekrar alacaklarını ve ülkeyi iyi bir barışa kavuşturmak için rehine olarak, bütün Ermenistan'ı da ilk fırsatta işgal edeceklerini belirtmiştir. Kâzım Karabekir Paşa'nın bu sözleri karşısında büyük memnuniyet duyan Rüştü Bey, sözünden çıkmayacağına dair söz vermiştir.

Kâzım Karabekir Paşa, Erzurum'a geldiğinin ertesi günü, Vilâyât-ı Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Erzurum Şubesi'nden bir heyetle de görüşmüştür.13 Cemiyet üyeleri, teşkilatlarının ana prensiplerini ve çalışmalarını anlattıktan sonra Karabekir, onlara tuttukları yolun hak olduğunu ve müdafaadan başka çare bulunmadığını ifade ederek, yardım için gerekli teminatı vermiş ve her konuda tam destek vereceğini vaad etmiştir.14 Ayrıca, silahları almaya gelen İtilaf devletleri askeri yetkililerine silahların verilmeyeceğini de heyettekilere taahhüt etmiştir.15 Karabekir'in bu ifadelerinden ve destek vaadinden sonra Cemiyet üyeleri, O'nun yanından umutla ve memnuniyetle ayrılmışlardır.16

Kâzım Karabekir'in Erzurum'a geldiğinin ikinci günü, Doğu Anadolu'da mütarekenin ordu ile ilgili maddelerinin uygulanmasını İtilaf devletleri adına kontrole gelen İngiliz Yarbay Alfred Rawlinson ile de görüşmüştür.17 Karabekir, Rawlinson ile gerçekleşen bu ilk görüşmesinde, kendisinin bölgedeki mücadeleyle fazla ilgili olmadığı ve halkın da sert tavır takınması ihtimali üzerine bu gibi işlere karışmayacağı intibaını vermek istemiştir. 18 Karabekir, Rawlinson'a bu intibaı vermeyi bir süre başarabilmiştir. Diğer taraftan yapılması gereken faaliyetleri de el altından organize etmiştir.

Erzurum'da bir taraftan İzmir'in işgalini protesto etmek için miting tertip edilirken, diğer taraftan da bazı vatandaşların bu işe soğuk bakması ve hakkını aramaktan çekinmesi de söz konusudur. Bu düşüncede olan az sayıdaki bazı vatandaşlar Karabekir'e gelerek, "Bu işin bilahare Doğu için fenalığı olur mu? Erzurum'daki İngilizlerin gözü önünde iyi olur mu?" şeklinde endişelerini belirtmeleri üzerine 15. Kolordu Komutanı'ndan şu cevabı almışlardır: "İzmir için şimdi haykıracaksınız. Doğu için ise silaha sarılacaksınız".19 Kâzım Karabekir, Millî Mücadele boyunca bu tür uyarı ve ikazlarla, halkı her zaman aydınlatmaktan ve kurtuluş için yönlendirmeye çalışmaktan geri kalmamıştır.

Bu arada 9. Ordu Kıtaatı Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a gelir gelmez, müfettişlik emrinde bulunan ve müfettişliğin civarındaki mülkî amirlerle, 15. ve 20. Kolordu Komutanlıklarına, Samsun'da birkaç gün kalacağını haber vermişti. Ayrıca, bölgelerindeki asayiş hakkında kendisine bilgi verilmesini ve bunun için gerekli tertibatın alınıp alınmadığının da acilen bildirilmesini istemiştir.20

Karabekir, Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a geldiğini öğrenince çok memnun olmuştur. Birbirleriyle haberleşmeye hemen başlamışlardır. 21 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa'dan gelen telgrafta yer alan şu ifadeler, iki komutanın hangi şartlar altında, vatan ve millet için beraber mücadele edeceğinin ip uçlarını vermektedir: "...Millet ve memlekete medyun olduğumuz en son vazife-i vicdaniyeyi yakından mesaî-i müştereke ile en iyi ifâ etmek mümkün olacağı kanaatiyle bu son memuriyeti kabul ettim. Bir an evvel zât-ı âlinizle mülâki olmak arzusundayım".21 Mustafa Kemal Paşa, Samsun ve havalisinin içinde bulunduğu asayişsizlik yüzünden birkaç gün burada kalmak zaruretinde olduğunu ifade ederek, kendisini aydınlatmaya yarayacak hususlar varsa bildirilmesini kendisinden rica etmişti.22

Kâzım Karabekir Paşa, Anadolu'da başlatılacak bir mücadelenin hep birlikte, bütün ehliyetli ve salâhiyetli komutan, asker, mülkî görevlilerle ve halkın da desteğiyle olabileceğini düşünüyordu. Bu nedenle daha İstanbul'da iken yaptığı temaslarda görüştüğü şahıslara ısrarla Anadolu'ya gitmelerini tavsiye ediyordu. Kâzım Karabekir'e göre, başlatılacak böyle bir mücadelede kendisi doğuda "işin" sonuna kadar bulunabilirdi. Hem debunu başarı ile yürütebilirdi. Bir yıl önce gösterdiği başarı gibi, şimdi de işgal altında bulunan Elviye-i Selâse'yi Ermenilerden kurtarabilirdi. Karabekir, bu düşüncelerle doğuya hakim olabileceğini ve buradan hiç ayrılmamayı hedeflerken, Mustafa Kemal Paşa'yı da "başa geçirmek ve bunu bütün kuvvetiyle" desteklemek niyetindedir.23

Mayıs ayı sonlarında Erzurum Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti ile Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti bölgenin geleceğini görüşmek, herhangi bir işgale karşı birlikte karşı koymak ve beraber hareket etmek için Erzurum'da bir kongrenin toplanmasına karar vermişlerdi.24

Bu sırada Amasya'da bir araya gelen Mustafa Kemal Paşa, Rauf Bey ve Ali Fuat Paşa'nın yaptıkları görüşmeler sonucunda 22 Haziran 1919 tarihinde Amasya Tamimi yayımlanmıştı.25 Bu beyanname ilan edilmeden önce Kâzım Karabekir Paşa haberdar edilerek O'nun da görüşleri alınmıştı.26 Amasya'da alınan kararların tatbik edilmesine diğer sivil ve askerî şahsiyetin yanı sıra 15. Kolordu Komutanı da çalışacaktı.27

Haziran ayı başından itibaren İngilizlerin artan baskısı sonucunda İstanbul hükümeti, Mustafa Kemal Paşa'yı geri çağırmaya başlamıştır. İstanbul'un geri çağırması üzerine Mustafa Kemal Paşa'nın Karabekir'e gönderdiği bir telgrafında, "vazife-i vataniyeye" devam edebilmesinin Kâzım Karabekir Paşa gibi "aynı fikir ve kanaatte bulunan kardeşlerinin de daima ve her halde dest-i vifak ve muavenetlerine"28 bağlı olduğunu kaydetmesi dikkat çekici bir noktadır.

Mustafa Kemal Paşa, Rauf Bey'le beraber 3 Temmuz 1919'da Erzurum'da halkın ve askerin samimi tezahüratı ile karşılanmıştır.29 O'nu karşılayanların başında kurmayları ile beraber 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa da vardı.30 Mustafa Kemal Paşa ertesi gün Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni ziyaret ederek kongre hazırlıklarına katılmıştır.31

Kâzım Karabekir Paşa, Erzurum'a gelen Mustafa Kemal Paşa'ya daha ilk günden elinden gelen bütün desteği vermiştir. Refet Paşa'dan gelen telgrafı32 gösterdikten sonra üzüntüsünü gizleyemeyen Mustafa Kemal Paşa'ya müfettişlikten, hatta askerlikten ayrılmasına hiç üzüntü duymadan karar verebileceğini belirtmiş ve böyle bir şey vuku bulduğunda ise müfettiş olduğu zamankinden daha ziyade hürmetkâr olacağına dair mukaddesatı namına söz vermiştir.33

Bu sırada İstanbul, Mustafa Kemal Paşa'yı geri çağırmaya devam etmiş, ancak kendisi buna hiç bir zaman olumlu bakmamıştır. Bunun sonucunda Vahdeddin, 8 Temmuz'da Mustafa Kemal Paşa'nın görevine son verildiğini bildirmiştir.34 Aslında Kâzım Karabekir Paşa, olayların bu safhasında Mustafa Kemal Paşa'nın azledilmesinin ordu ve halk üzerinde iyi bir tesir yapmayacağını, istifa etmesinin daha uygun olacağını düşünüyordu. Karabekir'in bu fikrine Rauf Bey de iştirak ediyordu.35 Bunun üzerine 8/9 Temmuz gecesi yanında Kâzım Karabekir, Rauf Bey ve Kazım (Dirik) Bey olduğu halde İstanbul ile haberleşmeye başlayan Mustafa Kemal Paşa, hayatındaki en önemli kararlardan birisini vermiştir. Mustafa Kemal Paşa, bu şartlar altında askerlikten ve sahip olduğu memuriyetten istifa ettiğini belirtmiştir.36 Mustafa Kemal Paşa, aynı gece Harbiye Nezareti'ne de, askerlik mesleğinden istifasını bildirmiştir.37

Mustafa Kemal Paşa'nın memuriyetten ve askerlikten istifa etmesinden sonra, Millî Mücadele'nin çok önemli bir safhasına gelinmişti. Bundan sonra bütün askerî görevlerinden istifa ederek, unvanlarından vazgeçen Mustafa Kemal Paşa, artık sivil bir vatandaş olarak mücadeleye devam edecekti. Bu durumda çevresindeki insanların tavrı ne olacaktı? Gerçi, bu istifadan önce yapılan gizli toplantılarda,38 askerî görevinden ayrılması halinde bile yine eskisi gibi emirlerinin yerine getirileceğine dair etrafındaki komutan ve önemli şahsiyetler tarafından kendisine söz verilmişti.39 Ancak, halk bu durumu nasıl karşılayacaktı, daha da önemlisi İstanbul'un Kâzım Karabekir Paşa'ya, kendisini ve Rauf Bey'i tutuklayıp geri göndermesi emrini yerine getirme ihtimali yok muydu? Kâzım Karabekir Paşa'nın bu durumda sergilediği tavır gerçekten Millî Mücadele'nin seyri açısından önemli bir yer işgal etmektedir. Mustafa Kemal Paşa'nın askerlikten istifa etmesinden sonra Kâzım Karabekir'in, maiyetiyle birlikte yanına gelerek; "Kumandamda bulunan zabitan ve efradın hürmet ve tazimlerini arza geldim. Siz bundan evvel olduğu gibi bundan böyle de bizim muhterem kumandanımızsınız. Hepimiz emrinizdeyiz Paşam"40 demesi büyük bir kadirşinaslık örneğidir. Hadisenin tek tanığı olan Rauf Bey, bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa'nın sendeleyerek Karabekir'in üzerine atıldığını, boynuna sarılarak, yanaklarından tekrar tekrar öptüğünü ve teşekkür ettiğini kaydetmektedir.41 Bu iki komutanın kucaklaşarak Karabekir'in, Mustafa Kemal Paşa'nın emrine girdiğini söylemesiyle Erzurum, artık Millî Mücadele'nin ilk karargâhı olmuştur.42 Kâzım Karabekir Paşa'nın bu söz ve davranışı, "ancak gerçek bir kahraman ve milletine kendisini feda eden büyük bir milliyetçinin davranışı idi"43

İsmet Paşa'ya göre, Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'da hatırında kalan en heyecanlı hadise bu idi. İsmet Paşa, Mustafa Kemal Paşa'nın, Kâzım Karabekir Paşa'nın bu hareketinden "teşekkür ve minnet hisleri" ile bahsettiğini, geçmiş zaman içinde kendisine kuvvet ve cesaret veren en mühim hadisenin bu olduğunu ve Kâzım Karabekir Paşa'ya çok müteşekkir olduğunu söylediğini kaydetmektedir".44

Kâzım Karabekir Paşa ve Erzurum Kongresi

Kâzım Karabekir Paşa, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey'in, kongre için yaptıkları çalışmaların bilfiil içinde yer alarak, elinden gelen yardım ve kolaylığı her zaman göstermiştir.

Kâzım Karabekir Paşa, kongre ile ilgili olarak kendisiyle görüşmeye gelenlere Mustafa Kemal Paşa'nın kongreye yalnız delege olarak katılmasını değil, başkan dahi yapılması gerektiğini, bir ordu komutanının hayatının bütün kazancını onlar için feda ettiğini ve samimi çalışacağına, millet kararından aykırı işler yapmayacağına itimad edilmesi gerektiğini belirtmiştir.45 Delegeleri cesaretlendirici ifadeleri ile gayrete getirmeye çalışmıştır. Karabekir, kumandası altında olan askerî birliklerin kongrenin emrinde olacağını, aynı zamanda ülkenin ve milletin bağımsızlığını kurtarmak için de esas teşkil edeceğini, İtilaf devletleri kuvvetlerinin "bir iş yapacak halde olmadığını", sonucun yalnız Ermeni ve Rumlarla çarpışmakla alınacağını dile getirmiştir. 15. Kolordu Komutanı bundan sonra, en önemli olan konunun, toplanacak kongre ile millî birlik ve kuvvetin bütün dünyaya ilan edilmesinin olduğunu ifade etmiştir. Bunun yanı sıra Kâzım Karabekir Paşa, Anadolu'da yapılan faaliyetin, mücadelenin milletin öncülüğünde yapıldığı ve komutanların da milletin emri altında bulunduğu şeklinde dış dünyaya yansıtılması gerektiğini düşünmektedir.46

Kongre hazırlıkları sırasında Kâzım Karabekir, Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey, sık sık bir araya gelerek meseleleri birlikte müzakere ediyorlardı. Bu görüşmelerin birinde Karabekir, Erzurum Kongresi sırasında bir saldırıya maruz kalınabileceğini de düşünerek gerekli hazırlıkları yaptığını belirtmiş, asıl yapılması gerekenin Ermeni işgali altında bulunan Elviye-i Selâse'nin geri alınması olduğunu, Ermenilerin silahtan arındırılması ile Ermenistan'ın rehine olarak işgalini ilk fırsatta gerçekleştirmenin gerekliliği üzerinde durmuştur. Mustafa Kemal Paşa, bu fikirleri kabul ederek uygun bulmuştur.47

Bütün bu hazırlıkların sonunda 23 Temmuz 1919 tarihinde Erzurum Kongresi, çevre illerden seçilerek gelen delegelerin katılımı ile açılarak çalışmalarına başlamıştır. Erzurum Kongresi'nin açıldığı gün Kâzım Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey ile beraber kongre binasına gelmiş,48 ancak kendisi askerî bir şahsiyet olduğu için kongreye katılmamıştır. Erzurum Kongresi'nin çalışmalarına Trabzon, Sivas, Erzurum, Bitlis ve Van vilâyetlerinden gelen toplam 54 delege katılmıştır.49

Erzurum Kongresi, 7 Ağustos'ta faaliyetlerine son vermiştir. Kongrede Millî Mücadele'nin esasını teşkil eden, İstanbul hükümeti ve İtilaf devletleri ile Ermenilere karşı takınılacak tavır konusunda çok önemli kararlar alınmıştır.50

15. Kolordu Komutanı, kongre çalışmalarına bizzat katılamamakla beraber, geceleri Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey ile beraber kongre hakkında fikir alış verişinde bulunmakta ve kongrede konuşulan, kararlaştırılan hususları takip edebilmekteydi. Bu arada Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey'in rahat çalışabilmeleri için elinden gelen bütün gayreti gösteriyordu.

24 Temmuz'da Harbiye Nezareti, Kâzım Karabekir Paşa'dan Erzurum Kongresi hakkında bilgi istemiş ve kendisinin buna niçin engel olmadığını sormuştur. Bunun üzerine 15. Kolordu Komutanı da, kongreyi tertipleyenlerin ülkenin ve milletin kurtuluşunu temin etmekten başka bir gayeleri olmadığını belirtmiştir. Bu toplanmada kanunlara aykırı bir şey olmadığını kaydeden Karabekir, kanunlar çerçevesinde toplanan bu kongreye müdahale için bir sebep bulamadığını ifade etmiştir.51

Bu sırada Harbiye Nazırı daha da ileri giderek 30 Temmuz'da Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Bey'in hükümet kararlarına aykırı hareketlerde bulunduklarından dolayı hemen yakalanarak İstanbul'a gönderilmesini emretmiştir.52 Kâzım Karabekir'in bu emre karşılık verdiği cevap, Mustafa Kemal Paşa'ya ne kadar inandığını, güvendiğini ve sonuna kadar O'na yardım edeceğini göstermesi bakımından önemli bir belgedir. Karabekir, Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Bey'in fiil ve hareketlerinde vatan ve milletin zararına, mevcut kanunlara aykırı hiçbir hareketini görmediğini belirtmiştir.53 Erzurum'da bulunan bu iki şahsın, ülkenin ve milletin kurtuluşu ile ilgili her vatanperver insan gibi yaşamakta olduklarını kaydeden Karabekir, Mustafa Kemal Paşa gibi memlekette namusu, seçkin askerî hizmetleri ve vatanperverliği ile tanınmış; bütün askerlerin de pek ziyade hususî hürmetini kazanmış ve daha da önemlisi, henüz yirmi gün evvel ülkenin yarısına kumanda etmiş olan, hâl ve hareketlerinde ülke ve millet yararına aykırı bir yönü bulunmayan bir zatın tutuklanmasına kanunî bir sebebin olamayacağını ifade etmiştir.54

Millî Mücadele'nin bu dönüm noktasında Kâzım Karabekir Paşa'nın tavrı, gerçekten istiklâl davasında Mustafa Kemal Paşa'ya verdiği desteği göstermesi bakımından önemlidir.55

İstanbul'un kongre ile Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey aleyhindeki faaliyetlerine mukabil Kâzım Karabekir, Sadrazam ve Harbiye Nazırı'na, Erzurum Kongresi'ni doğu illeri halkının topladığını ve buna çok önceleri karar verildiğini hatırlatma ihtiyacı duymuştur. Bu toplanışta siyasî veya şahsî hiçbir etkinin olmadığının kesin olarak anlaşıldığını kaydeden Karabekir, doğu illerinde hayatlarını bağımsız bir şekilde devam ettirememe endişesinden çıkmış olan bu milli cereyanın doğmasına ve yayılmasına Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey'in "zerre kadar tesiri olmadığı"nı belirtmiştir. Karabekir, bu iki şahsın içinde bulunulan siyasî vaziyeti daha iyi kavradıklarından dolayı, kongreye herkes tarafından büyük bir hürmet ve saygı ile kabul edildiklerini ve kuva-yı milliyeyi daha düzenli bir şekle sokarak, güzel idare ettiklerini ifade etmiştir. Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey hakkında, Dahiliye Nezareti'nin illere yazdığı tamimlerin56 kamuoyunda iyi karşılanmadığını da belirten Karabekir, halkın içinde bulunduğu bu millî cereyanın teskin edilebilmesi için Meclis-i Millî'nin hemen toplanmasının temin edilmesi gerektiğini de sözlerine ilave etmiştir.57

Kâzım Karabekir Paşa ve Sivas Kongresi

Erzurum Kongresi'nde Heyet-i Temsiliye Başkanı seçilen Mustafa Kemal Paşa, hiç vakit kaybetmeden arkadaşı Rauf Bey'le birlikte Sivas Kongresi hazırlıklarına başlamıştı. Bu arada zaman zaman Kâzım Karabekir Paşa ile de bir araya gelerek gelişmeleri değerlendiriyordu. Bu dönemde, Heyet-i Temsiliye namına Anadolu'nun değişik yerlerine gidecek birçok yazı, Kâzım Karabekir Paşa vasıtasıyla gönderiliyordu.

Diğer taraftan İstanbul hükümeti de Sivas Kongresi'nin toplanmaması için elinden geleni yapıyordu. Hatta, kongrenin toplanması halinde bile Elazığ Valisi Galip Bey'in bir askerî birlik ile kongreyi basması ve dağıtması da planlanmıştı. Ancak, Mustafa Kemal Paşa ve Kâzım Karabekir Paşa'nın, zamanında aldıkları tedbirlerle bu girişim sonuçsuz kalmıştır.58

Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey, Erzurum'dan hareket etmeden önce 28 Ağustos akşamı Kâzım Karabekir Paşa ile bir araya gelerek, kararlaştırılan konuları son bir defa daha gözden geçirmişlerdir.59 Bu toplantıda vaziyet şu şekilde tespit edilmiştir: Padişah ve hükümet, Türkiye'nin bölünmesine ve İstanbul ile ülkenin bir kısmının İngiliz mandasına girmesine razı olmuşlardır. Bu şartlar karşısında Anadolu'da başlatılan mücadele, milleti esarete düşürmeden bağımsızlık sağlanıncaya kadar devam ettirilmelidir. Sivas Kongresi de milletin bağımsızlığının sağlanması için millî mukavemete karar verecektir. Millî mukavemetin sınırı, Mütareke imzalandığı sırada Türk tarafında kalan bölgelerden oluşmaktadır. Bu millî sınır içindeki her ferdin İstiklâl Harbi'ne katılması sağlanacaktır.60

Kâzım Karabekir Paşa, Sivas'ta bulunan 3. Kolordu Komutanı Selahattin Bey'den kongrenin güvenli bir ortamda yapılabilmesi için gerekli tertibatı almasını istemiştir. Ayrıca Karabekir, Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında Rauf Bey, Hoca Raif Efendi ile Şeyh Fevzi Efendi'den oluşan Heyet-i Temsiliye'nin Sivas'ta parlak bir şekilde karşılanması için gerekenin yapılmasını da istemiştir.61

Karabekir'in gerekli tertibatı almasından sonra Mustafa Kemal Paşa başkanlığındaki heyet 29 Ağustos'ta, Erzurum'dan Sivas'a doğru hareket etmiştir.62 Heyet zorlu bir yolculuktan sonra 2 Eylül'de Sivas'a varabilmiştir.63

Ülkenin değişik yerlerinden seçilen delegelerin gelmesi üzerine Sivas Kongresi, 4 Eylül 1919'de açılarak çalışmalarına başlamıştır.64 11 Eylül'de de Erzurum Kongresi'nin kararları çerçevesinde bazı değişiklikler yaparak, aldığı kararları ilan edip çalışmalarını noktalamıştır.65

Sivas Kongresi'nin toplanması ile Anadolu'nun Damat Ferit Paşa Hükümeti'ne karşı baskısı artmış ve bu baskı sonuç vererek 2 Ekim'de Ali Rıza Paşa'nın başkanlığında yeni bir hükümet kurulmuştur.66 Bu yeni hükümet, Anadolu'daki millî harekete olumlu bakıyordu.

1919 sonbaharında Heyet-i Temsiliye'nin ve İstanbul'un gündemini en çok Meclis-i Mebusan'ın nerede, ne zaman toplanacağı ve milletvekilleri seçimlerinin hangi şartlar altında yapılacağı konuları oluşturuyordu.

Bu amaçla Sivas'ta 16 Kasım'dan67 28 Kasım'a kadar devam eden ve birçok önemli konunun kararlaştırıldığı toplantılara, Kâzım Karabekir Paşa da katılmıştır.68 Kâzım Karabekir Paşa, Meclisin toplanma yeri konusunda, Anadolu'da toplanabilmek için İstanbul hükümetine karşı cephe almanın, yani Anadolu millî hükümetini ilan etmenin gerektiğini savunuyordu. Bunun henüz sırasının gelmediğine inanan Karabekir, Meclisin İstanbul'da toplanmasını istemiştir.69 Sonuçta Meclisin İstanbul'da toplanmasına karar verilmiş ve milletvekillerinin İstanbul'a gitmeden önce bazı yerlerde toplanmaları kararlaştırılmıştır.70

Kâzım Karabekir Paşa, Sivas'ta komutanlar toplantısı için bulunurken, İstanbul hükümeti de Anadolu'daki durumu yakından incelemek, seçimlerin dürüst yapılıp yapılmadığını yerinde tespit etmek üzere bir Tahkik Heyeti görevlendirmişti. Bu maksatla buraya gelen Fevzi (Çakmak) Paşa, 26 Kasım'da Kâzım Karabekir Paşa ile bir görüşme yapmıştır.71 Bu görüşmede Fevzi Paşa'nın Mustafa Kemal Paşa ve Ali Fuat Paşa aleyhinde bazı sözler söylemesinden72 sonra Karabekir, kendisine şu cevabı vermiştir: "Paşam! Mustafa Kemal Paşa'yı başımıza geçmesini daha İstanbul'da teklif eden de benim. Bugün bütün kuvvetimle tutmayı en büyük bir vazife bilirim. Ondan daha hamiyetli ve değerlisini İstanbul'da iken aradım, bulamadım. Bugün benim kuvvetle tutacağım zattır ki, milletin başında durabilir. Doğrudur. Fakat, bu bizzat ben olamam, çünkü ben dayanaksız kalırım. Siz ve emsaliniz esaret altında oturmayı tercih ediyorsunuz. Bugünkü vaziyetimiz en tabii ve en meşru bir şekildir. Esasta bir olduktan sonra bunların samimi olarak halli mümkündür." Kâzım Karabekir, millî mukavemetin niçin yapılması gerektiğini, bu olmazsa esarete düşüleceğini izah ettikten sonra Fevzi Paşa, millî direnişe hak vermek zorunda kalmıştır.73

Anadolu'da seçimlerin yapılmasından sonra 12 Ocak 1920'de Meclis-i Mebusan açılarak faaliyete başlamıştır.74 Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nın 28 Ocak 1920'de Misak-ı Millî'yi ilan etmesiyle İngilizlerin İstanbul hükümeti üzerindeki baskısı iyice artmıştır. Bunun sonucunda 16 Mart'ta İstanbul resmen işgal edilmiş75 ve Meclis binası basılarak birçok milletvekili Malta'ya gönderilmiştir.

İstanbul'un işgalinden sonra Kâzım Karabekir, daha önce Mustafa Kemal Paşa ile kararlaştırdıkları görüş çerçevesinde Erzurum'da bulunan İngiliz subayı Rawlinson'u tutuklatmıştır.76 Bu şekilde, bir nevi İstanbul'un İngilizler tarafından işgaline misilleme olarak İngiliz subayı Rawlinson gözaltına alınmış oluyordu.

İtilaf devletlerinin İstanbul'u resmen işgal etmesi ve Meclis-i Mebusan'ı basmasından sonra Millî Mücadele'nin önemli bir aşamasına gelinmiş oldu. Bundan sonraki süreçte Meclisin Ankara'da toplanması için girişimlere başladı. Bu çerçevede Heyet-i Temsiliye Başkanı ve Millî Mücadele'nin lideri Mustafa Kemal Paşa'nın girişimleri sonucunda 23 Nisan 1920 tarihinde Büyük Millet Meclisi Ankara'da açılarak çalışmalarına başlamıştır.

Ermeni Harekâtı

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından sonra Kâzım Karabekir Paşa, Ermeni harekâtı için mevcut iç ve dış şartların, ayrıca mevsim şartlarının da uygun olduğunu düşündüğü için Ankara'ya müracaatlarda bulunmaya başlamıştır. 6, 9, 1577 ve 30 Mayıs78 tarihlerinde yaptığı müracaatlardan olumlu bir sonuç79 alamayan Karabekir, 4 Haziran'daki başvurusundan istediği cevabı almıştır.80 6 Haziran'da81 Ankara Hükümeti'nden Ermeniler üzerine ileri harekâta geçmek için gerekli izin ve yetkiyi alan Doğu Cephesi Komutanı, hemen hazırlıklara girişmiştir. Yaptığı plana göre 23 Haziran'da ileri harekât başlayacaktı. Ancak, bu sırada beklenmedik bir hadise oldu. 26 Nisan 1920'de TBMM adına Moskova'ya gönderilen mektubun cevabı Ankara'ya ulaşmıştı.82 Bu cevapta Çiçerin, Ermenilerle aradaki problemlerin savaşla değil, barış yoluyla halledilmesini istemiş ve ilgili tarafların daveti üzerine aracılık etmeye de hazır olduğunu belirtmişti.83 Ortaya çıkan bu yeni durum sonucunda Ankara Hükümeti, 20 Haziran'da Kâzım Karabekir Paşa'ya Ermeni harekâtının ertelendiğini bildirmiş,84 kendisi de buna uyarak erteleme kararını emrindeki birliklere bildirmiştir.85

1920 yılının sonbaharına gelindiğinde ise kış gelmeden Ermeniler üzerine harekâta girişilmesine ve Elviye-i Selâse'de yıllardan beri devam eden Ermeni saldırılarının bir an önce sona erdirilmesine inanan Karabekir, 13 Eylül'de sınırı geçerek Soğanlı Dağlarının önemli kısımlarını işgal ettirmişti.86

Bu sırada iç ve dış olayların elverişli bir zemin oluşturduğu ve Ermeni harekâtının önündeki engellerin birer birer ortadan kalktığı görülmektedir. Bu durumu göz önünde bulunduran TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa, 20 Eylül'de ileri harekâta izin verildiğini Karabekir'e bildirmiştir. Ayrıca, Karabekir'e Gürcülerin tarafsızlığını elde etmek için onlarla ilişkiye geçmesi görevi de verilmişti.87

Kâzım Karabekir Paşa, ileri harekâta izin veren bu emri uzun zamandır bekliyordu. Doğu Cephesi Komutanı, bütün hazırlıklarını tamamlayarak kolordu birliklerine gereken emri vermiş88 ve 28 Eylül sabahı verilen emir dahilinde harekât başlamıştır. Harekâtın ilk hedefi olan Sarıkamış 29 Eylül sabahı işgal edilmiştir.89 30 Eylül'de İğdır bölgesinde karşılıklı ateş açılmış, Türk kuvvetleri keşif faaliyetlerinde bulunmuştur.90 Oltu Süvari Müfrezesi Merdenek'e girmiş,91 Giresun'dan gönderilen milis taburu da cepheye varıp Merdenek'e ulaşmıştır. Türk tarafının bu taarruzu karşısında Ermenilerin geri çekilmesi 1 Ekim'de de devam etmiştir.92

Doğu Cephesi Komutanı'nın 30 Ekim'de Üçler Tepesi'ndeki gözetleme yerinden idare ettiği bir taarruz ile Ermeni ordusu üç saat içinde bozguna uğratılmıştır. Kaçan Ermeni birlikleri takip edilerek Kars'ın doğu cephesindeki tabyalar da işgal edilmiştir. Bunun üzerine kale dışındaki Ermeni birlikleri Kars'ın kuzey cephesine doğru taarruza geçtilerse de, Türk birliklerinin hızlı ve maharetli hareketleriyle bu sarp, kuvvetli ve modern cephe de onlardan önce işgal edilmiştir.

Kâzım Karabekir Paşa, öğleden sonra karargâhını Kars'ta kurmuş bulunuyordu. Akşama doğru da Kars'ın Türk ordusu tarafından kesin olarak zabt edildiğini TBMM'ye müjdelemiştir.93

Doğu Cephesi'nde Kâzım Karabekir Paşa'nın komutası altındaki Türk birliklerinin Kars'ı geri almaları sırasında Ermenilerin kaybı çok olmuştur. Çarpışmalar sonunda ele geçirilen Ermeni esirler arasında 3 general, 6 albay, 12 yarbay, 16 yüzbaşı, 59 teğmen, 12 astsubay, 4 erbaş ve 16 sivil yer almaktaydı. Kars'ın zabtı esnasında ayrıca 1.150 Ermeni askeri de esir alınmıştır. Ermenilerin ölü sayısı 1.110 idi.94 Ermenilerden önemli sayıda silah ve cephane de elde edilmiştir.95 Ele geçirilen esirler arasında Harbiye Nazırı Araratof ile Genelkurmay Başkanı Vekilof, Kars Kale Grup Komutanı Primof ve bir de sivil bakanın olması dikkat çekicidir.96 Bu derece önemli devlet erkânının şehirde bulunması, Ermenilerin Kars'a verdikleri önemi ve zabt edilmesinin çok zor olduğuna dair olan inançlarını göstermektedir.

Doğu Cephesi Komutanı'nın ters cephe taktiği ile gerçekleşen bu taarruz, büyük bir zafer kazandırmış, bir düşman ordusunu ezmek ve modern bir kaleyi almaya karşılık az sayıda kayba mâl olmuştur. Kars'ın zabtı sırasında Türk tarafının kaybı çok az olmuştur: 9 şehit ve 47 yaralı.97

Kâzım Karabekir Paşa, 31 Ekim'de Millî Müdafaa Vekili Fevzi Paşa ile görüşmüş ve Kars'ta ele geçirilen ganimetlerin İstiklâl Harbi'nin on yıl devamına yetecek derecede olduğunu bildirmiştir. Bu zaferden sonra Ankara hükümeti, Doğu Cephesi'nde görevli subayların rütbelerini bir derece yükseltme kararı almıştır. Karabekir de bu karar gereğince, Kars'ın kurtarılmasındaki rolü ve kazandığı bu başarıdan dolayı Ferikliğe (Korgeneral) terfi etmiştir.98

Doğu Cephesi birliklerinin ileri harekâtı sonucunda Ermeniler gerilemiş ve Türk tarafının teklifini kabul ederek 7 Kasım'da Gümrü'yü teslim etmişlerdir.99 Karabekir de ertesi gün kurmay başkanı ile birlikte Gümrü'ye gitmiş ve Türk Dışişleri'nin ateşkes şartlarını içeren notasını Ermeni hükümetine göndermiştir. Bölgedeki Türk askerî birliklerinin başarıları üzerine Ermeniler, 17 Kasım'da Türk tarafının ateşkes şartlarını kabul etmişlerdir. 100

Bundan sonra Kâzım Karabekir, ateşkes şartı olarak Ankara'nın istediği 1.000'er mermisi ile 2.000 tüfek, 3 batarya seri ateşli koşulu dağ topu, yine koşulu 40 makineli tüfeği Ermenilerden alarak Doğu Cephesi'nin ilk zafer hediyesi olarak Batı Cephesi'ne doğru yola çıkartmıştır.101

Bu sırada 18 Kasım'da Ermenistan'la Ankara hükümeti arasında yeni bir ateşkes imzalanmıştır.102 Bunun üzerine iki taraf barış şartlarını görüşmek üzere Gümrü'de bir konferansa katılmayı kabul etmişlerdir.

Ermenilerin Türk tarafının ateşkes şartlarını kabul etmesinden sonra, 22 Kasım'da Ermeni heyeti Gümrü'ye gelmiştir. 25 Kasım'da103 da Gümrü'de Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa başkanlığındaki Türk heyeti104 ile Hatissiyan başkanlığındaki Ermeni heyeti105 arasında barış müzakereleri başlamıştır. Devam eden müzakereler sırasında 27 Kasım'da Ermeni heyeti, Sevr Anlaşması'ndaki imzalarını geri çektiklerini bildirmiştir. 106 Karabekir, Ermenilerin bu tavrını Ankara'ya müjdelemiştir.
Ermenilerle müzakereler yaklaşık bir hafta sürmüş ve neticede 2-3 Aralık gecesi Gümrü Barış Antlaşması imzalanmıştır.107

Bu antlaşma, TBMM Hükümeti'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk siyasî antlaşma olması açısından büyük ehemmiyet arz etmektedir. Hiçbir devletle bir antlaşmanın imzalanmadığı bir zamanda Ermenilerle böyle bir antlaşmanın imzalanması, yeni Türkiye'nin uluslararası alanda tanınması bakımından önemli bir hususu teşkil etmektedir. Ermenistan'da Bolşeviklerin iktidara gelmiş olmasına108 rağmen bu durum, antlaşmanın ehemmiyetine gölge düşürmemiştir. Nitekim Moskova Antlaşması da Gümrü'nün maddelerini benimsemiştir.

Gümrü Barış Antlaşması ile tespit edilen sınır, daha sonra Moskova (16 Mart 1921) ve Kars Antlaşmaları (13 Ekim 1921) ile de teyit edilmiş olan bugünkü Türkiye-Gürcistan ve Türkiye-Ermenistan sınırıdır. 109

Ermenilere Karşı Kazanılan Zaferin Önemi

Doğu Cephesi'nde Kâzım Karabekir Paşa'nın komutası altındaki Türk ordusunun Ermenilere karşı kazandığı zafer, Millî Mücadele'nin başlangıcında büyük moral sağlamıştır. Bu zafer, Millî Mücadele'nin kazanılmasında ordu ve halk üzerinde müspet etki yapmıştır.110

Batıda büyük bir askerî başarının olmadığı bu süreçte, doğuda kazanılan askerî ve siyasî zaferler bu nedenle bir başka öneme sahiptir. Doğuda kazanılan askerî ve siyasî başarılar, Ankara Hükümeti'nin büyük takdirini kazanmış, diğer cephelerde büyük sevinç uyandırmıştır. Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal Paşa,111 Millî Müdafaa Vekili Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Bey kazanılan bu büyük zaferden dolayı Kâzım Karabekir Paşa'ya tebrik ve teşekkürlerini bildirmişlerdir.

Türk birliklerinin Kars Kalesi'ni zapt etmelerinden sonra, Mustafa Kemal Paşa Doğu Cephesi Komutanı'na gönderdiği tebrik telgrafında şu ifadeleri kullanmıştır: "Şark ordumuzun avn-ı Hakk'la Kars Kalesi'ni zapt etmekteki muvaffakiyeti bütün milletimizin en samimi minnet ve takdirlerini Şark Cephemizin kumandanlarına ve askerlerine tevcih etmiştir. (...) Kars gibi bir kalenin zaptı her milletin tarihinde nadir olan fevkalâde bir muvaffakiyet-i askeriyedir. Fakat bugün asıl ehemmiyeti, dahil ve hariç her taraftan maruz bulunduğu insafsız muhacemât-ı imhakârane karşısında hakk-ı hayatını ispat vazifesine düşen necip ve mazlum milletimizin bu kat'i semere-i muvaffakiyet ile büyük bir hiss-i tesliyet ve emniyet duymasıdır."

"Kars muvaffakiyetini milletimizin selâmet ve necatı için inâyet-i Hakk'la mühim bir mukaddeme-i hayır addettiğimizi Şark Cephesi'nin bütün kumandan ve askerlerine iblağ buyurmanızı rica eyleriz".112

İsmet Paşa'ya göre, Mustafa Kemal Paşa, "Kars'ın alınmasının büyük bir muvaffakiyet olduğunu, bizi çok kuvvetlendirdiğini ve kuvvetlendireceğini Büyük Millet Meclisi'ne anlatmak ve Şark harekâtının, Ermenilere karşı kazanılan zaferin çok ehemmiyetli bir hareket olduğunu belirtmek, kabul ettirmek istiyordu".113

Bu dönemde İsmet Bey'in Karabekir'e yazdığı mektup da o günlerin atmosferini göstermesi ve Doğu Cephesi'nde kazanılan askerî zaferin ehemmiyetini ortaya koyması bakımından büyük anlam taşımaktadır. İsmet Bey, Karabekir'e gönderdiği mektubunda şöyle diyordu: "Şark harekâtı bizi ve davamızı ihya etti. O kadar sıkılmış idik, o kadar daralmış idik ki, vaziyetin nefes alacak bir menfeze ihtiyac-ı kat'isi vardı. Allah'ın inayetiyle bunu sen kemal-i muvaffakiyet ve intizam ile açtın.114 Bilhassa Mustafa Kemal şükranını izhar ve ifade için ne yapacağını bilmiyordu. Herkes böyle idi.

"Maahaza şark nazik bir safhaya girmiştir. Mümkün olur da bu cihet bir neticeye ererse, necat yolu fiilen açılmış olur. Garpta sıkıntıdayız Kâzım. Malzeme, anarşi, entrika sıkıntıları, en mühimmi tabîi malzemedir115".

Doğuda kazanılan bu askerî ve siyasî zaferin ehemmiyetini özetleyecek olursak şu hususları ifade edebiliriz: Gümrü Antlaşması, "yeni Türk Devleti'nin" uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır. Bu antlaşma, "yeni Türk Ordusu'nun" başarılarının ilk meyvesidir. Osmanlı Devleti'ni mağlup eden İtilaf devletleri, Ermenilere Trabzon, Erzurum, Gümüşhane, Erzincan, Bitlis ve Van illerini, yani "ta Harşit vadisine kadar çok geniş Türk ülkelerini" kağıt üzerinde vermek vaadinde bulunmuşlardı. Ermeniler de kendilerine vaad edilen bu toprakları istila etmek hayalini taşıyor ve birçok faaliyette bulunuyorlardı. Fakat sonuçta "Türk Ordusu önünde inhizam ve firarla bu hayal uykusundan uyanıp hakikati gördüler" ve Osmanlı Devleti'nin 1877-78 Rus Savaşı neticesinde kaybettiği Kars ve çevresini bu antlaşma ile Türklere terk etmek zorunda kaldılar. Ermeniler, Doğu Cephesi'nde uğradıkları bu mağlubiyet neticesinde "artık Türk Devleti'ne zarar eriştiremeyecek bir hâle getirilmiş oldu".116

Doğu'da Ermenilere karşı kazanılan bu başarı, Ankara Hükümeti'ni yakından izleyen Batılı müttefikler nezdinde de etki yapmıştır. Bu başarı, Türkiye'nin geleceğini belirleme açısından, İstanbul Hükümeti'ne nazaran Ankara Hükümeti'nin ağırlık taşıdığını batılılara göstermiştir. Bu şartlarda İtilaf devletlerinin İstanbul Hükümeti ile imzaladığı Sevr Antlaşması'nın yürürlüğe girmesinin imkânı olmadığı anlaşılmış oldu. İngiliz Hükümeti'nin, 1921 yılı başlarında düzenlenen Londra Barış Konferansı'na, Osmanlı hükümeti temsilcilerinin yanı sıra Ankara Hükümeti'nin temsilcilerini de davet etmesinde doğuda kazanılan bu askerî ve siyasî başarının etkili olduğu şüphesizdir.

Doğu Zaferi'nden Sonraki Faaliyetleri

Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa'nın emrindeki askeri birlikler ileri hareketlerine devam etmiş ve 23 Şubat 1921'de Ardahan ve Artvin'i117 geri aldıkdan sonra Ahıska, Batum ve Ahılkelek bölgesini de ele geçirmiştir. 118 Ancak 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması'nın ilgili maddeleri gereğince Türk birlikleri Batum ve çevresi ile Ahıska ve Ahılkelek'ten de geri çekilmek zorunda kalmıştır. 119 Bu sırada 23 Nisan'da Gümrü'de bulunan Türk birlikleri de sınırın beri tarafına çekilmiş120 ve 25 Nisan 1921 tarihi itibarıyla Doğu Cephesi'ndeki birlikler Ermenistan topraklarını tamamen terk etmişlerdir.121

Karabekir'e göre, Millî Mücadele'nin ilk ve önemli safhası atlatılmıştı, doğu sınırı sağlama alınmış, Moskova Antlaşması'nın imzalanması ile de geriye artık büyük bir problem kalmamıştı. Ermenistan'ın mağlup edilmesi ile büyük bir gaile ortadan kaldırılmıştı. Artık Batı Cephesi'nde Yunan ordusuna karşı elden gelen bütün yardımın yapılması gerekiyordu. Zaten Ankara da Karabekir'den bunu istiyordu. Kâzım Karabekir Paşa, bundan sonraki dönemde emrindeki askeri birlikleri, silah, mühimmat ve cephaneyi Batı Cephesi'ne göndermeye başlamıştır.

1921 yılı başından 1922 yılı sonuna kadar Doğu Cephesi'nden Batı Cephesi'ne çeşitli yollarla gönderilen toplam silah ve cephane şu miktarda idi: Çeşitli piyade tüfeği: 9.236; Kasatura (süngü): 14.455; Hafif makineli tüfek: 101; Çeşitli top: 74; Bomba topu: 36; Piyade cephanesi: 23.636 sandık; Topçu cephanesi: 163.022; El bombası: 162.540 adet; İstihkâm modeli kazma: 1750; İstihkâm modeli kürek: 15.928.122

Ankara'nın isteği üzerine Kâzım Karabekir Paşa, Moskova Antlaşması'ndan sonra hemen hazırlıklara girişerek elindeki birliklerin de büyük kısmını Batı Cephesi'ne göndermeye başlamıştır.

Doğu Cephesi Komutanı ilk olarak 3. Kafkas Tümeni'nin Trabzon'da toplanan birliklerinin 4 Nisan 1921 tarihinden itibaren 27 Mayıs'a kadar Karadeniz Ereğlisi ve Akçakoca'ya sevk edilmesini sağlamıştır.123

Genelkurmay Başkanlığı'nın isteği doğrultusunda Doğu Cephesi'nden gönderilen 12. Tümen birlikleri, 4 Ağustos'ta Kars'tan yola çıkarak 28 Eylül 1921'de Ankara'ya varmıştır. Ancak Sakarya savaşlarına katılamamıştır.124 Fakat 3. Fırka birlikleri daha önce cepheye katılmış ve Sakarya savaşlarına iştirak etmiştir.125

Kâzım Karabekir Paşa, Ankara'nın isteği üzerine 1922 yılında da doğudan batıya askerî birlik naklini sürdürmüştür. Bu çerçevede 11. Kafkas Tümeni 12 Nisan 1922'de Kayseri'ye gönderilmiştir.126 11. Tümen buradan Batı Cephesi'ndeki savaşlara iştirak etmek için savaş sahasına gitmiştir.

Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, 26 Eylül 1921'de başlayan Kars Konferansı'na127 Türk tarafının baş delegesi olarak katılarak müzakereleri yürütmüştür. Sovyet heyetinin baş delegesi Rus Ganetzky'dir. Sovyet heyeti içinde Rus delegelerin yanı sıra Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan'ı da temsilen delegeler bulunmakta idi.128

26 Eylül 1921 tarihinde başlayan Kars Konferansı, 13 Ekim'de 20 maddelik bir antlaşmanın imzalanması ile son bulmuştur.129 Doğu Cephesi Komutanı, Doğudaki askerî başarısından sonra, bu konferansta da TBMM Hükümeti'ni en iyi şekilde temsil etmiş ve Türkiye'nin Kafkas devletleri ile iyi bir barış ortamına girmesine yardımcı olmuştur.

TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa'ya göre; Kars Antlaşması, Türkiye'nin doğuda hukukî bir şekil alan fiilî durumunda, Sevr Antlaşması'nın tatbikinin mümkün olmadığını gösteren hadiselerden biridir. "Ermeni meselesi denilen" ve Ermeni milletinin gerçek menfaatinden çok dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre halledilmek istenilen mesele, Kars Antlaşması'yla, en doğru çözüm yolunu bulmuştur. Bu antlaşma, asırlardan beri dostane yaşayan iki halkın arasındaki iyi ilişkilerin tekrar oluşmasını sağlamıştır.130

Gerçekten de Kars Antlaşması, hem Türkiye'nin Doğu sınırlarını emniyete alması, hem de Ermeni meselesinin kesin bir şekilde kapanması açısından büyük önem taşımaktadır.131 Ayrıca büyük siyasî önem taşıyan bu antlaşma, yeni Türkiye'nin milletler arası platformda durumunu güçlendirmesi bakımından da önemli rol oynamıştır.

Bu antlaşmadan sonra doğudaki kuvvetlerin büyük çoğunluğu Batı Cephesi'ne nakledildiği için Dumlupınar Zaferi'nin kazanılmasına da faydası olmuştur.

Eğitim Faaliyetleri

Kâzım Karabekir Paşa, Doğu Cephesi'nde bulunduğu dönemde, bir yandan askerî faaliyetlerle ilgilenirken, diğer taraftan bölgesindeki kimsesiz ve fakir çocuklara sahip çıkarak, onları açtığı okullarda eğitmiş, topluma kazandırmıştır.

15. Kolordu Komutanı Karabekir Paşa, çocuklara yönelik tasarladığı düşünceleri tatbik etmek için gerekli olan eğitim kurumlarının (irfan müesseseleri) şunlar olduğuna inanmakta idi: 1- İbret Yeri (aynı zamanda konferans salonu). 2- Müze. 3- Müzik mektebi. 4- Elektrik, sinema ve fotoğraf sahasında açılacak kurslar. 5- Spor kulübü: Avcılık, atıcılık, binicilik, uzun yürüyüş. (Binicilik ve atıcılığa başlama yaşı 12'dir). 6- Okuma salonu. 7- Okuma bilmeyenlere mektup yazma merkezi. 8-Bir gazete. 9- Sinema ve film kütüphanesi (ilim ve fenne dair).

Kâzım Karabekir, bunun yanı sıra halkı ve çocukları maddî-manevî yönlerden tatmin edecek faydalı ve zevkle meşgul edecek kalkınma bayramları tertip etme yoluna gitmiştir. Bu amaçla Ağaç bayramı, İdman Bayramı ile Kitap Bayramı ve Atış Bayramı tertip ettirmiştir. 132

Karabekir'in bölgede açtırdığı İlk, İdadi, Elektrik, Sıhhiye, Dişçi, Matbaa, Ziraat, Tayyare, Baytariye, Muzıka, İş Ocağı, Sanayi ve Şimendifer adlı okullarda 1922 yılında 1331 ve 1923 yılında 1584 öğrenci eğitim görmüştür.133

Doğu Cephesi'nde Kâzım Karabekir Paşa'nın himayesinde hayatları koruma altına alınan çocukların sayısı altı bin civarındadır. Ancak bu çocukların sadece dört bini iyi bir eğitim almış ve birer sanat öğrenerek yakınlarının yanında çalışmaya başlamıştır. Kâzım Karabekir Paşa'nın doğuda yetim çocukları eğitmek için açtırdığı bu okullarda yetişenler Ankara'ya geldiklerinde başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere birçok askerî ve sivil şahsiyetin dikkatini çekmiş ve takdirle karşılanmıştır.134

Kâzım Karabekir Paşa'nın doğuda kazandığı askerî başarılarla birlikte ülkenin binlerce çocuğunu eğitmesini büyük bir takdirle karşılayan Türk basını, Karabekir'in okullarından sıkça bahsetmiş ve övgüler yağdırmıştır. Hatta Ankara'da yayımlanmakta olan Anadolu'da Yeni Gün gazetesi, Kâzım Karabekir'i bu faaliyetlerinden dolayı "bilim dünyasında bir devrim yapan kişi" olarak vasıflandırmıştır.135

Doğu'dan Ayrılması

Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, 1922 yılı yazında Ankara'ya gitmek için hazırlıklara başladı. Bundan sonra doğuda yapması gereken önemli bir faaliyet kalmamıştı.136 Zaten Mustafa Kemal Paşa da uzun zamandır kendisini Ankara'ya davet ediyordu.137 Kendisi de doğudaki çalışmalarını bitirmiş ve batıya gitmenin zamanının geldiğine kanaat getirmişti. 25 Ağustos 1922'de Trabzon'a gitmiş ve 9 Ekim'de yanında bulunan üç subay öğretmen ve 55 çocuktan meydana gelen kafile ile buradan ayrılmıştır. 11 Ekim'de İnebolu'ya ulaşmıştır.138

Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, 15 Ekim 1922'de Ankara'ya gelmiştir. 139 "Doğu Fatihi ve Doğu Cephesi'nin meşhur kumandanı Kâzım Karabekir Paşa, zaferden sonra Ankara'ya geldiğinde Mustafa Kemal, milletvekilleri ve memurlar tarafından Ankara'ya bir iki saat uzaklıkta bir yerde karşılanmıştır".140 Beraberinde getirdiği yetim çocuklarının huzurunda yaptığı gösterileri çok beğenen Mustafa Kemal Paşa, Karabekir'i bu çalışmasında dolayı takdir ve tebrik etmiştir.141 Aynı zamanda, bu çocukların Ankara'da yaptığı gösteriler halk ve Meclis üyeleri tarafından da hayranlıkla izlenmiş ve büyük beğeni toplamıştır.142

Kâzım Karabekir Paşa, bundan sonra TBMM'nin çalışmalarına Edirne milletvekili sıfatıyla katılarak ülkenin çeşitli meseleleri hakkında düşüncelerini dile getirmiş ve ülkeye faydalı hizmetlerde bulunmaya devam etmiştir.

Kâzım Karabekir Paşa, Doğu Cephesi'nde, Millî Mücadele boyunca önemli hizmetlerde bulunmuş ve doğunun tehlikelerden arındırılmasından sonra Batı Cephesi'ne yaptığı yardımlarla da Millî Mücadele'nin kazanılmasında büyük pay sahibi olmuştur. Atatürk'ün de Meclis kürsüsünden dile getirdiği gibi, Kâzım Karabekir Paşa'nın Millî Mücadele yıllarındaki hizmetleri "tarihe geçecek"143 kadar önemlidir ve takdire şâyândır.

1 Kâzım Karabekir, İstiklâl Harbimiz (İH), Merk Yayıncılık, İstanbul 1988, 6.
2 Karabekir, İH, s. 6-8; Şevket Süreyya Aydemir, İkinci Adam, 1884-1938, C. I, İstanbul 2000, s. 122-124.
3 BOA, BEO, 341059, Mütenevvia-93; Azmi Süslü-Mustafa Balcıoğlu, Atatürk'ün Silah Arkadaşları-Atatürk Araştırma Merkezi Şeref Üyeleri, Ankara 1999, 101; W. F. Weiker, "Kâzim Karabekir", The Encyclopedia of Islam, New Edition, Vol: IV, Leiden E. J. Brill 1976, s. 854.
4 Zekeriya Türkmen, Mütareke Döneminde Ordu ve Yeniden Yapılanma (1918-1920), M. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Yakın Çağ Tarihi Anabilim Dalı, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 1995, s. 59-60.
5 BOA, BEO, 341831; Süslü-Balcıoğlu, a.g.e., 101.
6 Utkan Kocatürk, Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, Ankara 1999, 124; Gotthard Jaeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi, Mondros'tan Mudanya'ya Kadar (30 Ekim 1918-11 Ekim 1922), Ankara 1989, 25.
7 Kâzım Karabekir, İH, s. 15; Kâzım Karabekir, İstiklâl Harbimizin Esasları (İHE), (Yay. Haz. Prof. Dr. Faruk Özerengin), İstanbul 1995, s. 72. Kâzım Karabekir, Mustafa Kemal ile olan görüşmesini bu şekilde anlatmakla beraber, Atatürk'ün yaveri Cevat Abbas bu görüşmeyi farklı bir şekilde anlatmaktadır. Bkz; "Ebedi Şef Kurtarıcı Atatürk'ün Zengindiği Konferans", Ülkü dergisi, Haziran 1937 ve Ulus gazetesi 12 Mayıs 1937'den aktaran Yusuf Hikmet Bayur, Atatürk, Hayatı ve Eseri-Doğumundan Samsun'a Çıkışına Kadar-, Ankara 1990, s. 288-289; Cihat Akçakayalıoğlu, "Türk İstiklâl Harbi ve İnkılâp (Devrim) Dönemlerinde Atatürk-General Kâzım Karabekir İlişkileri", Uluslararası İkinci Atatürk Sempozyumu, 9-11 Eylül 1991, Ankara, C. I, Ankara 1996, s. 453.
8 Karabekir, İH, s. 16.
9 Cavit Akın, "Millî Mücadele ve Erzurum Kongresi'nde Giresun Milletvekilleri", Giresun Tarihi Sempozyumu, 24-25 Mayıs 1996, Bildiriler, İstanbul 1997, s. 277.
10 Mahmut Goloğlu, Millî Mücadele'de Trabzon ve Mustafa Kemal Paşa, Trabzon 1981, s. 18.
11 Goloğlu, Trabzon, 18-19; İzzet Öztoprak, "Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti", Birinci Tarih Boyunca Karadeniz Kongresi Bildirileri, 13-17 Ekim 1986, Ondokuz Mayıs Üniv. Eğitim Fak, Samsun 1988, 346.
12 Hüsamettin Tugaç, Türk İstiklâl Harbi, Doğu Cephesi, (1919-1922), C. III, Ankara 1965, s. 21-22; Cevat Dursunoğlu, Millî Mücadele'de Erzurum, Ankara 1946, s. 56; Karabekir, İH, 19;
11 Karabekir, İHE, 49; Richard G. Hovannisian, The Republic of Armenia, The First Year, 1918-1919, C. I, Berkeley & New York & London 1971, s. 423-428.
13 Karabekir, İH, s. 19-20.
14 Dursunoğlu, a.g.e., s. 56; Yavuz Özdemir, İngiliz Yarbayı Rawlinson'un Erzurum'daki Faaliyetleri, A. Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Erzurum 1990, s. 19-23.
15 Karabekir, İH, s. 20.
16 Dursunoğlu, a.g.e., s. 56.
17 Özdemir, a.g.t., s. 3.
18 Karabekir, İH, 20.
19 Karabekir, İH, 25.
20 Harp Tarihi Vesikaları Dergisi (HTVD), S. 4, Vesika No: 62.
21 Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, C. III, Ankara 1987, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, Milli Eğitim Basımevi, s. 905; Nutuk, C. I, s. 16.
22 HTVD, S. 71, Vesika No: 1537.
23 Karabekir, İH, s. 29.
24 Öztoprak, a.g.b., 347-348; Karabekir, İH, s. 36-38; M. Fahrettin Kırzıoğlu, Bütünüyle Erzurum Kongresi, Ankara 1993, s. 53-54; Sabahattin Özel, Millî Mücadele'de Trabzon, Ankara 1991, 98-99.
25 Nutuk, I, 30-34; Reşit Paşa'nın Hatıraları, (Neşr. Cevdet R. Yularkıran), (İstanbul) 1939, s. 22-23; "Rauf Orbay'ın Hatıraları", Yakın Tarihimiz (YT), C. 3, S. 27, 30 Ağustos 1962, s. 19; YT, C. 3, S. 28, 6 Eylül 1962, s. 48-49.
26 Atatürk, Nutuk, I, s. 30-31; Ali Fuat Cebesoy, Millî Mücadele Hatıraları (MMH), İstanbul 1953, 73-74.
27 Cebesoy, MMH, 74.
28 Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, (ATTB), C. IV, Ankara 1991, s. 31.
29 Atatürk, Nutuk, I, s. 43; Mazhar Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber, C. I, Ankara, s. 23.
30 Dursunoğlu, a.g.e., 87-90; (Cevat Dursunoğlu), "Atatürk'ün 3 Temmuz 1919'da Erzurum'a Gelişi", AAMD, I/3, Temmuz 1985, s. 793-798; Kansu, a.g.e., 27.
31 Vehbi Cem Aşkun, Sivas Kongresi, 2. Baskı, İstanbul 1963, s. 61.
32 "Rauf Orbay'ın Hatıraları", YT, C. 3, S. 28, 6 Eylül 1962, s. 49.
33 Karabekir, İH, 62; Dursunoğlu, a.g.e., s. 90; "Rauf Orbay'ın Hatıraları", YT, C. 3, S. 28, s. 49.
34 "Mustafa Kemal'in Üçüncü Ordu Müfettişliği'nden Azledilmesi Belgeleri", Belgelerle Türk Tarihi Dergisi (BTTD), 14, Kasım 1968, s. 12-13; Celal Bayar, Ben De Yazdım, Millî Mücadele'ye Giriş, C. VIII, İstanbul 1997, s. 139-140.
35 Karabekir, İH, s. 1139.
36 Faik Reşit Unat, "Atatürk'ün Askerlikten İstifası ve Millî Savaşı Millet Ferdi Olarak Başlaması", Tarih Vesikaları, C. I, S. 5, Şubat 1942, s. 324; Bayar, a.g.e., VIII, s. 147.
37 ATBD, S. 79, Mayıs 1981, s. 25-27, (Belge No: 1735).
38 Kırzıoğlu, Erzurum Kongresi, s. 137.
39 Kâmil Erdeha, Millî Mücadele'de Vilâyetler ve Valiler, İstanbul 1975, 53- 54.
40 Cebesoy, MMH, 100; Feridun Kandemir, Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, İstanbul 1965, s. 41-44; Ş. Süreyya Aydemir, Tek Adam, Mustafa Kemal 1919-1922, C. I, İstanbul 1999, s. 105; İnan, Türk Devrimi, s. 31.
41 "Rauf Orbay'ın Hatıraları", YT, C. 3, S. 28, 6 Eylül 1962, s. 51-52; Cemal Kutay, Hüseyin Rauf Orbay (1881-1964), C. III, İstanbul 1992, s. 238; Karabekir, İH, s. 1141; Fethi Tevetoğlu, Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar, Ankara 1971, s. 129-135; Falih Rıfkı Atay, Çankaya, İstanbul 1984, s.183.
42 Sadi Irmak, Millî Mücadele'de Atatürk'ün Çevresi, İlk Mücahitler, İstanbul 1986, s. 93.
43 "Ölümünün 47. Yılında Kâzım Karabekir Paşa'yı Anma Programında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Cin'in Konuşması", Ata Dergisi, S. Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi, S. 6, Yıl: 1994, Konya, s. 3. (1-4).
44 İsmet İnönü Hatıralar, I, (Yay. Haz. Sabahattin Selek), İstanbul, s. 178-179.
45 Karabekir, İH, s. 70; Karabekir, İHE, 74; Muhammet Erat, Milli Mücadele Döneminde Kâzım Karabekir Paşa'nın Faaliyetleri, (1919-1922), İ. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Bilim Dalı, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 2000, s. 162-168.
46 Karabekir, İHE, 76.
47 Karabekir, İH, 73.
48 Dursunoğlu, a.g.e., 108.
49 Erzurum Kongresi'ne katılan delegelerin sayısı hakkında ileriye sürülen farklı rakamlar için bkz; Dursunoğlu, a.g.e., 109-112; Cavit Akın, a.g.b., 275-286; Kansu, a.g.e., s. 78-80; Kırzıoğlu, Erzurum Kongresi, II, 14; Anadolu ve Rumeli'de Gerçekleştirilen Ulusal ve Yerel Kongreler ve Kongre Kentleri Bibliyografyası, C. 1, Ulusal (Kongreler), TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yay., Ankara 1993, s. 32-36.
50 Kırzıoğlu, Erzurum Kongresi, II, s. 235; Dursun Ali Akbulut, Erzurum Kongresi Hakkında Belgeler, Erzurum 1989, s. 31-36; M. Fahrettin Kırzıoğlu, Mustafa Kemal Paşa-Erzurum İlişkileri Üzerine Belgeler (1919-1920), Ankara 1991, s. 22.
51 HTVD, S. 3, Vesika No: 42.
52 BOA, BEO, Nr: 343763; HTVD, S. 26, (Aralık 1958), Vesika No: 689; H.T.V.D, S. 3, Mart 1953, Vesika No: 48; ATBD, S. 79, Mayıs 1981, Yıl: 30, (Belge No: 1737); Karabekir, İHE, s. 85; Cebesoy, MMH, 119; Bayar, a.g.e., VIII, 163; Irmak, a.g.e., s. 106. Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey'in yakalanarak, İstanbul'a gönderilmeleri hakkındaki Meclis-i Vükelâ kararı için bkz; BOA, MV, 216/95, (30 Şevval 1337), 29 Temmuz 1335.
53 Gotthard Jaeschke, Kurtuluş Savaşı İle İlgili İngiliz Belgeleri, (Çev. Cemal Köprülü), Ankara 1986, s. 139; Bayar, a.g.e., VIII, 163.
54 HTVD, S. 3, Vesika No: 48; Karabekir, İH, 92-93; Karabekir, İHE, 85-88; Cebesoy, MMH, 119-120; Gökbilgin, a.g.e., I, 170-171.
55 ATBD S. 79, s. 31-39, (Belge No: 1737); HTVD, S. 3, Vesika No: 48; Karabekir, İH, s. 93; Karabekir, İHE, s. 88.
56 Bekir Sıtkı Baykal (Yay. haz.), Erzurum Kongresi İle İlgili Belgeler, Ankara 1969, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yay. s. 21-23; BOA, DH. ŞFR, 101/70.
57 AİİAB, s. 60-61; HTVD, S. 8, Vesika No: 179; HTVD, S. 3, Mart 1953, Vesika No: 50; Mithat Sertoğlu, "Erzurum Kongresi'nin Bilinmeyen İki Belgesi", BTTD, S. 13, Ekim 1968, s. 3-5; Karabekir, İH, s. 97-98; Karabekir, İHE, s. 88-90.
58 Atatürk, Nutuk, I, 115-137; Karabekir, İH, 169-199; Kansu, a.g.e., I, 255-271; Reşit Paşa'nın Hatıraları, s. 132-148.
59 Oğuz Aytepe, Millî Mücadele Başında Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ve Heyet-i Temsiliye'nin İç Siyaseti 1919, H. Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara 1993, s. 108.
60 Karabekir, İH, 147-148.
61 ATBD S. 79, Mayıs 1981, Yıl: 30, (Belge No: 1739).
62 Karabekir, İH, 149; Aşkun, a.g.e., s. 102.
63 Aşkun, a.g.e., s. 106; Kansu, a.g.e., s. 203.
64 Reşit Paşa'nın Hatıraları, s. 100; Hayri Mutluçay (Yay. Haz.), "Sivas Kongresi Hazırlıkları, Kongrenin Tutanak ve Kararları", BTTD, XI/62, Kasım 1962, s. 4-13.
65 Uluğ İğdemir, Sivas Kongresi Tutanakları, s. 1-106; Aşkun, a.g.e., s. 145; M. Tayyip Gökbilgin, Millî Mücadele Başlarken, Sivas Kongresinden, Büyük Millet Meclisinin Açılmasına (4 Eylül 1919-23 Nisan 1920), C. II, Ankara 1965, s. 8-13; Goloğlu, Sivas Kongresi, Ankara 1969, 232-234 (EK-4); PRO, FO, 371/6469/E 5233/1/44;.
66 BOA, DUİT, 4/24-2 (1338. M. 6); Ali Fuat Türkgeldi, Görüp İşittiklerim, Ankara 1984, 249­250; İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Sadrazamlar, C. 4, İstanbul 1982, s. 2111-2112; Mehmet Tevfik Bey'in (Biren) II. Abdülhamid, Meşrutiyet ve Mütareke Devri Hatıraları, (Yay. Haz., F. Rezan Hürmen), C. II, İstanbul 1993, s. 279; "Yeni Türk Kabinesi", The Times, 7 Ekim 1919, s. 7.
67 Goloğlu, Sivas Kongresi, 195;.
68 Aşkun, a.g.e., s. 173.
69 Karabekir, İHE, 183-184.
70 İğdemir, Heyet-i Temsiliye Tutanakları, Ek-III, s. 160-163; Atatürk, Nutuk, I, 274-277.
71 Erdeha, a.g.e., 114; Atatürk, Nutuk, III, 1145-1146; Nutuk, I, 282.
72 Karabekir, İHE, 226-227; Cebesoy, MMH, 250.
73 Karabekir, İH, 363-365; Kâzım Karabekir Paşa (Anlatan), "Fevzi Paşa Mustafa Kemal Paşa'yı İstanbul'a Getirmek İçin Gelmişti", YT, C. IV, S. 50, 7 Şubat 1963, s. 326-328.
74 Türkgeldi, a.g.e., 254; Tevfik Bey'in Hatıraları, II, 323; Goloğlu, Üçüncü Meşrutiyet, 48-51; Gökbilgin, a.g.e., II, 307.
75 Türkgeldi, a.g.e., 259; Salahi R. Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika, Mondros Bırakışmasından Büyük Millet Meclisi'nin Açılışına Kadar, I, Ankara 1987, s. 206; Salahi R. Sonyel, Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri, Ankara 1995, s. 67-70; Gökbilgin, a.g.e., II, 373-379; The Times, 17 Mart 1920, s. 16e; Mithat Sertoğlu, "İstanbul'un İşgali (16 Mart 1920)", BTTD, 5, Haziran 1968, s. 3-8.
76 HTVD, S. 26, Vesika No: 662. Mahmut Goloğlu, Üçüncü Meşrutiyet 1920, Ankara 1970, s. 114; A. Rawlinson, Adventures in the Near East 1918-1922, Londra 1923, 288-290; Orhan Duru, Amerikan Gizli Belgeleriyle Türkiye'nin Kurtuluş Yılları, İstanbul 1978, s. 86; WO, 33/1000, (No: I. 8404).
77 Karabekir, İH, 675-676, 684-685, 699-701.
78 FO, 371/E 15112/262/44; Karabekir, İH, 730-731;.
79 ATTB, IV, 333-334, 342-343, 349-353; Karabekir, İH, 677, 697-698, 732-734.
80 Karabekir, İH, 738-741; Goloğlu, Üçüncü Meşrutiyet, s. 281.
81 ATTB, C. IV, s. 352-353; İsmet İnönü Hatıralar, I, 220; Karabekir, İH, 744-745.
82 S. İ. Aralov, Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları, (Çev. Hasan Âli Ediz), Ankara 1985, 6.
83 FO, 371/E 15112/262/44; Bilal N. Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk, (1919-1938), Nisan-Aralık 1920, II, Ankara 1975, 166-169,
Salâhi R. Sonyel, "Kurtuluş Savaşı Günlerinde Doğu Siyasamız, (Nisan 1920-Mart 1921)", Belleten, XLI/164, Ekim 1977, 662-663.
84 Doğu Cephesi, III, 94; Cemalettin Taşkıran, Millî Mücadele'de Kâzım Karabekir Paşa, Ankara 1999, s. 100; Sonyel, a.g.m., 682; İnönü Hatıralar, I, 220-221.
85 Doğu Cephesi, III, 94-95.
86 Doğu Cephesi, III, 129-130; Karabekir, İH, 525-526.
87 Cumhuriyet Arşivi, Kararname Sayısı: 225, Kutu No: 1, Dosya No: 12, Evrak No: 7 (Bu belgenin temin edilmesinde bana yardımcı olan Doç. Dr. Cezmi Eraslan Bey'e teşekkür ederim); Doğu Cephesi, III, 146; Goloğlu, Üçüncü Meşrutiyet, s. 282.
88 FO, 371/E 13846/262/44; Karabekir, İH, 847-848; Doğu Cephesi, III, 147.
89 TBMMZC, 1, C. 5, (9. 10. 1336), s. 6; Doğu Cephesi, III, 162-168; W. E. D. Allen ve P. Muratoff, Kafkas Harekâtı, Türk-Kafkas Sınırındaki Harblerin Tarihi (1828-1921), Ankara 1966, s. 463;
84 Dursun Ali Akbulut, "Albayrak Gazetesi'ne Göre Sarıkamış ve Kars'ın Kurtuluşu", Yakın Tarihimzde Kars ve Doğu Anadolu Sempozyumu, s. 334; "Oltu ve Sarıkamış'ın Tahliyesi", Vakit, 17 Teşrin-i Evvel 1920, No: 1026.
90 The Times, 21 Ekim 1920, s. 9c.
91 WO, 33/1000,.
92 Goloğlu, Üçüncü Meşrutiyet, s. 282.
93 TBMMZC, C. 5, (30. 10. 1336), s. 244-245; WO, 33/1000, ); Şimşir, Atatürk, II, 414-415; İlhan Gedik, Millî Mücadele'de 15. Kolordu, Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara 1992, s. 165-181; S. İ. Aralov, a.g.e., s. 18; Sonyel, a.g.m., 690; Tarih IV, Türkiye Cumhuriyeti, İstanbul 1934, s. 72; "Kars Nasıl Zabt Edilmiş?", Vakit, 21 Recep 1339, No: 1189; The Times, 8 Kasım 1920, 11e; Kutlay Doğan, "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin İlk Askerî Zaferi, Kars'ın Kurtuluşu", Türk Kültürü, VII/73, Kasım 1968, s. 67-69; Firuz Kazemzadeh, The Struggle for Transcaucasia, (1917-1921), New York 1950, s. 288.
94 Ermeni ve Türk kayıpları için bkz; WO, 33/1000; Karabekir, İH, 857; Ilgar, "Doğu Cephesi-IV-", BTTD, 11, 31); Doğu Cephesi, III, 198-203; İsmet Görgülü, On Yıllık Harbin Kadrosu, 1912-1922, Ankara 1993, 215.
95 TBMMZC, C. 5, (9. 11. 1336), s. 335-336.
96 Goloğlu, Üçüncü Meşrutiyet, s. 284.
97 Karabekir, İH, 857; İsmet Görgülü, a.g.e., 215; Türk İstiklâl Harbi, İdari Faaliyetler, VII, Ankara 1975, s. 559.
98 TBMM. ZC, C. 6, (13. 12. 1336), s. 348; HTVD, Yıl: 13, S. 48, Haziran 1964, Vesika No: 1130; Türk İstiklâl Harbi'ne Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri, Ankara 1989, 177; Süslü-Balcıoğlu, a.g.e., 101.
99 TBMMZC, C. 5, (9. 11. 1336), s. 335; ATBD, S. 106, Yıl: 47, Haziran 1998, Belge No: 2989, 2990; WO, 33/1000; Aralov, a.g.e., s. 18; Kazemzadeh, a.g.e., 288.
100 Doğu Cephesi, III, 220.
101 Goloğlu, Üçüncü Meşrutiyet, s. 284-285; Görgülü, a.g.e., 215n.
102 Recep Karacakaya, Türk Kamuoyu ve Ermeni Meselesi (1908-1923), İ. Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 1999, s. 301-304; "Ermenistan'ın Mütareke Şartları", Vakit, 21 Recep 1339, No: 1189.
103 Karabekir, İH, 861; İsmayıl Hacıyev, "Moskova ve Qars Antlaşmalarında Naxçıvan", Türk-Ermeni İlişkileri, s. 138; Sonyel, Dış Politika, II, 34; Sonyel, a.g.m., 693.
104 TBMMZC, C. 5, (9. 11. 1336), s. 339; İskender Yılmaz, Gümrü Antlaşması, 107-113.
105 Yılmaz, a.g.e., 121-122.
106 Yılmaz, a.g.e., 122; Kâzım Karabekir, Ermeni Dosyası, (Yay. Haz. Prof. Dr. Faruk Özerengin), İstanbul 1994, s. 167; Gökdemir, a.g.e., s. 220; Sonyel, İngiliz İstihbarat Servisi, 126.
107 Atatürk, Nutuk, II, 488; İsmail Soysal, Tarihçeleri ve Açıklamaları ile Birlikte Türkiye'nin Siyasal Antlaşmaları (1920-1945), C. I, Ankara 1983, s. 17-23; WO, 33/1000; TBMMZC, C. 6, (4. 12. 1336), s. 199-202; Türkgeldi, a.g.e., 133-134; Allen ve Muratoff, a.g.e., s. 463; Karacakaya, a.g.t, 306­309; Sonyel, Dış Politika, II, 34-35; Yılmaz, a.g.e., 113-132; A. Poidebard, "Traite D'Alexandropol (2 decembre 1920)", Revue Des Etudes Armeniennes, C. IV, Fasikül: 1, s. 70-72; Von G. Jaschke, "Die Türkisch-Armenische Grenze und Der Friedensvertag von Gümrü (Alexandropol)", Westasiatische Studien, Mitteilungen des Seminars für Orientalische Sprachen (zu Berlin), C. 35, Berlin 1935, s. 162­171.
108 Kazemzadeh, a.g.e., 290-293; "Ermenistan'da Son Vaziyet", Vakit, 6. Ra. 1339, No: 1057; "Ermenistan Vekayii-Bolşevik Kabinesi İş Başında", Vakit, 9 Aralık 1920, No: 1077.
109 Doğu Cephesi, III, 225.
110 TBMMZC, C. 6, (25.11.1336), s. 32; (28.11.1336), s. 78; (9.12.1336), s. 284;
(14.12.1336), s. 357; (20.12.1336), s. 430.
111 ATTB, IV, 369-370.
112 ATTB, IV, 375-376. (Açıksöz, 1 Kasım 1920'den nakil).
113 İsmet İnönü, Hatıralar, I, 222-223.
114 Sonyel, Dış Politika, II, 34; Goloğlu, Üçüncü Meşrutiyet, s. 285.
115 Karabekir, İH, 862; Cebesoy, MMH, 485-486; Sonyel, a.g.m., 693.
116 Tarih IV, 73.
117 Doğu Cephesi, III, 232; Karabekir, İH, 881; Taşkıran, a.g.e., 126; Goloğlu, Cumhuriyete Doğru, s. 1241; "Tiflis Sukut Etti. Ardahan ve Artvin", Peyâm-ı Sabah, 2 Mart 1921; "Ardahan ve Artvin'in Suret-i Zabtı", Peyam-ı Sabah, 4 Mart 1921; Vakit, 22 Mart 1921.
118 Karabekir, İH, 884; Doğu Cephesi, III, 237-240; Goloğlu, Cumhuriyete Doğru, s. 124; Ali Arslan, "I. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele Döneminde Ahıska-Ahılkelek (1914-1921) ", Kafkas
111 Araştırmaları, C. III, İstanbul 1997, 163; Tevfik Bıyıklıoğlu, Atatürk Anadolu'da, (1919-1921), I, Ankara 1981, 158; Hakimiyet-i Milliye, 13 Mart 1921; Peyâm-ı Sabah, 13-14 Mart 1921; Vakit, 2 Nisan 1921.
119 Arslan, a.g.m., 113; Goloğlu, Cumhuriyete Doğru, 125; Erat, a.g.t., 580-586; Tarih IV, 73; "Batum'un Tahliyesi" Vakit, 25 Mart 1921; Vakit, 11 Nisan 1921;.
120 Bülent Gökay, Bolşevizm ile Emperyalizm Arasında Türkiye (1918-1923), İstanbul 1997, a.g.e., 144; Afanasyan, a.g.e., 192.
121 Doğu Cephesi, III, 250.
122 Türk İstiklâl Harbi, VII, Çizelge No: 8; Hamdi Doğan, Millî Mücadele'de Doğu Cephesi'nden Batı Cephesi'ne Yapılan Yardımlar ve İkmal Yolları, Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Kayseri 1995, s. 43-120. Mehmet Arif Bey'in verdiği farklı rakamlar için bkz; Mehmet Arif Bey, Anadolu İnkılâbı, Millî Mücadele Anıları (1919-1923), (Yay. Haz. Bülent Demirbaş), İstanbul 1987, 66n.
123 Doğu Cephesi, s. 260-261; HTVD, Yıl: 16, S. 59, Mart 1967, Vesika No: 1340; HTVD, Yıl: 23, S. 71, Eylül 1974, Vesika No: 1539. The Times, 11 Nisan 1921, s. 9e; The Times, 13 Nisan 1921, s. 9c.
124 Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Dönemi (23 Nisan 1920-29 Ekim 1923), C. IV, Kısım. I, Ankara 1984, s. 266; Görgülü, a.g.e., 219; Haluk Selvi, Millî Mücadele'de Erzurum (1918-1923), Ankara 2000, s. 290.
125 Karabekir, İH, 955; "Milli Ordu Kafkaslardan Gelen Kuvvetlerle Mütemadiyen Takviye Edilmektedir", Vakit, 26 Mayıs 1921.
126 Doğu Cephesi, s. 269.
127 İsmayıl Musayev, Azerbaycan-Türkiye İlişkileri (1917-1922 Yılları), Bakû 1998, s. 39; Gökay, a.g.e., s. 146-147; Kurtuluş Savaşımız (1919-1922), s. 136; Kâmuran Gürün, Türk-Sovyet İlişkileri, (1920-1953), Ankara 1991, s. 70; "Kars Konferansı Küşad Eyledi", Vakit, 3 Ekim 1921; "Kars Konferansı", Vakit, 14 Ekim 1921.
128 Hacıyev, a.g.m., s. 141-142.
129 Cebesoy, MH, 258-259; Goloğlu, Cumhuriyete Doğru, s. 183; Gürün, Türk-Sovyet İlişkileri, s. 71; Hacıyev, a.g.m., s. 142; Aralov, a.g.e., s. 25; Gökay, a.g.e., s. 147; Karacakaya, a.g.t, 311-312; FO, 371/E 12996/116/58; FO, 371/E 10937/10937/44), The Times, 18 Ekim 1921, s. 9g; The Times, 21 Ekim 1921, s. 9g; "Kars Müzakeratı Hitam Buldu", Vakit, 20 Ekim 1921.
130 TBMMZC, Devre: 1, C. 18, s. 9.
131 Kurtuluş Savaşımız (1919-1922), s. 137.

132 Kâzım Karabekir, Çocuk Davamız, I, (Yay. Haz. Prof. Dr. Faruk Özerengin), İstanbul 1995, s. 36-37.
133 Karabekir, Çocuk Davamız, I, s. 90-91.
134 Geniş bilgi için bkz; Nuri Köstüklü, "Kâzım Karabekir Paşa'nın Doğu Anadolu'daki Eğitim, Kültür ve Teşkilatlanma Faaliyetleri", Türk Yurdu, Ekim 1997, XVIII/122, s. 107-109; N. Köstüklü, "Kâzım Karabekir'in Açtığı Okullar-I", BTTD, S. 5, Temmuz 1985, s. 31-35; N. Köstüklü, "Kâzım Karabekir'in Açtığı Okullar-I", BTTD, S. 6, Ağustos 1985, s. 36-41; Erat, a.g.t., 592-608; Halide Edip Adıvar, Türkün Ateşle İmtihanı-Kurtuluş Savaşı Anıları-, İstanbul 1987, s. 255-257; Celal Nuri (İleri), "Milletin Tecdidi", İleri, 29 Teşrin-i sâni 1338/1922'den aktaran M. Kaplan-İ. Enginün-Z. Kerman-N. Birinci-A. Uçman, Atatürk Devri Fikir Hayatı, I, Ankara 1981, s. 56.
135 Anadolu'da Yeni Gün, 17 Kasım 1922'den aktaran Nurettin Gülmez, Kurtuluş Savaşı'nda Anadolu'da Yeni Gün, Ankara 1999, s. 507.
136 Kâzım Karabekir Paşa'nın Millî Mücadele yıllarında Doğu Cephesi'nde yaptığı faaliyetlerinin "Askerlik Mesleği" açısından bir değerlendirmesi için bkz; Cemalettin Taşkıran, Kâzım Karabekir Paşa, Askerî Hayatı ve Komutanlığı, Ankara 1993, s. 61-82.
137 ATTB, IV, 492.
138 Nurettin Peker, İstiklâl Savaşı Resim ve Vesikalarla, İnebolu-Kastamonu ve Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı, İstanbul 1955, s. 427; Mustafa Eski, "Mütareke Sonrasında Kastamonu'ya Gelen Önemli Kişiler", Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, (AAMD), XV/45, 1071; Mustafa Eski, "Kâzım Karabekir Paşa'nın Kastamonu'dan Geçişi", AAMD, XI/32, Temmuz 1995, s. 434.
139 Utkan Kocatürk, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi, 1918-1938, Ankara 1988, s. 357.
140 Anadolu'da Yeni Gün, 16 Ekim 1922 ve 11 Ekim 1922'den aktaran Gülmez, a.g.e., s. 638.
141 Anadolu'da Yeni Gün, 27 Ekim 1922'den aktaran Gülmez, a.g.e., 506.
142 Hıfzı V. Velidedeoğlu, Millî Mücadele Hatıralarım, İstanbul 1983, s. 155; Karabekir, Çocuk Davamız, I, s. 188-342.
143 TBMM Gizli Celse Zabıtları, C. I, Ankara 1983, s. 336-337.

Adıvar, Halide Edip, Türkün Ateşle İmtihanı-Kurtuluş Savaşı Anıları-, İstanbul 1987.

Akbulut, Dursun Ali, "Albayrak Gazetesi'ne göre Sarıkamış ve Kars'ın Kurtuluşu", Yakın Tarihimizde Kars ve Doğu Anadolu Sempozyumu, Kars Subatan 17-21 Haziran 1991, Ankara 1992, s. 333-335.

, Erzurum Kongresi Hakkında Belgeler Erzurum 1989.

Akçakayalıoğlu, Cihat, "Türk İstiklâl Harbi ve İnkılâp (Devrim) Dönemlerinde Atatürk-General Kâzım Karabekir İlişkileri", Uluslararası İkinci Atatürk Sempozyumu, 9-11 Eylül 1991, Ankara, C. I, Ankara 1996, 463-469.

Akın, Cavit, "Millî Mücadele ve Erzurum Kongresi'nde Giresun Milletvekilleri", Giresun Tarihi Sempozyumu, 24-25 Mayıs 1996, Bildiriler, İstanbul 1997, s. 275-286.

Ali Fuat Cebesoy, Millî Mücadele Hatıraları, İstanbul 1953.

Allen, W. E. D. ve Muratoff, P., Kafkas Harekâtı, Türk-Kafkas Sınırındaki Harplerin Tarihi (1828­1921), Ankara 1966.

Anadolu ve Rumeli'de Gerçekleştirilen Ulusal ve Yerel Kongreler ve Kongre Kentleri Bibliyografyası, C. 1, Ulusal (Kongreler), TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yay., Ankara 1993.

Aralov, S. İ., Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları, (Çev. Hasan Âli Ediz), Ankara 1985.

Arslan, Ali, "I. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele Döneminde Ahıska-Ahılkelek (1914-1921)", Kafkas Araştırmaları, S. III, İstanbul 1997, 93-115.

Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, S. 79, Mayıs 1981, Yıl: 30.

, S. 106, Yıl: 47, Haziran 1998.

Aşkun, Vehbi Cem, Sivas Kongresi, 2. Baskı, İstanbul 1963.

Atatürk, Mustafa Kemal, Nutuk, C. I-III, Onaltıncı Basılış, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, Milli Eğitim Basımevi, Ankara 1987.

Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, C. IV, Ankara 1991.
Atay, Falih Rıfkı, Çankaya, İstanbul 1984.

Aydemir, Ş. Süreyya, Tek Adam, Mustafa Kemal 1919-1922, C. I, İstanbul 1999.

, İkinci Adam, 1884-1938, C. I, İstanbul 2000.

Aytepe, Oğuz, Millî Mücadele Başında Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ve Heyet-i Temsiliye'nin İç Siyaseti 1919, H. Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara 1993.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi.

Bayar, Celal, Ben De Yazdım, Millî Mücadele'ye Giriş, C. VIII, İstanbul 1997, s. 106-107;.

Baykal, Bekir Sıtkı, (Yayına hazırlayan), Erzurum Kongresi İle İlgili Belgeler, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yay. Ankara 1969.

Bayur, Yusuf Hikmet, Atatürk, Hayatı ve Eseri-Doğumundan Samsun'a Çıkışına Kadar, Ankara 1990.

Cin, Halil, "Ölümünün 47. Yılında Kâzım Karabekir Paşa'yı Anma Programında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Cin'in Konuşması", Ata Dergisi, S. Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi, S. 6, Yıl: 1994, Konya, s. 3. (1-4).

Cumhuriyet Arşivi, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara.

Doğan, Hamdi, Millî Mücadele'de Doğu Cephesi'nden Batı Cephesi'ne Yapılan Yardımlar ve İkmal Yolları, Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Kayseri 1995.

Dursunoğlu, Cevat, Millî Mücadele'de Erzurum, Ankara 1946.

(Dursunoğlu, Cevat), "Atatürk'ün 3 Temmuz 1919'da Erzurum'a Gelişi", Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, I/3, Temmuz 1985, s. 793-798.

Duru, Orhan, Amerikan Gizli Belgeleriyle Türkiye'nin Kurtuluş Yılları, İstanbul 1978.

Erat, Muhammet, Milli Mücadele Döneminde Kâzım Karabekir Paşa'nın Faaliyetleri, (1919­1922), İ. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Bilim Dalı, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 2000.

Erdeha, Kâmil, Millî Mücadele'de Vilâyetler ve Valiler, İstanbul 1975.

Eski, Mustafa, "Kâzım Karabekir Paşa'nın Kastamonu'dan Geçişi", Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, XI/32, Temmuz 1995, s. 434.

, "Mütareke Sonrasında Kastamonu'ya Gelen Önemli Kişiler", Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, XV/45, 1071.

Gedik, İlhan, Millî Mücadele'de 15. Kolordu, Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara 1992.

Goloğlu, Mahmut, Millî Mücadele'de Trabzon ve Mustafa Kemal Paşa, Trabzon 1981.

, Sivas Kongresi, Ankara 1969.

, Üçüncü Meşrutiyet 1920, Ankara 1970.

Gökay, Bülent, Bolşevizm ile Emperyalizm Arasında Türkiye (1918-1923), İstanbul 1997.

Gökbilgin, M. Tayyip, Millî Mücadele Başlarken, Mondros Mütarekesi'nden Sivas Kongresi'ne, C. I, Ankara 1959.

, Millî Mücadele Başlarken, Sivas Kongresinden, Büyük Millet Meclisinin Açılmasına (4 Eylül 1919-23 Nisan 1920), C. II, Ankara 1965.

Gökdemir, Ahmet Ender, Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti, Ankara 1989.

Görgülü, İsmet, On Yıllık Harbin Kadrosu, 1912-1922, Ankara 1993.

Gülmez, Nurettin, Kurtuluş Savaşı'nda Anadolu'da Yeni Gün, Ankara 1999.

Gürün, Kâmuran, Türk-Sovyet İlişkileri, (1920-1953), Ankara 1991.

Hacıyev, İsmayıl, "Moskva ve Qars Antlaşmalarında Naxçıvan", Türk-Ermeni İlişkileri.

Hakimiyet-i Milliye Gazetesi.

Harp Tarihi Vesikaları Dergisi.

Hovannisian, Richard G., The Republic of Armenia, The First Year, 1918-1919, C. I, Berkeley & New York & London 1971, s. 423-428.

İğdemir, Uluğ, Sivas Kongresi Tutanakları, Ankara.

İnal, İbnülemin Mahmut Kemal, Son Sadrazamlar, C. 4, İstanbul 1982.

Irmak, Sadi, Millî Mücadele'de Atatürk'ün Çevresi, İlk Mücahitler, İstanbul 1986.

İsmet İnönü Hatıralar, I, (Yay. Haz. Sabahattin Selek), İstanbul.

Jaeschke, Gotthard, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri, (Çev. Cemal Köprülü), Ankara 1986.

, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi, Mondros'tan Mudanya'ya Kadar (30 Ekim 1918-11 Ekim 1922), Ankara 1989.

Jaschke, Von G., "Die Türkisch-Armenische Grenze und Der Friedensvertag von Gümrü (Alexandropol)", Westasiatische Studien, Mitteilungen des Seminars für Orientalische Sprachen (zu Berlin), C. 35, Berlin 1935, s. 162-171.

Kandemir, Feridun, Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, İstanbul 1965.

Kansu, Mazhar Müfit, Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber, C. I, Ankara.

Kaplan, M, -Enginün, İ-Kerman, Z, -Birinci, N, -Uçman, A, Atatürk Devri Fikir Hayatı, I, Ankara

Karabekir, Kâzım, İstiklâl Harbimizin Esasları, (Yay. Haz. Prof. Dr. Faruk Özerengin), İstanbul

, Çocuk Davamız, I, (Yay. Haz. Prof. Dr. Faruk Özerengin), İstanbul 1995.

, Ermeni Dosyası, (Yay. Haz. Prof. Dr. Faruk Özerengin), İstanbul 1994.

, İstiklâl Harbimiz, Merk Yayıncılık, İstanbul 1988.

Karacakaya, Recep, Türk Kamuoyu ve Ermeni Meselesi (1908-1923), İ. Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 1999.

Kazemzadeh, Firuz, The Struggle for Transcaucasia, (1917-1921), New York 1950.

Kâzım Karabekir Paşa (Anlatan), "Fevzi Paşa Mustafa Kemal Paşa'yı İstanbul'a Getirmek İçin Gelmişti", Yakın Tarihimiz, C. IV, S. 50, 7 Şubat 1963, s. 326-328.

Kırzıoğlu, M. Fahrettin, Bütünüyle Erzurum Kongresi, Ankara 1993, s. 53-54;.

, "Yayımlanmamış Belgelerle Erzurum Kongresi'nin İlk Günü", Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, S. 35, 25-30.

, Mustafa Kemal Paşa-Erzurum İlişkileri Üzerine Belgeler (1919-1920), Ankara 1991.

Kocatürk, Utkan, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi, 1918-1938, Ankara 1988.

, Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, Ankara 1999.

Köstüklü, Nuri, "Kâzım Karabekir Paşa'nın Doğu Anadolu'daki Eğitim, Kültür ve Teşkilatlanma Faaliyetleri" Türk Yurdu, Ekim 1997, XVIII/122, s. 107-109.

, "Kâzım Karabekir'in Açtığı Okullar-I", BTTD, S. 5, Temmuz 1985, s. 31-35.

, "Kâzım Karabekir'in Açtığı Okullar-I", BTTD, S. 6, Ağustos 1985, s. 36-41.

Kutay, Cemal, Hüseyin Rauf Orbay (1881-1964), C. III, İstanbul 1992.

Mehmet Arif Bey, Anadolu İnkılâbı, Millî Mücadele Anıları (1919-1923), (Yay. Haz. Bülent Demirbaş), İstanbul 1987.

Mehmet Tevfik Bey'in (Biren) II. Abdülhamid, Meşrutiyet ve Mütareke Devri Hatıraları, (Yay. Haz., F. Rezan Hürmen), C. II, İstanbul 1993.

Musayev, İsmayıl, Azerbaycan-Türkiye İlişkileri (1917-1922 Yılları), Bakû 1998.

"Mustafa Kemal, Sivas Kongresi Kararlarını İstanbul Hükümeti'ne Bildiriyor", Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, 14, Kasım 1968, s. 15-22.

"Mustafa Kemal'in Üçüncü Ordu Müfettişliği'nden Azledilmesi Belgeleri", Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, 14, Kasım 1968, s. 12-13.

Mutluçay, Hayri, (Yay. Haz.), "Sivas Kongresi Hazırlıkları, Kongrenin Tutanak ve Kararları", Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, XI/62, Kasım 1962, s. 4-13.

Özdemir, Yavuz, İngiliz Yarbayı Rawlinson'un Erzurum'daki Faaliyetleri, A. Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Erzurum 1990.

Özel, Sabahattin, Millî Mücadele'de Trabzon, Ankara 1991, 98-99.

Öztoprak, İzzet, "Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti", Birinci Tarih Boyunca Karadeniz Kongresi Bildirileri, 13-17 Ekim 1986, Ondokuz Mayıs Üniv. Eğitim Fak. Samsun 1988, s. 335-350.

Peker, Nurettin, İstiklâl Savaşı Resim ve Vesikalarla, İnebolu-Kastamonu ve Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı, İstanbul 1955.

Peyâm-ı Sabah Gazetesi.

Poidebard, A., "Traite D'Alexandropol (2 decembre 1920)", Revue Des Etudes Armeniennes, C. IV, Fasikül: 1, s. 70-72.

Public Record Office, Foreign Office.

"Rauf Orbay'ın Hatıraları", Yakın Tarihimiz, C. 3, S. 27, 30 Ağustos 1962, s. 19-20.

"Rauf Orbay'ın Hatıraları", Yakın Tarihimiz, C. 3, S. 28, 6 Eylül 1962, s. 48-52.

Rawlinson, A., Adventures in the Near East 1918-1922, Londra 1923.

Reşit Paşa'nın Hatıraları, (Neşr. Cevdet R. Yularkıran), (İstanbul) 1939.

Selvi, Haluk, Millî Mücadele'de Erzurum, (1918-1923), Ankara 2000.

Sertoğlu, Mithat, "Erzurum Kongresi'nin Bilinmeyen İki Belgesi", BTTD, S. 13, Ekim 1968, s. 3-5.

Sonyel, Salâhi R., "Kurtuluş Savaşı Günlerinde Doğu Siyasamız, (Nisan 1920-Mart 1921)", Belleten, XLI/164, Ekim 1977, 662-690.

, Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi'nin Türkiye'deki Eylemleri, Ankara

, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika, Mondros Bırakışmasından Büyük Millet Meclisi'nin Açılışına Kadar, I, Ankara 1987.

Soysal, İsmail, Tarihçeleri ve Açıklamaları ile Birlikte Türkiye'nin Siyasal Antlaşmaları (1920­1945), C. I, Ankara 1983.

Süslü, Azmi-Balcıoğlu, Mustafa, Atatürk'ün Silah Arkadaşları-Atatürk Araştırma Merkezi Şeref Üyeleri, Ankara 1999.

Şimşir, Bilal N., İngiliz Belgelerinde Atatürk, (1919-1938), Nisan-Aralık 1920, II, Ankara 1975.

Tarih IV, Türkiye Cumhuriyeti, İstanbul 1934.

Taşkıran, Cemalettin, Kâzım Karabekir Paşa, Askerî Hayatı ve Komutanlığı, Ankara 1993.

, Millî Mücadele'de Kâzım Karabekir Paşa, Ankara 1999.

Tevetoğlu, Fethi, Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar, Ankara 1971. The Times.

Tugaç, Hüsamettin, Türk İstiklâl Harbi, Doğu Cephesi, (1919-1922), C. III, Ankara 1965.

Türk İstiklâl Harbi, İdari Faaliyetler, VII, Ankara 1975.

Türk İstiklâl Harbi'ne Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri, Ankara 1989.

Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Dönemi (23 Nisan 1920-29 Ekim 1923), C. IV, Kısım. I, Ankara 1984.

Türkgeldi, Ali Fuat, Görüp İşittiklerim, Ankara 1984.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridesi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Gizli Celse Zabıtları.

Türkmen, Zekeriya, Mütareke Döneminde Ordu ve Yeniden Yapılanma (1918-1920), M. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Yakın Çağ Tarihi Anabilim Dalı, Yayımlanmamış Doktora Tezi. İstanbul 1995.

Unat, Faik Reşit, "Atatürk'ün Askerlikten İstifası ve Millî Savaşı Millet Ferdi Olarak Başlaması", Tarih Vesikaları, C. I, S. 5, Şubat 1942, s. 324.

Vakit Gazetesi.

Velidedeoğlu, Hıfzı V., Millî Mücadele Hatıralarım, İstanbul 1983.

Weiker, W. F., "Kâzim Karabekir", The Encyclopedia of Islam, New Edition, Vol: IV, Leiden E. J. Brill 1976, s. 854.

Yılmaz, İskender, Gümrü Antlaşması.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      2993 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın